Ali şir Nevai

Türk Çağatay uygarlığının bir simgesi... faziletleri ile devrine örnek olan bir kimse...



Türk dilinin Fars diline üstün olduğunu ispatlayan ilk bilim adamı...



Çağın en ünlü şairi ve düşünürü...



Ali Şir Nevaî Türk bilim ve sanat hayatının temel taşlarından biridir.



9 Şubat 1441'de Herat'da doğdu. Babası Uygur Türklerinin ünlü kişilerinden Kiçkine Bahşî'dir. Herat hükümdarı Hüseyin Baykara'nın çocukluk arkadaşıdır. Hemen bütün hayatını Hüseyin Baykara'nın yanında geçirmiş onun en mahrem dostu arkadaşı olarak tanınmış ve bilinmiştir. Baykara kendisine "Süt Kardeş" diye hitap ederdi.



Bir ara (1487-1488) Astarabat şehrinin valiliğini yapmışsa da hemen Hüseyin Baykara'nın yanına dönmüş ve ömrünün sonuna kadar bazı küçük geziler dışında yanından ayrılmamıştır. Bazı emirlerin isyanlarını bastırmış bu arada kardeşi Derviş Ali'nin başkaldırmasını önlemiş hanedan içindeki anlaşmazlıkları hallederek Hüseyin Baykara'ya büyük hizmetlerde bulunmuştur. Baykara kendisine o derece ihtiyaç hissediyordu ki 1499'da Hacca gitmesine bile izin vermemiştir. Bir yıl sonra 1500 yılında Astarabat seferinden dönen sultanı karşılamak için yola çıkarken kalp krizine tutulmuş ve bütün ihtimama rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yummuştur. Kendi yaptırdığı türbeye gömüldü. Matem merasimini bizzat sultan Ali Şir'in sarayında yönetti ve bütün beyler ayakta hizmet görerek bu büyük insana son borçlarını ödemeye çalıştılar.



TÜRK DİLİNİN GELİŞMESİNE ÇABA GÖSTERDİ



Ali Şir Nevaî zengin bir ailenin çocuğu olduğu için devlet hizmetinde bulunduğu sürece hiç para almamış kendi kesesinden yaşamış ve ülkede birçok cami medrese çeşme han yaptırmıştır. Devlet hizmetlerinin dışındaki zamanını Türk dilinin gelişmesi için çalışmalar yaparak geçirmiş ve Çağatay uygarlığının unutulmaz kişisi olmuştur.



Farisî dilini ve edebiyatını çok iyi biliyor bu dilde büyük ustalıkla şiirler yazıyordu. 64.000 bin mısradan kurulu Hamsa'sı Fars geleneklerine göre yazılmış bir eseridir. Hamsa'da ahlâk ve tasavvufa ait hikâyeler ve sohbetler manzum olarak yazılmış ayrıca Leyla ile Mecnun Ferhat ile Şirin İskender ve Behrem Gur hikayeleri işlenmiştir.



BÜTÜN ŞİİRLERİNİ BİR DÎVAN DA TOPLADI



Günümüze kadar gelen bir başka büyük eseri 55.000 mısradan kurulu Türkçe Divanı'dır. İlk gençliğinden ölümüne yakın günlere kadar yazdığı bütün şiirler bu divana alınmış bulunuyor. Bundan başka bir de Farisî şiirlerini topladığı ayrı bir divanı vardır ki 12.000 mısra hacmindedir. Bunların dışında 7.000 mısralık Lisan al-Tayr "Mecalis al nafa-is" mektuplar sohbetler birçok eser bırakmıştır.



Fakat en büyük hizmeti ve en büyük eseri Türkçe'nin büyük bir dil olduğunu ispatlamak için yazdığı "Muhakemet-ül-Lugateyn"dir. İslâm ve İran fikirlerine büyük eğilimi olmakla beraber o yalnız kendi milletini ve dilini sevmiş onu yüceltmek için çalışmış böylece tarihte oynadığı büyük rolün şuuruna varmış bir Türk’tür. Lisan al Tayr'da "Cihanda Türk edebiyatının bayrağını kaldırmakla Türkleri tek bir millet tek bir toplum haline sokmuş olduğunu" iftihar ederek söylüyor. "Seddi İskender" adlı eserinde kendisine boşluktan seslenildiğini ve şöyle dendiğini anlatır: "Sen kılıçsız yalnız kaleminle Türk ülkelerini Türk milletinin kalbini feth edeceksin!.. Onları bir tek millet yapacaksın!.. Türk iklimleri sana aittir. Sen bu milletin sahipkıranısın."



ŞİİR MUSİKİ RESİM VE HATTATLIKLA UĞRAŞTI



Ali Şir çağına göre ileri bir tarih görüşü olan bir bilgindi. Cengiz İmparatorluğu’-nunun gelişmesini anlatan (Cihan Tarihi) Türk ırkının da tarihi sayılır. İlhanlılar ve Timurîleri ele alan "Zübdad el Tavarih" çok değerli bilgiler ve belgelerle doludur.



Devlet adamı şair olan Ali Şîr Nevaî musikî resim ve hattatlık ile de ilgilenmiştir. Güzel besteleri olduğunu Babürname'den hattatlığı ve nakkaşlığını Amirî'nin Letaifname'sinden öğreniyoruz. Mir Muhammed Amin Buhari'nin musiki tarihi üzerinde yazdığı eserinde Horasan'da ünlü "Yedi Bahr" adlı usulün Ali Şir tarafından kuş sesleri incelenerek vücuda getirilmiş olduğu birer birer sayılarak gösterilmiştir.



Ali Şir'e izafe edilen besteler bugün de Horasan Türkmenleri Fergana ve Harzem ÖzbekleriTaşkent hatta Kuzey Kafkasya Türkleri arasında çalınıp söylenmektedir.



Ali Şir Nevaî devlet adamı idi şairdi bestekârdı ressamdı nakkaştı fikir adamı idi ama onun en büyük eseri "Muhakemat ül-Lügateyn" lügatların karşılaştırması adlı eseridir. Bu kitabında Türkçeyi zamanının ve hatta günümüzün büyük dillerinden biri olan Farsça ile karşılaştırmış ve Türkçe'nin Farsça’dan daha zengin bir dil olduğunu ortaya koymuştur. Günümüzün Türkçesi Ali Şir Nevaî'ye çok şey borçludur.