Hastalığın üç dönemi çok önemlidir. Su kaybı, asidoz ve zehirlenme dönemleri. Bu üçü birbirine bağlıdır ve birbirinden etkilenir. Döngüsel biçimde her biri başlangıçta ya da bitiş dönemi olabilir. Su organizmanın yapısındaki en önemli maddedir ve yeni doğan bebekte vücut ağırlığının yaklaşık %70’ni oluşturur. Normal koşullarda alınan ve yitirilen suyun birbirini dengelemesi su miktarını sabit tutar. Ama bebekte su dengesi çok kolay bozulabilir ve ağır sonuçlar doğurur. Zehirlenmede su dengesini olumsuz etkiler. Bebek su içer içmez kusmaya başlar; terleme, solunum, en çok da ishal ve kusmayla sürekli sıvı kaybeder. Bu kayıp nereden karşılanır? Vücudun su yedekleri belli bir süre için bu duruma karşı koymaya yeter. Önce hücreler arası bölgedeki sıvı kullanılır. İshal bağırsak duvarından bağırsağa önemli ölçüde sıvı geçişi olur, ama kaybedilen miktardaki sıvı dokulardan kana geri emilerek bu kayıp hemen karşılanır.

Eğer bebek kendi haline bırakılır, etkili bir tedavi uygulanarak şok belirtileri düzeltilmez ya da kan kaybı giderilmezse hücreler de zamanla kendi sularını kaybeder ve çok ağır bir durum ortaya çıkar. Bundan en erken etkilenen sinir hücreleridir. Bu hücrelerin susuz kalması sinirsel-ruhsal belirtilere yol açar. Bunlar artık zehirlenmenin son evresinde olduğunu gösterir. Bebek çok az tepki verir, hangi konuma getirilirse öyle kalır, çok yorgun olarak soluk alır ve ağlamaz.