BERTOLT BRECHT- 1898-1956



Yüzyılımıza damgasını vuran oyun yazarı ve tiyatro kuramcılarından Bertolt Brecht Bavyera'nın Augsburg kentinde doğdu. Aynı zamanda yetenekli bir şair olan Brecht ilk şiirlerini 1913'te okul gazetesinde yayımladı. Bundan bir yıl sonra ise yaşadığı kentin yerel gazetesinde yazıları çıkmaya başladı. Edebiyata ve tiyatroya büyük ilgi duymasına karşın bir süre tıp eğitimi gördü. I. Dünya Savaşının son yılında askere alındı ve bir hastanede görev yaptı. Aynı yıl "Ölü Askerin Öyküsü" adlı bir şiir yazdı. Bu şiiri, yıllar sonra Nazilerce suçlanarak Alman yurttaşlığından atılmasına neden oldu. 1919 şiir çalışmaları açısından verimli bir yıldı. Şiirlerini Die Hauspostille'de (Dua Kitabı) topladı.

Bu sırada tiyatroya olan ilgisi de sürüyordu. 1924'te Berlin'e gitti. Burada Carl Zuckmayer, Max Reinhardt ve Helena Weigel gibi dönemin ünlü sanatçılarıyla tanıştı ve birlikte çalışma olanağı buldu. Bir süre sonra yetenekli bir oyuncu olan Helena Weigelle evlendi ve bu evlilik ömrünün sonuna kadar sürdü. Brecht'in oyunların pek çoğunda Weigel başrolde oynadı.

Tiyatro yönetmeni Erwin Piscator ve besteci Kurt Weill ile tanıştıktan sonra Brecht tiyatro yaşamında yeni bir adım attı. Piscatorla birlikte Jaroslav Hasekin ünlü romanı Aslan Asker Şvayk'ı sahneye uyarladıktan sonra yazdığı Adam Adamdır adlı oyunu "epik tiyatro" anlayışının ilk denemesiydi. Bu öğretici bir tiyatro türü olup, olaylar geleneksel tiyatrodakinin aksine, dramatik bir biçimde canlandırılacak yerde, izleyiciye anlatılır. İzleyici sahnede olup biteni bir gözlemci gibi izler. Epik Tiyatro'da amaç düşündürmek, izleyicinin aklını kullanarak bir karara varmasını, harekete geçmesini sağlamaktır. Brecht dünyanın değişmesinden; insanların fırsat eşitliğine, düşünce özgürlüğüne sahip olduğu, adaletli bir düzenin kurulmasından yanaydı. Benimsemiş olduğu Marxist dünya görüşü doğrultusunda, böylesine bir dönüşümün gerçekleşeceğine inanıyordu. Tiyatronun bu amaca ulaşmak için etkili araçlardan biri olduğu kanısındaydı.

Gene bu sırada yazdığı ve Kurt Weill'in bestelediği; dünya çapında ün kazanacak olan Mahagonny ve Üç Kuruşluk Opera adlı müzikalleri sahneye koydu.

Nazilerin yönetime gelmesiyle birlikte Brecht'in Almanya'da çalışma olanağı ortadan kalktı. 1933'te Almanya'yı terk etti. Önce İsviçre'ye, oradan Danimarka'ya gitti. 1939'a kadar kaldığı Danimarka'da Tak-tik , Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti, Galileo'nun Yaşamı, Cesaret Ana ve Çocukları gibi her biri başyapıt olan oyunlar yazdı. Sezuanın İyi İnsanını da burada yazmaya başladı.

1939'da Danimarka'nın da Nazi tehdidi altına girmesi üzerine önce Finlandiya'ya, oradan da 1941 de ABD'ye gitti. Brecht'in oyunlarından bazıları bu dönemde İngilizce'ye çevrildi ve ABD de sahnelendi. Ne var ki, bu ülkede izleyici Brecht'in oyunlarından tedirgin oldu ve ilgi göstermedi. 1947de ABD'de esen Soğuk Savaş rüzgarı, Brecht'in Amerika'ya Karşı Etkinlikleri Soruşturma Komisyonu'nca sorguya çekilmesine yol açtı. Dünya görüşüne ilişkin suçlamalara karşı çıktı. ABD'de barınmayacağını anlamıştı.

Brecht, Alman Demokratik Cumhuriyeti yöneticilerinin çağrısı üzerine Doğu Berlin'e yerleşti ve içlerinde eşi Helena Weigelin de bulunduğu bir grup oyuncuyla 1948'de Berliner Ensemble adlı tiyatro topluluğunu kurdu. Berliner Ensemble, gerek kuramsal çalışmaları, gerek sahnelediği çok başarılı oyunlarıyla, dünya çapında ün kazanmakta gecikmedi.

Ülkemizde de tanınan ve oyunları çok sevilen Brecht 1956 ilkbaharında hastalandı ve bundan kısa bir süre sonra Berlin'de öldü.





Bettani ( 858 - 929 )

________________________________________

Bettani ( 858 - 929 )

Müslüman astronomların en büyüklerinden, dünyanın en meşhur 20 astronomundan biri ve trigonometrenin mucidi. Tam adı Ebu Abdullah Muhammed b. Cabir b. Sinan er-rakki el-Harrani'dir. İsmi, Batı'da Albetanuis, Albategnus veya Albategni şeklinde anılır. Aslen Sabii bir ailenin çocuğu olup, Harran civarındaki Bettan'da doğdu. Nitekim Bettani ve Harrani nisbetleri de bunu göstermektedir. Sadece İbnü'n-Nedim'in el-Fihrist'inde rastlanan Rakkı nisbeti ise hayatının büyük kısmını geçirdiği ve ünlü rasatlarını yaptıgı Fırat'ın sol sahilindeki Rakka şehrinden gelmektedir. Doğum tarihi ve çocukluğu hakkında bilgi yoktur. İlk rasatlarını 877 yılında yaptığı bilinmektedir; o tarihte yirmi yaşında olduğu kabul edilirse, yaklaşık 858'de doğduğu söylenebilir.



Babasının, İbnü'n-Nedim tarafından zikredilen meşhur astronomi aletleri ustası Cabir b. Sinan eI-Harrani olması mümkündür. Bettani'nin künyesi kadar, astronomi aletleri keşif ve imal etmedeki mahareti de bu ihtimali kuvvetlendirmektedir .



Hayatının sonraki dönemleri hakkında bilinenler de çok sınırlıdır . İbnü'n-Nedim'in eI-Fihrist'i ile İbnü'I-Kıfti'nin Tarihu'I-Hükema adlı eserinde onun geometri, teorik ve pratik astronomi ile astrolojide önde gelen bilginlerden ve meşhur gözlemcilerden biri olduğu; güneş ve ay gözlemlerine ait

tablolar verip Batlamyus'un el-mecisti'sindeki bilgileri tashih ederek geliştirdiği ve yeni buluşlarını açıkladığı çok önemli bir zic yazdığı; bu kitapta beş gezegenin hareketlerini ve bunlarla ilgili astronomik hesapları verdiği; zicinde bahsettiği gözlemlerin bir kısmını 880 ve 900 yıllarında yaptığı;

Ca'fer b. Muktefi'nin sorularına verdiği cevaplardan anlaşıldığına göre, rasat faaliyetlerinin 877'de başlayıp 918'e kadar devam ettiği; ayrıca zicindeki sabit yıldız rasatlarını 911 yılında yaptığı ifade edilmektedir. Anılan kaynaklardan Rakka ahalisinden Beni Zeyyat ailesinin uğradığı bir haksızlık

yüzünden onlarla birlikte Bağdat'a gitti ve sonra 929'da memleketine dönerken, Halife Mu'tasım tarafından yaptırılmış olan Kasrü'I-Cis'te vefat ettiği belirtilmektedir .



Bettani'nin hayatı hakkındaki bu bilgilere, Antakya'da 23 Ocak ve 2 Ağustos 901 tarihlerinde bir güneş ve bir ay tutulmasını gözlemiş olduğu da ilave edilebilir; bu gözlemlerden kendisi eserinde bizzat bahsetmektedir. Çağımızın ileri seviyedeki astronomi bilginlerine göre; sağlamlık ve dakik hesaplamaları sebebiyle ilk gerçek astronomik cetvel (ci, almanak) hazırlayan alimdir. Bu cetvelleri hazırlarken o devirlerde henüz teşekkül etmeye başlayan trigonometri ilmini mükemmel bir şekilde kullanmıştır. Hatta küresel trigonometri ilim dalını kurmak şerefi ona ait olduğu gibi, trigo-

nometriyi astronominin hizmetine ilk defa koyan da odur İlmi çalışmalarda sadece teoriler ortaya atmakla kalmayan Bettani, teorilerini son derece ilmi bir hassasiyetle deneye tabi tutmuştur. Güneşin dünyadan en uzak bulunduğu noktadaki hareketlerini keşfetmiş, güneşin yörüngesinin eğimi ve dünyanın dönüş eksenindeki değişmeler için hassas dengeler bulmuştur.



"Beşer, Allah'ın birliğini isbata, O'nun emsalsiz büyüklüğüne, yüce hikmetini, muazzam kudretini ve eserinin mükemmeliyetini anlatmaya yıldızIar ilmi sayesinde muvaffak olur'' diyen bettani, bunu söylemekte haksızdeğildi.



Kur'an, " Göğe bakmazlar mı? " (88/16) buyuruyurdu. Allah Resulü de; " Allah sonsuz ilim ve kudretiyle gök ve yerleri yaratmıştlr; karanlık ile Işık, O'nun varlığını hatırlatır; O'nun ilmi gök ve yeri kuşatmıştır." diyordu.



Evet, yerin ve gökyüzündeki yıldızların dönme ve hareketleri Allah'ın varlık ve birliğinin apaçık bir deliliydi. Müslümanların astronomiye dini ve manayla eğilmelerindeki sır buydu. Bettani de bu sözleriyle aynı gerçeği ifade etmeye çalışıyordu.



Kitab'z-Zic'in mukaddimesinde, kendinden öncekilerin çalışmalarına gördüğü hata ve ihtilaflar yüzünden böyle bir kitap yazmaya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bettani, bu kitabında mevcut teori ve istidalleri yeni gözlemlere dayanmak suretiyle ıslah edip geliştirdiğini belirtmektedir. Bu arada, şerh, tenkit,. ıslah ve ilavelerini kaleme almadan önce el-Mecisti'den yaptığı bütün iktibasları da büyük bir titizlikle kaydetmiştir. Elli yedi ''bahis''ten meydana gelen bu eserin ilk bahislerinde pratik tarifler verilmiş ve problemler ortaya konulmuştur. Bettani, 3. bahiste kendi trigonometrik fonksiyonlar teorisini geliştirmiş, 4. bahiste kendi gözlemlerini vermiş, 526. bahislerde çoğu astrolojik yorumların izahı için tertiplenmiş olan pek çok küresel astronomi probleminietraflı şekilde ve büyük bir vukufla münakaşa etmiş, bu arada da ortografik projeksiyon prensiplerine dayanan yeni düşüncelerini açıklayıp, küresel trigonometriye yeni çözümler getirmiş

ve ayrıca ilim alemine küresel trigonometrinin temel teoremlerinden olan "kosinüs teoremi" gibi çok önemli bir yenilik kazandırmıştır.



Batlamyus'un güneş, ay ve gezegenlerin hareketlerine dair teorisi 27-31.bahislerde ele alınmış, 32. bahiste çeşitli takvimlerde bunların her birindeki tarihlerin diğerlerine çevrilmesi anlatılmış, 33-48. bahislerde tabloların kullanılışları tarif edilmiş, 49-55. bahislerde astrolojinin esas meseleleri ele alınmış, 56. bahiste bir güneş saatinin, 57 .bahiste ise bazı astronomi alet-

lerinin yapımı anlatılmıştır .



Batlamyus kinematiğine karşı genelde açık bir tenkit tavrı takınmamış olmakla birlikte Bettani, Batlamyus'un ortaya koyduğu pratik sonuçlar hakkında ciddi bir şüphenin delillerini ortaya koyarak, onun güneş apojesinin veya ekliptik eğiminin değişmezliği iddiası gibi yahut gezegen hareketlerinin ana parametrelerinde yaptığı yanlışlıkları gibi pek çok hatasını bazen

açıkça, bazen de zımnen düzeltmiştir. İslam astronomları ekliptik eğiliminin değişimi konusuyla hayret verecek kadar erken tarihlerde ilgilenmeye başlamışlardır. Bu değişimin yılda 0.5 saniye mertebesinde pratik değeri olmayan bir farkla vuku bulduğu söylenirse, bu bilginlerin ilmi dikkat ve hassasiyetlerinin derecesi daha iyi anlaşılmış olur. Bettani'nin bu konudaki çalışmaları ne ilktir, ne de bir istisnadır. Fakat onun modern formüle tam anlamıyla uyan 23 derece 35 derece değerini bulurken, takip ettiği yolu dikkatle anlatması önemlidir.



Bettani, Kitübü'z-Zic'in 28. bahsinde, dört mevsimin uzunluklarını tesbit için yaptığı gözlemleri anlatmaktadır. Bettani bu gözlemlerden faydalanarak, Hipparkhos tarafından milattan önce 140'ta 65 derece 30 derece bulunan güneş apojesinin büyüyerek 82 derece 17'ye ulaştığını, aksantrisitesinin ise 2p 29 30"den 2 p 4' 45'ye düştüğünü tespit etmiştir. (lp yarı çapın

1/60'ıdır). Bettani'den önce Sabit b. Kurre de (veya Beni Musa) güneş apojesini 82 derece 45' olarak tespit etmiş ve Hipparkhos'un değeri ile karşılaştırıp 66 yılda 1 derece değiştiğini hesaplamış ve Batlamyus'un tekit eden 60 derece 30' değerini bulmuş olmasının imkansızlığını belirtmiştir. Leverrier formülü, Sabit b. Kurre'nin değerine karşılık 82 derece 50' 22", Büttani'nin-

kine karşılık 83 derece 45' 10" değeri vermektedir. Bettani'nin güneş yörüngesinin eksantrisitesi için bulduğu 2p 4' 45" değeri modern anlamda 0.017326'ya tekabül eder ve bu değer 880 senesi için bulunan 0.016771 değerine çok yakındır. Bettani, itidal noktalarının gerilemesi için de 66 yılda

1 derece değerini bulmuş ve tropik seneyi 365 gün 5 saat 46 dakika 24 saniye olarak hesaplamıştır ki, bu değer de 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniye olan gerçek değere çok yakındır.



M.Charles, "Geometride Metodların Tarihi Görünümü" adlı eserinde, Bettani'den söz ederken, onun sinüs ve kosinüs tabirlerini ilk kullanan kişi olduğunu ifade eder ve bu tabirleri güneş saati hesaplamasında bulduğunu, ona uzayan gölge adını verdiğini, buna modern geometride "tanjant" dendiğini belirtir.



Bettani'nin senelerce önce ileri atıp kullandığı buluşları Batı, asırlarca sonra kullanabilmiş ve onlara sahip çıkrnıştır. İslam Tarihi Araştırmacılarından Profesör Philip K.Hitti, "Muhtasar Arap Tarihi" adlı eserinde şunları kaydeder:



"Şüphesiz matematik bilginleri tanjant hakkında Bettani'den ancak beş asır sonra bilgi sahibi olabildiler. (Alman astronom ve matematikçisi) Rogiomanus (1436-1476) bununla müşerref olduğu halde ondan bir asır sonra yaşayan Kopernik (Copernicus, 1473-1543) bunu tanımıyordu."

Paris İslam Enstitüsü eski profesörlerinden Jacques Risler'e göre, yeni trigonometrinin gerçek mucidi Bettani'dir. Batı'ya trigonometriyi o öğretmiştir. Batı'da bu konuya ait ilk bilgiler

ona aittir. Trigonometrik bağlantıları bugün kullanılan şekliyle formülleştiren odur. Onun sayesinde trigonometri Batılıların anlayıp kullanabileceği bir şekle girmiş ve yaygınlaşmıştır .