Adana coğrafyası Hakkında Bilgi Adana coğrafyası



Adana coğrafyası Hakkında Bilgi Adana coğrafyası





Adana coğrafyası Hakkında Bilgi Adana coğrafyası







Adana coğrafyası, onu çevreleyen Toroslar, zengin kılan Çukurova, bereket dağıtan nehirleri ve sıcaklardan koruyan yaylaları ile eşsizdir.

Adana ili Anadolu yarımadasının güneyinde ve Akdeniz kıyısında yer alan 36°30''-38°25'' kuzey enlemleri ile 34°48''-36°41'' doğu boylamları arasında ve Akdeniz Bölgesi’nde yer almaktadır.



Adana ili, kuzeyinde Kayseri, doğusunda Osmaniye, kuzeydoğusunda Kahramanmaraş güneydoğusunda Hatay, kuzeybatısında Niğde ve batısında İçel illeri ve güneyinde Akdeniz ile çevrilidir. Güneyi 160 km'yi bulan Akdeniz kıyılarıyla sınırlanan İlin yüzölçümü 14.030 km²’dir. Şehir merkezinin denizden yüksekliği 23 m olan Adana’nın, Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık olmak üzere 13 ilçesi bulunmaktadır. Seyhan ve Yüreğir ilçeleri aynı zamanda Adana Büyükşehir sınırlarını oluşturmaktadırlar.

Adana ili, Orta Toroslar’ın bir bölümü ile Amonos Dağları tarafından çevrilidir. Toroslar batıdan-doğuya Uzunyayla’ya kadar uzanır. Bu dağlarda 3000 metreyi geçen yüksekliklerin yanı sıra sert yamaçlara ve derin vadilere rastlanır. Toroslar’ın bu bölümünde İç Anadolu’yu güneye bağlayan en önemli geçit olan Gülek Boğazı bulunur.



Toros ve Amanoslar ile Akdeniz arasında kalan alana ise Çukurova denir. Misis dağları pek yüksek olmayan görünümleri ile Çukurova’yı ikiye bölerler. Güney’de kalan bölüme "Aşağı Ova" kuzeyde kalan bölüme ise "Yukarı Ova" denir.

İl sınırları dahilinde irili ufaklı bir çok akarsu bulunmasına rağmen Seyhan ve Ceyhan nehirleri Adana’nın en önemli akarsularıdır.





Son yapılan nüfus sayımında ilin toplam nüfusu 1.849.478 olarak tespit edilmiştir. Nüfusun % 65’i kentlerde % 35’i ise köylerde yaşamaktadır. En kalabalık nüfus merkez ilçeler olan Seyhan ve Yüreğir ile Ceyhan ve Kozan ilçelerindedir.



DAĞLAR



Adana Toroslar'ın kuşatması altındadır. Yüksek noktaları yer yer 3000 metreyi aşan Toroslar, barındırdıkları bitki çeşitliliği ve hayvan türleri ile ülkemizin en değerli doğal yaşam alanlarından biridir.

Adana ilinin kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğu bölümleri, Orta Toros adı verilen dağ sistemi ile çevrelenmiştir. Doğuda sınır, Toros sistemine giren Amanos’lara dayanırken, Orta Toroslar üzerinde üç ayrı dağ sırası görülmektedir. Bunlar: Batıdan başlayarak Bolkar Dağları, Aladağlar ve Tahtalı Dağları'dır. Ayrıca Orta Toroslar'ın kuzeydoğu uzantısını oluşturan Binboğa Dağları, ilin sınırlarını aşmakta, Kahramanmaraş iline doğru yayılmaktadır.

Bolkar Dağları



Eski adı Bulgar Dağları olan Bolkar Dağları, batıda Taşeli Platosu, doğuda uzun bir oluk biçiminde uzanan ve jeologların Ecemiş Koridoru adını verdikleri derin bir kanyon ile sınırlanır. Batıda tepeciklerle başlayan Bolkar Dağları, kuzeydoğuya doğru gidildikçe yükselerek belirgin bir dağ sırası haline gelir. Yükselti, kütlenin batısında 2.500 m'yi geçmediği halde (en yüksek tepeler 2.474 m ile Yüğlük Tepesi ve 2.418 m ile Kümbet Tepe), orta kesimlerde birden 3.000 m'yi aşar(Aydos Dağı 3.480 m). Kuzeydoğuya gidildikçe, 3500 m'yi aşan dağların, en yüksek tepesi olan Medetsiz Tepesi de (3.524 m) bu kesimdedir. Dağların üzerindeki diğer önemli doruklar; Gavur Dağı (3.337 m), Yıldız Tepe (3.314 m), Meydan Dağı (3.132 m) ve Hacıhalil Dağı'dır (3.107 m).



Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan Bolkar Dağları'nın uzunluğu yaklaşık 150 km genişliği ise yer yer 40-50 km'yi bulur ve Ereğli ovası ile Akdeniz kıyıları arasında aşılması güç bir duvar gibi yükselir. Akdeniz kıyıları ile İç Anadolu arasında da ulaşımı engelleyici bir set oluşturan Bolkar Dağları'nın doğudan aşıldığı düzenli bir karayolu yoktur. Başlıca karayolları kütlenin kuzeyinden ve güneyinden geçer. Bunlardan doğuda olanı, kara ve demiryolunun bir ölçüde birbirini izlediği Ecemiş Koridoru, bir de Antik Çağ'daki adı 'Pylae Ciliciae' olan Gülek Boğazı'dır.

Aladağlar



Aladağlar; batıda Niğde ili, kuzeyde Kayseri ili ve güneyde Adana ili arasında, bu üç ilin idari sınırlarının kesiştiği bir konumda bulunmaktadır. İldeki dağların en yüksek tepelerinin bulunduğu Aladağlar, kuzeydoğu yönünde yaklaşık 100 km uzanır. Genişliği ise 40 km kadardır. Batıda Çakıt Suyu Vadisi ile Pozantı ve Kırkpınar Dağları'ndan, Ecemiş Koridoru ile de Bolkar Dağları'ndan ayrılır. Aladağlar, Zamantı Suyu, Eğlence Deresi, Çakıt Suyu ve bunların kolları ile parçalanmıştır. Dağların yamaçlarında gür kaynaklara rastlanır. Batı yamaçları doğu yamaçlarına göre daha diktir. Kuzeye bakan yamaçlarda buzul aşındırmasının izlerine rastlanır. 3.200 m yükseklikte görülen bu izler, boyları 1 km’yi geçmeyen küçük buzullar halindedir. Genellikle vadileri izleyen bu buzullar, yer yer de küçük çaplı buzul gölleri oluşturur. Bu göller Yedi Göller adıyla anılır.



Yoğun ormanlar ve çeşitli bitki katlarıyla Aladağlar'ın görkemli bir görüntüsü vardır. Bol sulu akarsuları ve yemyeşil otlar ve ormanlarıyla özellikle yazın Akdeniz'in bunaltıcı sıcağından uzak, yaylalar kuşağı gibidir. Bu dağlar üzerinde yer alan Pozantı, Çamalan, Tekir, Bürücek yaylaları bir plato özelliği gösterirler. Aladağlar üzerindeki başlıca yükseklikler, Demirkazık Tepesi (3.756 m) Torosan Dağı ve Kaldı Dağı (3.374 m), Kol Tepesi (3.588 m) ve Karanfil Dağı (3.059 m) dır. Bunlardan Demirkazık Tepesi, Toros Dağları'nın da doruğudur.

Akinek Dağı-2010 m

Ak Dağı-2434 m.

Ala Dağı-3333 m.

Aydos-3480 m.

Bakır Dağı-2721 m.

Bey Dağı-3075 m.

Bolkar Dağı-3585 m.

Bozoğlan Dağı-3184 m.

CebelNur Dağı-3769 m.

Demirkazık Tepesi-3756 m.

Dibek Dağ-2549 m.

Dumanlı Dağı-2873 m

Gavur Dağı-3337 m

Gezit Dağı-2230 m.

Gövdeli Dağı-2719 m

HacıHalil Dağı-3107 m.

Hezenli Dağı-2283 m.

Işık Dağı-2935 m.

Kaldı Dağı-3374 m.

Karanfil Dağı-3059 m.

Karayelek Dağı-3069 m.

Kırkpınar Dağı-3001 m.

Kızılgöl Tepesi-2723 m.

Kol Tepesi-3588 m

Kümpet Tepesi-2418 m

Laruz Dağı-3588 m.

Mededsiz Dağı-3524 m.

Meydan Dağı-3132 m.



Tahtalı Dağları



Seyhan Irmağı'nın iki kolu olanZamantı (Sanvantı) ve Göksu nehirlerinin arasında uzanan dağların tümüne Tahtalı Dağları denir. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan bu dağların üzerinde, Koç Dağı, Soğanlı Dağı, Beydağı, Alaylı Dağı, Bakır Dağı gibi doruklar sıralanır. Tahtalı Dağları, Seyhan ve Ceyhan vadileri arasında uzanan Binboğa Dağları'yla birlikte eskiden antitoros denilen dağların bir koludur. Dağlar güneye doğru vadilerle parçalanmış ve geçilmez bir görünüş almıştır. Kuzeydoğuda hemen hemen çıplak olan bu dağlar güneye doğru daha ormanlık bir bitki örtüsüyle kaplıdır. Orta Toros Sistemi içindeki dağlar üzerinde Gülek Boğazı'ndan başka, Kozan'ın Akçalıuşağı köyünden sonraki Elmadere Geçidi bulunmaktadır.



OVALAR



Mersin'den İskenderun'a Toroslardan Akdeniz'e uzanan Türkiye'nin en büyük ovalarından biridir Çukurova.

Çukurova Türkiye’nin en geniş delta ovasıdır. Seyhan ve Ceyhan nehirleri ile Berdan (Tarsus) Çayı’nın getirdiği alüvyonlardan oluşmuştur.



Orta Toros eteklerinden Akdeniz’e kadar uzanan ovanın bütününü “Adana Ovası” adıyla anmak ve daha çok sayıda ova birimlerine ayırmak mümkündür.



Bütünüyle Adana Ovası adı verilen havzanın kalan bölümüne Çukurova, kuzeyde kalan bölüme ise Yukarı Ova, Anavarza Ovası denir. İki ovayı Misis Dağları ayırır. Tepe özelliği gösteren bu dağların en yüksek noktası olan Cebelinur Dağı'nın yüksekliği 770 metredir.



Başlıca Ovaları ----Yüzölçümü(km²)----Yüksekliği(m)

Aşağı Seyhan----------2100---------------70

Ceyhan Merkez--------333----------------100

Haruniye Ovası---------121----------------400

Kadirli-------------------474----------------125

Kırmıt--------------------542-----------------150

Kozan--------------------553-----------------160

Körseli-------------------311------------------25

Misis----------------------191-------------------75

Osmaniye----------------215-------------------170

Yumurtalık----------------143------------------150



Çukurova sınırları coğrafyacılar arasında tartışma konusudur. Bazılarına göre Yukarı Ova ile birlikte, güneydeki ovanın ikisine birden Çukurova denir. Yörede oturanlar da Çukurova adını bu geniş anlamıyla kullanırlar.

Orta Toros eteklerinden Akdeniz'e kadar uzanan ovanın bütününü Yüreğir, Misis, Ceyhan, Haruniye, Osmaniye ve Yumurtalık ovaları gibi çok sayıda ova birimlerine ayırmak da mümkündür. Bu ovaların en büyüğü 205.000 hektar genişliğindeki Ceyhan Ovası, diğeri ise 125.000 hektarlık Yüreğir Ovası'dır. Ceyhan Ovası'nın denizden yüksekliği 20-50 m Yüreğir Ovası'nın ise 0-50 m arasında değişmektedir. Adana Ovası, il topraklarının %27'sini kaplamaktadır.



AKARSULARI



Adana ilinin başlıca akarsuları aynı zamanda Akdeniz Bölgesinin en önemli ve en büyük akarsuları olan Seyhan ve Ceyhan nehirleridir. Her iki akarsu da Çukurova’yı her türlü tarıma elverişli hale getirerek topraklarını bereketli kılmışlardır.

Seyhan ve Ceyhan nehirleri dışında da Adana ili sınırları içerisinde Çakıt, Eğlence, Körkün ve Üçürge gibi birçok irili ufaklı akarsu bulunmkatadır. Gerek Adana içinde doğan gerek komşu illerden gelen bir çok akarsu Seyhan ve Ceyhan nehirleri ile birleşerek Akdeniz’e dökülürler.



AKARSU------Toplam Uzunluğu /İl içindeki uzunluğu (km)-----Debisi(m³/sn)----Başlangıç / Bitiş

SEYHAN----------------------495 / 300------------------------------350--------------Polat Pınarı / Akdeniz

CEYHAN----------------------500 / 200------------------------------220--------------Yıldız Mevkii / Akdeniz

ÇAKIT------------------------165 / 112-------------------------------14---------------Çiftehan / Seyhan Barajı

EĞLENCE----------------------82 / 82---------------------------------10---------------Aladağlar / Seyhan Barajı

KÖRKÜN----------------------157 / 80--------------------------------15----------------Eynelli / Seyhan Barajı

ÜÇÜRGE-----------------------60 / 60---------------------------------1------------------Sügeç / Seyhan Barajı



SEYHAN NEHRİ



Seyhan Nehri Akdeniz’e dökülen ırmakların en büyüğü ve en önemlisidir. İki önemli kolu vardır. Bunlardan birincisi İç Anadolu Bölgesinde Kayseri-Pınarbaşı’nın kuzeyinde doğan Zamantı Irmağı'dır. Kayseri ili sınırları içerisinde Sarız'dan doğarak gelen Göksu Irmağı, Ulukışla’dan doğan Çakıt Çayı, Karaisalı'nın kuzeyinden doğarak gelen Körkün Çayı ve Eğlence Çayları ile birlikte Seyhan nehrini oluşturur.



Uzunluğu 8500 km olan Seyhan nehrinin havza alanı ise 20.600 km²'dir. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze, Çatalan ve Seyhan hidroelektrik santralleri kurulmuştur.

Seyhan Baraj gölünden sonra Adana kent merkezinin içine giren Seyhan nehri kenti ikiye bölerek güneybatıya yönelir ve Çukurova'nın en batı kesiminde Damlapınar Köyü mevkiinde Adana İçel sınırını oluşturarak 20 km sonra Deliburun mevkiinde Akdeniz'e dökülür.



CEYHAN NEHRİ



Akdeniz Bölgesi'nin büyük akarsularındandır. Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde Pınarbaşı-Kaynarca su kaynağından doğar. 509 km uzunluğu olan Ceyhan nehri Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde çeşitli çay ve derelerle buluşarak büyür.

Adana Kahramanmaraş sınırında bulunan Aslantaş Barajından geçtikten sonra Osmaniye-Kadirli civarında Sumbas ve Savrun çayları ile birleşir. Bir müddet Osmaniye-Adana sınırını oluşturduktan sonra Adana ili sınırları içerisine girer. Çukurova'da geniş bir delta oluşturarak Ceyhan ilçesinden geçerek Misis’e gelir ve oradan güneye dönerek Hurma Boğazı'ndan geçer Akdeniz'de İskenderun Körfezine dökülür. Yağış alanı yaklaşık 20 000 km²'dir.

Kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Bu aylardaki debisi 50 m³/sn'den 380 m³/sn'ye yükselir. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle kabarır ve en yüksek akım seviyesine Nisan ayında ulaşır. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Ortalama debisi 180 m³/sn'dir



Nehir üzerine Aslantaş, Menzelet, Sır ve Berke Hidroelektrik Santralleri kurulmuştur.



GÖLLER



Adana akarsuların yanı sıra doğal ve yapay göletleri ile de zengin bir ildir. Seyhan baraj gölü, Çatalan baraj gölü ve Akyatan başlıca gölleridir.

İlin başlıca gölleri Seyhan Baraj Gölü, Çatalan Baraj Gölü ve Akyatan Gölleri'dir. Bu göllerin yanı sıra Ağyatan ve Tuz gölleri gibi doğal göller ile Karaisalı sınırları içerisinde bulunan Nergizlik Baraj Gölü ile Kozan ilçesinde yer alan Kozan Baraj Gölü bulunmaktadır.



Adana ili sınırları içerisinde doğal olarak oluşmuş göller Akdeniz kıyısında bulunan ve lagün gölleri olan Tuz Gölü, Akyatan ve Ağyatan gölleridir. Bu göller Seyhan ve Ceyhan nehrinin taşımış olduğu sedimanların rüzgar ve dalgalarla kıyıya paralel olarak taşınması ve oluşturduğu kum tepeleri ile kara arasındaki çukurluklara deniz sularının dolması ile oluşmuşlardır. Oldukça sığ olan bu lagünlerin derinliği 80 cm civarındadır. Her üç lagün ve çevresi ile Seyhan ve Ceyhan nehrinin denize döküldüğü bölgeler, Orman Bakanlığı tarafından "Yaban Hayatı Koruma Sahası" olarak belirlenmiştir.



AKYATAN GÖLÜ



İdari olarak Adana ilinin Karataş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Adana’ya 48 km mesafededir.



Deltadaki göl ve lagünler, Akdeniz’in su düzeylerinin değişmeye başladığı 4. dönemin sonunda (10.000 yıl önce) oluşmaya başlamıştır. Akyatan Gölü'nün bulunduğu yerde, deltayı oluşturan nehirlerin yataklarından taşmasıyla geniş bir bataklık oluşmuş, daha sonra dalgaların taşıdığı kumların zamanla kıyıda oluşturduğu kordonla denizden ayrılmış ve bugünkü görünümünü almıştır. Tipik bir alüvyal baraj gölüdür.



Akyatan gölü, Türkiye’nin en büyük lagün gölüdür. Ortalama su seviyesindeki alanı 4.900 hektardır. Yaz boyunca gölü besleyen suların azalması ve yüksek buharlaşma nedeniyle göl alanı çok küçülmektedir. Suyun çekildiği alanlarda geniş çamur düzlükleri oluşmakta ve yaz sonuna doğru tamamen kurumaktadır.



Çamur düzlükleri özellikle gölün batı ve kuzeydoğu kesimlerinde oluşmakta, Kapıköy yakınlarındaki bazı adalar ise karayla birleşmektedir.



Göl, güneybatıdan çıkan 2 km'lik dar bir kanalla denize bağlanmaktadır. Göl sularının yüksek olduğu dönemlerde kanal vasıtasıyla gölden denize, düşük olduğu dönemlerde ise denizden göle doğru su akışı olmaktadır. Bu nedenle göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişiklik göstermektedir.



Kışın ve ilkbaharda, drenaj kanalları ile taşınan sular ve yağışların etkisi ile göl suyu tatlılaşmakta, yazın ise yüksek buharlaşma ve denizden göle olan su girişi nedeniyle tuzluluk artmaktadır. Ayrıca, tuzluluk denize bağlantının olduğu kesimde daha yüksek, sızıntı ve drenaj sularının etkili olduğu kuzey kesimlerde ise daha düşüktür.



Göl ile deniz arasında yer yer genişliği birkaç km’yi, yüksekliği ise 20 m’yi bulan Türkiye’nin en büyük kumulları yer almaktadır. Yer yer birkaç sıra halinde olan kumul tepeleri arasında deniz seviyesinin altında oluklar (çukurlar) bulunmaktadır. Bunlar yağışlı dönemlerde suyla dolarlar. Ayrıca, kumulların kuzeydoğusunda hiç kurumayan ve ekolojik açıdan önemli tatlı su birikintileri ve bataklıkları vardır.



Göl kıyılarında genişlikleri tatlısu sızıntılarına bağlı olarak farklılıklar gösteren bataklık ve sazlık alanlar bulunmaktadır. Gölün kuzeyi geniş tarım alanları ile çevrilidir.



SEYHAN BARAJ GÖLÜ



Yapımına 1953 yılında başlanan Seyhan Baraj Gölü 3 yıldan kısa bir sürede tamamlanarak 8 Nisan 1956 yılında su tutmaya başlamıştır. Sulama ve elektrik üretim amaçlı olarak kullanılan Seyhan Baraj Gölünün gövde dolgu tipi topraktır. 7.50 hm³ gövde hacmine sahip olan barajın yüksekliği 53.20 metredir.



Normal su kotunda göl hacmi 799 m³ olup, göl alanı ise 63 km²'dir. Seyhan gölü sulama alanı 175.000 hektardır.



Seyhan Baraj Gölü'nde kurulu bulunan hidro-elektrik santrali biri yedek olmak üzere 3 adet 18 MW'lık 3 üniteye sahiptir. Toplam kurulu gücü 54 KW olan elektrik santralinde yılda 350 GWh elektrik enerjisi üretilmektedir.

ÇATALAN BARAJ GÖLÜ



Seyhan Nehri ve Eğlence Çayı suları ile beslenen Çatalan Barajı'nın yapımına 1982 yılında başlanmış ve 1997 yılında bitirilmiştir. Adana kent merkezinin içme suyu ihtiyacını karşılayan Çatalan Barajı sulama, taşma, içme suyu ve elektrik amaçlı olarak inşa edilmitir. Zonlu gövde dolgu tipine sahip olan baraj 14.50 hm³ gövde hacmine sahiptir. Barajın yüksekliği 70m'dir.



Normal su kotunda göl hacmi 1629 hm³ olurken göl alanı ise 70 km² olmaktadır. 1870 hektarlık bir sahanın sulamasında kullanılan baraj üzerinde 169 MW kurulu güce sahip bir hidroelektrik santral mevcuttur. Santralde yıllık 596 GWh elektrik üretimi gerçekleştirilmektedir.

KOZAN BARAJ GÖLÜ



Yapımına 1967’de başlanan Kozan barajı 1972 yılında tamamlanmıştır. Sulama amacıyla kaya gövde dolgu tipi ile inşa edilen Kozan barajı, normal su kotunda 648 km²'lik bir alanı kaplamaktadır. Göl hacmi ise 170,36 hm³'tür. Yaklaşık 79 m yüksekliğe sahip baraj gölü Kilgen akarsuyu üzerine kurulmuştur.



BİTKİ ÖRTÜSÜ



Adana'nın doğal bitki örtüsü Akdeniz iklimine ve yaz kuraklığına uyumlu, her zaman yeşil kalabilen, sert yapraklı, bodur bitki topluluğu olan makidir. Kıyıdan itibaren 700-800 metrelere kadar görülebilen maki topluluğu içinde zeytin, mersin, keçiboynuzu, defne, zakkum, sandal ve kocayemiş gibi ağaçlar bulunur. Daha yüksek kesimlerde kuraklığa uyumlu kızılçam, toros sediri ve karaçam türlerinden oluşan iğne yapraklı ormanlara geçilir.

Özellikle yerleşim ve tarım alanlarının yer aldığı alçak düzlüklerde, doğal bitki örtüsü insan eliyle büyük tahribe uğramış, çoğu yerde bütünüyle ortadan kaldırılmıştır.



Daha önceleri bu yerlerin doğal bitki örtüsünü, dayanıklı kızılçam ve bazı meşe ormanları oluştururken, bütün Akdeniz bölgesinde geniş yayılma gösteren maki topluluğu, ormanların yok edilmesi sonucu ortaya çıkmıştır.

Ormanların ortadan kaldırılmadıkları yerlerde, hemen kıyı gerisinde başlayan ve 800 m'ye çıkan maki toplulukları içinde rastlanan küçük kızılçam orman kalıntıları, bu durumun kanıtıdır.



800 m'den başlayan ormanlar, daha alçak düzeylerde yayvan yapraklı ağaçlardan (çoğunlukla meşe), daha yükseklerde ise iğne yapraklı ağaçlardan (sedir) oluşur.

Adana ilinin orman varlıkları içerisinde kızılçamın ağırlıklı bir yeri vardır. Diğer ağaç türleri ise meşe, karaçam, köknar, ardıç, sedir ve halep çamıdır. Diğer bitki örtüsünden ekonomik değer oluşturanlar ise, defne yaprağı, kekik, dağ nanesi, dağ çayı, biberiye, keçiboynuzu, her türlü orman mantarı, mersin yaprağı, funda ve yosundur. Adana İli topraklarının %29’u ormanlıktır.



Yaz mevsiminin kuraklığı ve uzunluğu bitki örtüsündeki çeşitliliği azaltır. 2800 m'den sonra yavaşça seyrelen sedir toplulukları, yerlerini Alp, alp altı ve Alp tipi çayırlara bırakır. Alp tipi çayırlar sayısız çiçekleriyle bir halı görünümündedir.



JEOLOLİJİK YAPI



Büyük bir kısmı Toros dağ kuşağı içerisine giren Akdeniz Bölgesi ve Adana’da tüm jeolojik zamanlara ait araziler bulunur. Yörenin hakim jeolojik unsuru olan Toroslar'ın büyük bir bölümü ise III. Jeolojik zamana aittir.

Adana ilinin genel jeolojik yapısı iki kesimde incelenir; Doğu Taridler Kuşağı, dağlık kesim ve ovalık kesim. Doğu Taridler Kuşağı Alp dağlarının bir devamı olan Toros Dağları genç dağlar olup, III. Jeolojik dönemin ikinci yarısında meydana gelmiştir. Bu alanda Alp dağlarında da görülen billurlu taşlara rastlanır.



Ancak ilk jeolojik dönem olarak kabul edilen Alt Kambriyene ait yüksek derecede metamorfizmaya uğramış sedimenter kayaçlarla başlamaktadır.







Aladağlar genellikle, Karbonifer sonu ile Permiyen başı (yaklaşık 280 milyon yıl önce) ve Tebeşir Dönemi (yaklaşık 136-65 milyon yıl önce) kalkerlerinden oluşmuştur. Bu kalker kütleler arasında yer yer ultrabazik nitelikli efit kayaçlar bulunur.



Tahtalı Dağları'nın yapısına I. Zaman kıvrımlı şist ve kireç taşlarıyla yeşil kayalar hakimdir. Bolkar Dağları'nın temelini de Aladağlar gibi kar bonifer sonu ile Permiyen başına ait kireç taşları oluşturur.



Pek çok kez deprem ve yanardağ etkinliklerine uğrayan Bolkar Dağları, III. Zamandaki Alp Dağı oluşumuyla bugünkü biçimini almıştır.







Yerkabuğundaki büyük yüzey şekillerinin oluşumuna yol açan eguojenik hareketlerin sonuncusu ise dağların günümüzdeki yüksekliğine ulaşmasını sağlamıştır.



Bolkar Dağları'nın yüksek kesimlerinde IV. Zaman’a (Kuvaterner) ait buzlaşmanın izleri görülür. Adana Havzası III. Zaman'ın sonlarına doğru deniz ve kara kökenli sedimentlerin çökelmesi ile oluşmuştur.



Karışık yapılı bir delta olan Çukurova'nın güneyindeki bölüm, halosende (10 bin yıl öncesinden bugüne) alüvyon yığılmasıyla yeni eklenmiştir