İnsan belli bir zaman şu yeryüzünde yaşadığında, tüm şu yaşadıkları, gördükleri kalbinde ve beyninde katman katman birikiyor. Artık bir şeyler yapmak zamanı gelmiştir. Düşünmek zamanı gelmiştir, kötü giden şeylerin farkına varmak, iyinin nasıl olması gerektiğini kararlaştırmak. Düşündüklerini, duyduklarını güzel bir şekilde ifade etmek, kendine göre yanlış giden bazı şeyleri düzeltmek istiyor insan. Kendi hayatını ve diğer insanların hayatını değiştirmek, güzelleştirmek peşine düşüyor. Biliyor ki ne kadar çok şey düşünür, ne kadar çok şey yaşar, ne kadar çok şey yaparsa, şu evrende o kadar silinmez izler bırakır. Ölümsüzlüğe yaklaşır işte o zaman.
***
Bizler büyüdük. Şimdi siz güler, “dünkü çocuk” dersiniz belki, ama çok şey yaşadık biz de, çok şey gördük. Sizin unuttuğunuz bazı şeyleri hatırlıyoruz televizyonlarda o binde biri ancak ortaya çıkmış yolsuzlukları izlerken. Sizin artık kanıksadığınız şeylere şaşırıyoruz. Sanki yalan yanlış giden şeyler çözülemezmiş gibi gözüküyor sizlere, oysa biz düşünüyoruz işlerin aslında nasıl yapılması gerektiğini.
Siz anlamaya tenezzül bile etmeyeceğiniz düşünceleri kabulleniyorsunuz, “Atatürkçü” oluyorsunuz. Biz anlamaya çalışıyoruz Atatürkçülüğü, yine hayran kalıyoruz cesaretine, belki kafamızda bir şeyler katıyoruz ona. Biliyoruz ki Atatürkçü ya da bir “şey”ci olmak, bir düşünceyi düşünmeden kabullenmek değildir, rozetler değildir. Kötü giden bazı şeyleri “rejim tehlikeye girer” maskesi arkasına saklayıp değiştirmeye yanaşmayarak tatlı bir iktidarın keyfini sürmek hiç değildir. İnsanlar değişir, dünya değişir, çağlar değişir. Atatürkçülük’ten anlamamız gereken de sadece bir kaç kalıplaşmış söz, ilke değildir. Farklı düşünceleri sindirmeye çalışmak, onlardan korkmak değildir. Atatürk’ün kendisi değil midir varolanı kökünden değiştiren? Atatürkçülük cesur olmaktır. Neye inanıyorsak o yıkılsa bile, düşünmek ve farklı düşünceleri de reddetmeden önce hesaba katmak. Açık açık zıtlaşmamız ve nasıl “iyi” bireyler ve “iyi” toplum olabileceğimizi kararlaştırmamız gerekiyor. Düşünmek gerekir önce.
***
İnsan belli bir zaman şu yeryüzünde yaşadığında, sorumluluklar almaya başlıyor. Ondan bir şeyler yapması isteniyor, bir meslek sahibi olması, dünyaya bir şeyler katması, bir şeyler “yap”ması... Bazıları kendisine gösterilen yolda, düşünmeden ilerler, çarkın bir dişlisidir artık. Herkesçe kabul edilen doğruları benimser. O yolun açık kapıları vardır, sistem rüşvet yemeğe, torpil geçmeye, çimento yerine kum kullanmaya, kısacası işini “kötü” yapmaya açıktır. Bazıları kolayca sapar bu yollara. Anlık mutluluklar, para, şöhret, kendi gibilerin hayranlığı, iktidar kamaştırır gözlerini. Peki onlar varlıklarına bir anlam katabilmişler midir? Hayranlık uyandıracak bir iz bırakabilmişler midir geriye? Ölümsüz olabilmişler midir?
***
Bizler büyüdük. Farkettik kötü giden bir şeyleri, düşündük. Biz alışılan yolda ilerlemeyeceğiz, biz daha iyi olacağız. Artık dünyayı değiştirme şansımız da var, birer mesleğimiz olacak. Kötü giden şeylerin ancak iyi olanların çoğalmasıyla yok olacağını anladık. Yapacaklarımızın, yaratacaklarımızın, kendimizi ifade edişimizin “iyi” olmasına karar verdik. İyi ve bizim olmasına, özgün olmasına. Elimizden gelenin en iyisi falan değil, elimizden gelen “iyi” olacak. Düşündüklerimizi, tasarladıklarımızı yapacağız biz, “iyi” yapacağız. İyi öğreteceğiz, iyi çalacağız, iyi söyleyeceğiz, iyi tedavi edeceğiz, iyi binalar yapacağız. Birilerini yöneteceksek kendi iyiliğimizden önce onlarınkini düşüneceğiz. Biz oturup kalmayacağız, kabullenmeyeceğiz, düşüneceğiz, tartışacağız, cesaretle çalışacağız, olacak.
***
İnsanlar belli bir zaman şu yeryüzünde yaşadığında, tüm şu yaşadıkları, gördükleri kalplerinde ve beyinlerinde katman katman birikiyor. Sadece cesur olanlar gerçekten anlıyor, farkına varıyor neler olup bittiğinin. Sadece cesur olanlar bir şeyleri değiştirmek istiyor. Sadece cesur olanlar bir şeyler yaratmak istiyor. İçlerinden daha da cesurları, yapıyorlar dediklerini hakikaten. Ve ancak onlar ölümsüzlüğü yakalıyor.
***
Biz madem varız, hep varolacağız!
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız]