Adana'nın Kurtuluş Günü (5 Ocak) Adana Adana'nın Kurtuluş Günü (5 Ocak)Adana Adana'nın Kurtuluş Günü (5 Ocak)Adana Adana'nın Kurtuluş Günü (5 Ocak)Adana Adana'nın Kurtuluş Günü (5 Ocak)



Adana'da milli mücadelenin seyri Türk Milli Mücadelesinin bir özeti niteliğindedir. 1918'de sona eren Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkler için yeni ve zorlu bir mücadele başlayacaktır. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanışından 40 gün önce İngiliz süvarilerinin, Yıldırım Orduları Grup Komutanı Liman Van Sandres''in karargahını basmaları Çukurova' nın işgalinin habercisi olmuştur.

İstanbul Hükümetinin talebi üzerine Liman Van Sanders, 31 Ekim 1918'de tüm yetkileri Mustafa Kemal'e devrederken "Yenildik, bizim için her şey bitti" sözüne karşılık Mustafa Kemal "Savaş müttefikler için bitmiş olabilir ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istikbalimizin savaşı, ancak şimdi başlıyor" diyerek milli mücadeledeki kararlılığını sergilemiştir. Mustafa Kemal görevi devraldıktan sonra Adana'da kalmış ve durum tespiti yapmıştır.

Resmi işgalden önce İstanbul Hükümetinin 23 Kasım 19818 tarihinde ve Sadrazam Ahmet İzzet Paşa imzalı "Adana ve yöresinin düşmana bırakılmasını istediği" yazısı duyarlı Adana halkının tepkisini çekmiş ve feryatname adı verilen protesto telgraflarının çekilmesine neden olmuştur.

19 Eylül 1918 tarihinde ilk karargah baskınından sonra 17 Aralık 1918'de Fransız Yarbay Romyö (Romieu)'nün birliğinin Çukurova'ya ve bir gün sonra Suriye'ye, işgal ordusu komutanı Hamlen (Hamlin)'in de törenle Adana'ya gelişi işgali resmileştirecektir.

İşgal kuvvetlerinin İskenderun'a asker çıkarması üzerine Mustafa Kemal, zamanın hükümet ve başbakanına düşmana karşı ateş açılacağını telgrafla bildirmiştir.Tarihi açıdan bakılacak olursa Adana'dan verilen bu emir, Türk Milli Mücadelesinin ilk emridir. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'in 15 Mart 1923 Adana ziyareti sırasında "Bende bu vekayiin ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana'da vücut bulmuştur." ifadesinin nedeni budur.

İşgal kuvvetleri planlı bir şekilde Adana, Dörtyol, Saimbeyli, Kozan, Gaziantep ve Kahramanmaraş çevresine Ermenileri getirerek iskan ve işgal politikasını birlikte yürütmüşlerdir. Amaç, itilaf güçlerinin "ileri bir karakolu" hükmünde Ermenistan Devletine zemin hazırlamaktı.

18 Aralık 1918 tarihindeki resmi işgalden önce 01 Aralık 1918'de Kilikya'lılar Cemiyeti resmiyet kazandı. Cemiyetin toplanma nedeni Adana ve çevresini işgal edenlere karşı nasıl bir dayanışma içerisinde olacakları konusunda görüş alışverişlerinde bulunmak ve Çukurova'lıları işgalcilerin baskısından kurtarmak, aynı zamanda İstanbul Hükümeti ile münasebetlerini iyi tutarak işgalci devletlerin temsilcileri üzerinde etkili olmaktı.

Mustafa Kemal'in; Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile Çukurova'daki Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri arasında bağlantı oluşturmaya yönelik amaç ve görüşleri vardı.

1920'de Toros'lardan Fransızlara karşı saldırı başlatılmıştır. Adana halkı tarafından yapılan direnişin ilk ve önemli sonuçlarından biri 27 mayıs 1920'de Fransız Orduları Komutanı Menil'in esir alınmasıdır. "Karboğazı" olayı olarak bilinen bu olay, Kuva-yı Milliye'nin ilk zaferidir.

10 Temmuz 1920'de Ermeniler tarafından büyük bir şiddetle soykırım harekatına girişilmiş ve bu harekat sonucu onbinlerce kadınlı çocuklu Adana'lı Toros'lara doğru kaçmıştır. 4 gün süren bu hareket tarihte " kaç kaç" olayı olarak isimlendirilmiştir.

5 Ağustos 1920'de Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Bey (ÇAKMAK) ve Milletvekilleri Pozantı'ya gelmiş, burayı il haline getirerek Pozantı Kongresi'ni yapmışlardır.

Düşmanın saldırısı karşısında, Adana ve havalesinde direnişe geçen Türkler, çok büyük kayıplar vermişlerdir. Verilen bu kayıplar ve yapılan mücadele sonucunda, 1920 sonlarında Fransızları ağır yenilgiye uğratmayı başarmışlardır. Bu savaşlarda fedakarlık gösteren Tekelioğlu Sinan, Kara Afat, Selahattin Adil, Manisalı Ali, Osman ÇAMURDAN, İbo Osman, Hacı Ağa, Şehit Ökkeşoğlu Efe, Emin Ağa, Kılavuz Hatice, Tayyar Rahime, Kara Fatma (Adile Onbaşı) gibi daha nice kahramanları rahmetle anıyoruz.

Fransa ile TBMM Hükümeti arasında 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması neticesinde, 5 Ocak 1922'de Fransızlar beraberlerinde getirdikleri Ermenilerle birlikte bölgeyi tamamen boşaltmışlardır.

5 Ocak 1922 tarihinde halk tarafından Adana'nın kurtuluşunu kutlamak amacıyla Büyüksaat ile Ulucami arasında çok büyük bir bayrak çekilmiş ve daha sonra bu bayrak kurtuluş simgesi haline gelerek ilin sonraki kurtuluş günlerinde tekrarlanmıştır. Ünlü şair ve dönemin Adana Erkek Lisesi Edebiyat Öğretmeni Arif Nihat ASYA tarafından yazılan bayrak şiiri de ilk kez burada okunmuştur.

Adana ve Çukurova halkı, milli kuvvetlere katılarak yurdun diğer cephelerinde çarpışmış ve Anavatan'ı düşmandan kurtarma mücadelesinde de sonuna kadar yer almışlardır.



NASIL KURTARDIK



İstiklâl Harbi'nde biz bu vatanı

Başı başa vere vere kurtardık

İnanmazsan git konuştur atanı

Kara günler göre göre kurtardık

Hiç unutma emeğini Ata'nın

Deden yok mu senin şehit yatanın

Bütün çevresine nurlu vatanın

Cesetten ağ öre öre kurtardık

Türk kadını koştu kazma kürekle

Mermi çekti kucağında bebekle

Kara barut ile dolma tüfekle

Topa karşı dura dura kurtardık

Devletlerle açılmıştı aramız

Döğüşmekten başka yoktu çaremiz

İlâçsız doktorsuz kendi yaramız

Gömlek yırtıp sara sara kurtardık

Pes etmedik devletlerin birine

Nöbet tuttuk subayından erine

Top, tüfek, mermi ve süngü yerine

Değneğinen vura vura kurtardık

Sırrımızı yad ellere açmadık

Candan geçtik yurdumuzdan geçmedik

Kurşundan, süngüden dönüp kaçmadık

Göğsümüzü gere gere kurtardık

Yedi iklim, dört köşede, her yanda

Kim duymamış Türk'ü ulu cihanda

Kars'ta, Erzurum'da, Bitlis'te, Van'da

Yüz bin şehit vere vere kurtardık

Mehmetçik çarığı çekti sılada

Kaldı düşmanların başı belâda

Sakarya, İnönü, Çanakkale'de

Nice çember yara yara kurtardık

Girmek isteyeni sokmadık yurda

Set olduk döğüştük kıyıda kenarda

Afyon'da, İzmir'de, Dumlupınar'da

Üçer beşer kıra kıra kurtardık

Bu Kocaman Türk'ün aslı nereli

Fatih, Yavuz, Alparslanlar sıralı

Hedefimiz Akdeniz'dir ileri...

Domuzları süre süre kurtardık