Taş devri 5-10 bin yıl önce bitmiştir. O zamandan bu zamana kadar genlerimizde çok az değişiklik olmasına rağmen çevresel şartlar ve özellikle de yiyeceklerimiz çok büyük oranda değişmiştir.



Özellikle son 50-100 yıl içinde doğal olmayan, işlenmiş ve katkı konulmuş gıdalar, margarin gibi kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği, mısır gibi sıcak preslenmiş sıvı yağlar aşırı şekilde kullanılmaya başlanmış; buna karşılık taze sebze, meyve ve tencere yemeklerinin tüketiminde de belirgin bir azalma olmuştur.



Gen yapımız ve buna bağlı vücudumuzda gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar doğal olmayan yiyeceklerin tümü ile başa çıkacak yeteneğe sahip değillerdir.



Genler ve yiyecekler arasındaki bu uyumsuzluk hali şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk , kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığa neden olmaktadır.



Bu hastalıklardan korunmak istiyorsak mümkün olduğunca 5-10 bin yıl öncesine benzeyen bir diyet uygulamalıyız.



Geleneksel diyet ile modern diyet arasındaki temel farklılıklar.





Geleneksel diyetler



Glisemik endeksi düşük

Vitamin ve mineralden zengin gıdalar

Verimli toprak sebze meyvesi

Doğal gübre

Sakatat ağırlıklı, et az

Hayvansal yağlar

Trans enoik yağ oranı düşük

Omega-6/omega-3 oranı düşük (4:1’ten az)

Özgür dolaşan gıda ürünleri

Katkısız gıdalar

Çiğ ve/veya fermente süt ve ürünleri

Islatılmış ya da fermente tahıl ve baklagiller

Rafine edilmemiş tuz

Fermente sebzeler

Fermente meşrubat (boza, şalgam, şıra vb)

Yavaş ısıtma

Toprak ve bakır kaplar

Yerli tohumlar





Modern diyetler



Glisemik endeksi yüksek gıdalar

Vitamin ve mineralden fakir gıdalar

Verimsiz toprak sebze meyvesi

Suni gübre, hormonlar

Et ağırlıklı, sakatat az

Bitkisel yağlar

Trans enoik yağ oranı yüksek

Omega-6/omega-3 oranı yüksek (20:1’den fazla)

Suni yemle beslenen hayvanların gıda ürünleri

Gıda katkı maddeleri

Pastörize homojenize süt ve süt ürünleri

Rafine ya da ekstrakte tahıl ve baklagiller

Rafine tuz

Konserve sebzeler

Gazozlar, kolalar, boyalı meşrubatlar

Hızlı ısıtma(mikrodalga)

Teflon, alüminyum

Melez tohumlar, genetiği değiştirilmiş tohumlar



Genel ilkeler



• İki beyaz (şeker ve beyaz un) mümkünse hiç yenmemelidir. Tuz (üçüncü beyaz) tamamen kesilmese de iyice azaltılmalıdır.

• Her yiyecek doğal şekline en yakın olarak tüketilmelidir.

• Yasaklar haricinde yeme sınırı yoktur. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz (patlayıncaya kadar değil).

• Çiğ yiyecekler toplam diyetin en az %60’ını oluşturmalıdır.

• Sabah çok, akşam az yiyin.





Etler



• Yağsız olmayacak, fazla pişirilmeyecek.

• Kırmızı et (tercihen yemlenen değil, otlayan hayvan eti), sucuk, kavurma, pastırma vb serbesttir. Katkı maddelerinden dolayı salam-sosis tercih edilmemeli.

• İddia edilenin aksine kırmızı et yemek koroner kalp hastalığına neden olmaz.

• Etin az yenmesi B12 vitamini, karnitin, koenzim Q10 ve bazı esansiyel amino asit eksikliklerine yol açabilir. Bu eksiklikler başka organlarınız gibi kalbinize de zarar verir.

Beyaz et



Tercihen köy tavuğu ve diğer özgür dolaşan kümes hayvanları yenilmeledir. Çiftlik tavuğu gün yüzü görmez; çeşitli hormonlarla hızlı büyütülür ve yediği yem doğal değildir; tadı kötüdür. Çiftlik tavuklarının avantajları ucuz olması ve çabuk pişmesidir.



Balık



• Ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük balıklar tercih edilmeli.

• Balık çiftliği balıkları ilaçla ve suni yemlerle beslenmeleri, tatlarının kötü olması ve çevreyi kirletmeleri bakımlarından sakıncalıdırlar.



Sakatatlar



• Sakatatlar hayvani gıdaların en değerli bölümleridir.

• Yasaklanmaları doğru değildir.

• Fakat veteriner gözetiminde kesilmiş hayvanların sakatatı yenmelidir.



Yumurta



En kaliteli protein kaynağıdır. Köy yumurtası tercih edilmeli. (Özgür dolaşan tavuklar!). Günde 1-4 adet yenilebilir. Tercih sırasına göre 1. Çiğ (enfeksiyon olmadığından eminseniz! (kabuğu sağlam, pis kokmuyor ve suya konduğunda yüzmüyorsa yumurta çok büyük bir olasılıkla temizdir),

2. Rafadan,

3. Lop,

4. Kızartma (mümkünse yenmemeli, yenilecekse, zeytinyağında ya da fındık yağında ya da tereyağında yapılmalı ve önce akı pişirilmeli, sarısı ayrıca çiğ olarak eklenmeli)



Yumurtanın yararları

• Görmede azlığına yol açan maküler dejenerasyonu azaltır (lutein)

• Kolesterolü düşürür(kolin)

• Bellek ve öğrenme kapasitesini artırır (kolin)

• Asetilkolini artırır

• Yumurta sarısı kalsiyumdan ve karotenoidlerden zengindir

• Çinko içeriği yüksektir

• Magnezyum içeriği yüksek (migren, fibromiyalji vb

• Antioksidan ve antienflamatuvardır.

• Omega-3’ten zengindir (Özgür dolaşan tavuklar!)

• A, D, K vitaminleri, demir, selenyum, riboflavin, ve niasinden zengindir.



Sebzeler ve yeşil yapraklılar



• Daha çok çiğ tüketilmelidir (salata tarzında).

• Koyu yeşil yapraklılar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir (kemik erimesinin önlenmesi!) ve ayrıca omega-3 yağ asidi içerir.

• Doğal yetiştikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada vb) mükemmeldir.

• Semiz otu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır.

• Patates yüksek şeker içerdiğinden yenilmemelidir. Kızartması ise hiç yenilmemelidir.

• Turp, havuç ve patlıcan da şeker içeriği yüksek olduğu için aşırı tüketilmemeli.