Tanrının Kırbacı ATTİLA.
''TANRI'NIN KIRBACI'' ATTıLA
ÇAğA damgasını vuran Türk! Doğu Roma ımparatorluğu'nu da dize getiren büyük komutan! Batılıların korkulu rüyası!.. ''Tanrının Kırbacı'' Attila!..
Büyük Hun ımparatorluğu'nun bir ucu Çin sınırında bir ucu Avrupa'nın göbeğindeydi. Doğu Roma ımparatorluğu da Batı Roma ımparatorluğu da yıllık vergiye bağlanmıştı. Bu Hun yumruğu altında kurulan Avrupa barışı yıllarında Attila Babası Muncuk tarafından Batı Roma'ya ''Barış Rehinesi'' olarak verilmişti. Böylece Hun ımparatoru Muncuk anlaşma hükümleri yerine getirildiği sürece savaş açmayacağını Roma'ya garantilemiş oluyordu.
Bir bozkır çocuğu olan Attila'nın Roma'da öğreneceği pek çok şey vardı. Roma'da dil öğrendi askerlik teşkilatı hakkında yeni bilgiler edindi politikanın nasıl yürütüldüğünü yakından inceledi. Fakat Roma'da Attila'nın asıl öğrendiği şey bu insanların Hunları ne kadar sevmediği ne kadar hor gördüğü ve ne kadar nefret ettiği idi. Tarihçiler Attila'nın Roma'yı yıkma kararına bu ''Barış Rehinesi'' günlerinde vardığını yazarlar.
BABASININ arkasından amcasının ölümünden sonra kardeşi Bleda ile birlikte Hun tahtına oturdu. Attila'nın yönettiği topraklar Bizans ımparatorluğu'na komşu idi. ılk iş olarak Batı Roma ımparatorluğu ile bir barış anlaşması imzaladı. 6-7 yıl Hunlara bağlı ülkelerin ve milletlerin merkeze bağlılığını sağlama ve güçlendirme işine ayırdı. Demir gibi bir otorite ve sağlam bir hiyerarşi kurduktan sonra Bizans'la yapılan anlaşmayı bozdu. Çünkü güneydoğu güven altına almadan Batı Roma'ya saldıramazdı.
Attila fırtına gibi akan süvarileriyle Bizans kalelerini bir bir ele geçirdi Trakya'ya kadar indi. Bizanslılar amana geldiler. Bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma yıllar boyu sık sık bozulacak savaşlar yapılacak yeni barışlar imzalanacaktır. Fakat her barış daha ağır şartları getirdiğinden Bizans tek kurtuluşu Attila'yı öldürmekte görmeğe başladı. Suikastler düzenledi. Muvaffak olmadıkça yeni savaşlara girmeye ve daha ağır şartlarla yeni barışlar imzalamaya mecbur oldu.
Attila Asya'yı ve Avrupa'yı Hun bayrağı altında birleştirmek çabalarını sürdürür bu maksatla Asya'da devlet yapısını güçlendirecek önlemler alırken kardeşi Bleda kendi askerleri tarafından öldürüldü (442). Artık Attila tek başına Hun ımparatorluğu'na hükmediyordu. Hun ımparatorluğu kendisinden öncede güçlü Avrupa'ya diz çöktüren direnilmez bir örgütü hiyerarşik bir ımparatorluk olması ve Priskos da dahil olmak üzere dünya hakimiyeti fikrine sahip teşkilatçı ve büyük bir imparator olarak görürler.
Kültüre büyük önem vermiştir. Batılılar ''Barbar'' diye göstermek isterler. Fakat ele geçirdiği ülkelerde bilim adamlarına büyük önem verdiğini çevresinde sürekli olarak Yunanlı ve Latin fikir adamlarını ve edebiyatçılarını bulundurduğunu da saklayamazlar. şaman dinine bağlı idi fakat bütün dinlere ve din adamlarına her zaman saygı göstermiştir. Roma kapılarına dayandığı günlerde Papa'nın kendisinden şehre girmemesini rica etmesi üzerine ordularını yüzgeri edip dönmesi fikre olduğu kadar imana da büyük saygısı olduğunu açıkça ortaya koyar.
Çok sade bir hayatı vardı. dünyanın en büyük hazinelerinin tek başına sahibi olduğu halde orduğahlarda askerleriyle birlikte yaşar onlar gibi yer içer onların hayatını paylaşırdı. Tantanalı Roma ımparatorluğu'ndan gözleri kamaşan Batılılar onun bu sade hayatını bir türlü anlamamışlar ve Büyük Hun ımparatorluğu'nu ''Çadır Uygarlığı'' deyimiyle kücümsemek istemişlerdir. Çadırın uygarlıkla bir ilişkisi olmadığını bugün herkes biliyor.
Attilai kendi imparatorluğu'nun geleceği bakımından Romalı'larla Got'ların arasını açmakta büyük yarar görüyordu. Buna çok çalıştı. Fakat Got'lar yalnız kaldıkları takdirde Attila'ya dayanamayacaklarını çok iyi bildikleri için Romalılardan kopmadılar tersine birleştiler. Bunun üzerine Attila yarım milyonluk bir ordu ile Batı-Got sınırına dayandı ve Orleans'ı kuşattı. şehir düşmek üzere idi. Bu sırada büyük bir Roma-Got ordusunun üzerine gelmekte olduğunu haber aldı. Strateji bakımından daha elverişli bir yere çekilmek için kuşatmayı bıraktı ve Chalons vadisinde düşmanlarını beklemeye başladı. 451 yılı yazında burada dünyanın en büyük savaşlarından biri yapıldı.
Hun atlıları korkunç savaş naralarıyla düşman saflarına fırtına gibi daldılar. Roma hatları bir anda parçalandı bayraklar düştü. Batı Gotları da bu saldırı karşısında neye uğradıklarını da anlayamadılar. ''Tanrının kırbacı'' Avrupa'yı kırbaçlıyordu.Gotların yaşlı ve tecrübeli kralı Teodoric Hun süvarilerinin kılıçları altında can verdi. Aetius'un Roma ordusu ise paramparça olmui savaş meydanını ölüleriyle doldurmuştu.
Hun kralı Attila'yı durduracak hiçbir kuvvet kalmamıştı artık. Tek başına cihan hakimi olabilirdi. Fakat bu sırada hiç beklenmedik bir şey oldu. Chalon savaşında Hun kılıçları altında parça parça olan Batı Gotları Kralı Teodoric'in genç oğlu babasının ölümü üzerine ordunun başına geçti. Krallarını kaybeden Got'lar yeni kralları Thorismund'un komutasında beklenmedik bir güç ve öfke ile karşı saldırıya geçtiler. Bu öylesine amansız bir saldırı idi ki zafer sarhoşluğu ile gevşemiş Hun askerleri param parça oldu. Attila'nın ordusu yenilmek üzere idi. Fakat Attila hemen komutayı ele geçirdi ve yenilgiyi düzenli bir geri çekilme haline koymaya muvaffak oldu. Böylece zafer yine Attila'da kalmış oluyordu.
BATI ROMA ıMPARATORLUğU ıLE BARIş ANLAşMASI
ATTıLA bir yıl sonra Batı Roma üzerine yürümüş yaman savaşlar vererek Roma kapılarına dayanmıştır. Roma düşmek üzere iken Papa Leon yanına aldığı iki Roma konsülü ve maiyeti ile birlikte Attila'ya gitti ve kendisinden şehre girmemesini rica etti. Bu ricayı Attila'nın neye kabul edip ordularını geri çektiğini. bugüne kadar tarihler çözememişlerdir.
Attila'nın niyeti Çin'i ele geçirmek Asya ve Avrupa üzerine bir dünya imparatorluğu kurmaktı. Fakat Burgonya Kralı'nın kızı ıldiko ile evlendiği gece şüpheli bir şekilde öldü. (453)