Karaçalı Adana Fıkraları Karaçalı FıkrasıAdana Fıkraları Karaçalı FıkrasıAdana Fıkraları Karaçalı FıkrasıAdana Fıkraları Karaçalı Fıkrası



Bir gün dört Karatepeli ormanda yürüyorlar, içlerinden birisi, “Şu Allahın işine bak, ağaçlar ne kadar uzun böyle” diyor. Diğeri de “Ya istesek biz de böyle uzun oluruz” diyor ve birbirlerinin üzerine çıkarak bir ağaç boyu oluyorlar. En alttaki:



- Biraz durun hele, kulağım kaşındı, biraz kaşıyayım, diyor.



O kulağını kaşırken üsttekilerin hepsi arkada bulunan çukura düşüyor. Çukurun içi de karaçalı dolu olduğu için ne kıpırdayabiliyorlar ne de çıkabiliyorlar. Dışarıda bulunana “Git köyden yardım getir” diyorlar. Dışarıdaki gidip adam getiriyor. Gelenler uğraşıyor ama bir türlü çıkaramıyorlar. Ne yapalım derken, içlerinden biri:



- Çukurun içine ateş atalım, çalılar yanar, biz de onları çıkarırız, diyor.



Öyle yapıyorlar. Tabi çalılarla birlikte adamlar da yanmaya başlıyor. Sonunda yana yana iskeletleri görünüyor. Dışarıdakilerden biri:



- Bak şunlara, diyor, dışarı çıkacaklarını anladılar nasıl da sırıtıyorlar.



Kaynak : Hakan Erdur, (21), Ç.Ü. Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi, Kadirli – Adana.