1. KİMLİK ÇÖZÜMLEMELERİ (Oyunun Kimliği)
1.1. OYUNUN ADI / YAZARI: Martı / Anton Pavloviç Çehov.
1.2. YAZILDIĞI YIL: 1896.
1.3. BÖLÜMLENMESİ: Oyun dört perdedir.
1.4. DİLMİZE ÇEVİREN: Ataol Behramoğlu.
1.5. TÜRKÇE BASKILAR: Çehov, Anton, Martı, Mitos Boyut Yayınları, İst., 1998.
1.6. KONU: Anton Çehov’un Martı adlı oyunu konusu şöyledir; Treplev, Nina’ya delicesine aşıktır. Nina ise Trigorin’den hoşlanmaktadır. Aşkını Nina’ya itiraf eder ama karşılık bulamaz ve bunun üzerinede Nina’nın ayaklarının dibine ölü bir martı bırakır, yakında kendisini de bu şekilde öldüreceğini söyler. Oyunun üçüncü ile dördüncü perdesinin arasında iki yıllık bir zaman aralığı vardır. Bu iki yıl içinde çok şey değişmiştir değişmeyen tek şey Treplev’in Nina’ya olan aşkıdır ama buna yine karşılık bulamaz ve oyunun sonunda Treplev kendini öldürür.
1.7. KİŞİLER: Arkadina, Treplev, Sorin, Zareçnaya, Şamrayev, Andreyevna, Maşa, Trigorin, Dorn, Medvedenko, Yakov, Aşçı, Hizmetçi kadın.
1.8. DEKOR DEĞİŞİMLERİ: Oyun Zorin’in çiftliğinde geçer. Üçüncü ile dördüncü sahne arasında iki yıllık bir zaman aralığı vardır.
1.9. ORTALAMA SÜRE: Yaklaşık iki buçuk, üç saat.
1.10. İLK OYNANIŞ: 1896 yılında Rusyaya’da oynanmıştır.
2. ORTAM ÇÖZÜMLEMELERİ
2.1. YAZILDIĞI DÖNEMİN SİYASAL-TOPLUMSAL KOŞULLARI:
Aleksandr II (1855-1881), “bürokratik despotizmin ve sınıflar hiyerarşisinin çöküşünü tescil eden ve bir modern bireysel özgürlük ve yasalar önünde eşitlik rejimine geçişi başlatan (R. Philippot) bir dizi büyük reformlara girişti. 1864 yasasıyla Zemstvo’lar kuruldu. Bunlar, üç ayrı seçmen topluluğu (büyük toprak sahipleri, kentliler ve köylüler) tarafından seçilen ve yerel çıkarlarla ilgili işleri yöneten bölge ve eyalet meclisleriydi. 1864 adli reformunun amacı, herkes için eşit ve devlet yönetiminden bağımsız bir adalet mekanizması kurmaktı. Bu reformlar otuz-kırk yıl sonra cidi sorunlar doğurdu. Köylülerin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetse bile zamanla nüfusun artması nedeniyle yetersiz kalmaya başladı. Böylece topraksızlık (malozemleniye) sorunu ortaya çıktı ve iç göçlere, yeni toprakların iskana açılmasına rağmen, giderek ağırlaştı.
Aleksandr II’nin reformları, Rusya’da kapitalizmin gelişmesine dönüşü olmayan bir hız kazandırdı, Kapitalizm, tarım alanına da girdi ve ticari üretim büyük ölçüde arttı.1880’li yılların sonunda, iktisadi ve sanayi gelişme temposu hızlandı. Halkın özgürlüğü grubu, 1879’dan başlayarak, Aleksandr II’ye karşı birçok suikast düzenledi ve sonunda çar 1881’de öldürüldü. 1897 tarihli yasa, Rusya’da iş hukukunun gerçek başlangıcını oluşturdu.
Nikolay II (1894-1917) dipten doruğa değişmekte olan bir imparatorluğun başında bulunuyordu. Sonra giderek çoğalan grev ve isyanların genişliği, Nikolay II’ yi 17 (30) Ekim 1905 manifestosu’nu yayımlamak zorunda bıraktı. Bu manifesto, başlıca özgürlükten güvence altına alıyor ve genel oyla seçilecek bir devlet dumasının toplanacağını vaat ediyordu. 1905’in son aylarında büyük sanayi merkezlerinde işçi ayaklanmaları meydana geldi ve buralarda işçi temsilcilerinden oluşan Sovyetler kuruldu. Bu arada, aşırı sağcı silahlı gruplar (Kara Yüzler) Yahudiler’i ve devrimcileri kitleler halinde öldürüyorlardı. Ocak 1906’da düzen yedin kuruldu; Nikolay II, vermek zorunda kaldığı ödünleri sınırlandırmanın yolların aramaya koyuldu ve bu amaçta bir Devlet konseyi kurarak bunu Duma tarafından kabul edilen tasarıları statüleştirenbir yüksek meclis durumuna getirdi (Şubat-Mart 1906) ve temel yasalar çıkardı (Nisan-Mayıs 1906).
Ekim 1905 manifestosu’nca tanınan dernek kurma özgürlüğü uyarınca yasal siyasal partiler örgütlendi. Böylece, meşrutiyetçi demokrat (KD ya da Kadetler). 17 Ekim birliği (oktobristler) partileri, işçi (trudovik) programını savunan Halkçı sosyalist parti ve birtakım milliyetçi sağcı partiler kuruldu. Stoliypin’in öldürülmesinden (1911) sonra, Nikolay II, çevresine artık yalnızca gerici ve işinin ehli olmayan bakanları toplar oldu. Nikolay II, bu baskıya karşı direndi ve orduların yüksek komutasını kendi üstüne aldı (Eylül 1915). Rus ordusu insanca ağır kayıplara uğruyor, Rasputin’in nüfuzu ve bazı askeri sivil makamların ihaneti hakkında çeşitli söylentiler ortalıkta dolaşıyor, bu arada bazı komplolar tezgahlanıyordu. Büyük fiyat artışları ve iaşe güçlükleri kentlerde ahaliyi çileden çıkarıyordu.
Nikolay II, 2 (15) Mart’ta tahttan feragat etti. Geçici hükümet ve Mayıs 1917’den başlayarak onunla işbirliği yapmayı kabul eden Sovyetler, savaş sorununu çözmeyi ve halk kitlelerinin özleyişlerine cevap vermeyi başaramadılar.
2.2. DÖNEMİN SANATINA EGEMEN OLAN AKIM: Gerçekçi akım.
2.3. OYUNUN TÜRÜ: Trajedi.
2.4. YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ:
Taganrog’da 1860 yılında doğmuş, Badenweilere, Almanya’da 1904 yılında ölmüştür. Bir azatlı kölenin torunu; küçük bir taşra bakkalın oğludur. Toprak köleliği düzeninin bir süre önce kaldırıldığı taşra illerinin mutlu havası içinde büyüdü. Yakın bir aile dostu yüzünden varını yoğunu kaybeden ailesi Moskova’ya göç etti. Ortaokula devam eden Anton,Taganrog’da kaldı ve Moskova’da büyük bir yoksulluk içinde yaşayan ailesine yardım etmek için mizah dergilerine hikayeler göndermeye başladı.
1879’da Moskova Tıp Fakültesine girdi. O sırada bir yazar olarak para kazanıp ailesinin geçimini sağlamaktan başka bir amacı yoktu. 1884’te Voskressensk, sonra da Zvenigorod hastanesinde görev aldı. İlk hikaye kitabı o yıl yayımlandı;Bukalemun/ Haneleon (1884), Prişibiyev Çavuş/ Unter Prichibelev (1885) ve Vanka/ Vanka (1886) adlı hikayelerindeki tipleri yarattı. Bu sırada birer perdelik kısa komedilerde yazdı: Tütünün Zararları/ O Verede Tabaka (1886), Ayı/ Medved (1888), Teklif/ Predlozenie (1888), Evlilik/ Jenitba (1889), Jübile/ Yubile (1891). Bu dönemde yazdığı oyunların en önemlisi İvanov/ İvanof (1887) adlı dramadır. Büyük bir yazar olarak gerçek ününü Bozkır/ Step (1888) adlı uzun hikayesiyle sağladı.
Hikayeleri, artık mizah dergilerinde değil edebiyat dergilerinde yayımlanıyordu. O yıllarda Rusya’da önemsiz görülen küçük ve büyük hikaye türü, Çehov ile birlikte önemli bir edebiyat ürünü sayılmaya başlandı. Şöhrete ulaşır ulaşmaz sert tenkitlerle karşılandı “siyasi bilinçsizlik” ile suçlandı. 1890 yılında kendisi gibi veremli olan kardeşlerinden birinin ölümü üzerine kürek mahkumlarının bulunduğu Sahalin adasına bir gezi yaptı; bu geziyle ilgili izlenimlerini Sahali Adası/ Osrov Sahalin (1893) adlı kitabında toplandı. Yabancı ülkelere ilk defa yaptığı yolculukta Avusturya, İtalya ve Fransa’ya gitti.
1891 yılında Moskova yakınlarında Melikovo çiftliğini satın aldı. Kıtlık ve kolera salgını başlayınca yeniden doktorluğa döndü. Köylere okul ve yol yapımında faal bir rol oynadı. Melikovo’da geçirdiği yıllar ( 1891-1897) son derece verimli oldu; 1892’de Ağustos Böceği/ Kuzneçik ve 6 Numaralı Koğuş/ Palto No. 6, 1896’da da Çardaklı Ev veya Bir Ressamın Hikayesi/ Dom s Mezaninom adlı hikayelerini yayımladı.
1896’da Martı/ Çayka adlı oyununun uğradığı gürültülü başarısızlık ve basının kinci saldırıları hastalığının ağırlaştığı bir döneme rastladı. Ondan sonra Çehov’un göç dönemi başlar. 1897-1898 kış aylarını Nis’te (Gounod Sokağı, 9 numaradaki “Pension Russe” adlı pansiyonda) geçirdi; Dreyfus olayını burdyken takip etti ve Zola’nın bu olay karşısındaki tutumunu hayranlıkla onayladı. 1898’de sonradan karısı olan Stanislavski Tiyatrosu oyuncularından Olga Knipper ile tanıştı. 1899’da Yalta’da arazi satın aldı; burada bir ev yaptırdı ve çevresini ağaçlarla donattı. Ev, şöhretlerin uğrak yeri oldu. Gelenler arasında Bunin, Şalyapin, Korolenko, Kuprin, Rahmaninof, Stanislavski gibi ünlü sanatçılar vardı.
Çehov, genç Maksim Gorki ile ilgilendi;1902 yılında Rus Akademisi, siyasi sebeplerle Gorki’yi üyelikten çıkarınca Çehov, 1899’dan beri üyesi bulunduğu akademiden istifa etti. Hastalığına rağmen çalışmalarını sürdürdü. 1898’de Kıllı Adam’ı/ Çelovek v Futlyare ve Tostoy’un yüksek sesle okumaktan haz duyduğunu söylediği Duçetka’yı; 1889’da KöpekliKadın’ı/ Dama s Sobaçkoy ve Gelin’i/ Nevesta yazdı. Hayatının son yıllarında ise, en büyük üç oyununu yarattı: Vanya Dayı/ Dyadya Vanya (1897), Üç Kız Kardeş/ Tri Sestri (1900), Vişne Bahçesi/ Vişneviy Sad (1903). 1904 yılında eşi Olga Kipper ile birlikte Almanya’ya Badanweiler’e gitti; orada öldü.
Çehov, dostlarıyla olmaktan, içkiden ve kadından hoşlanırdı. Sürekli olarak para sıkıntısı çektiğinden yazı yazmak onun için gündelik bir ödev olmuştu. İnsanlığı ve güçlü kişiliği, bir kölenin torunu olan Çehov’un “ruh hürriyetini” kazanmasını sağladı. Bayağılıktan, yalandan ve insanı alçaltan her şeyden nefret ederdi.
2.5. YAZARIN DÜNYA GÖRÜŞÜ VE TİYATRO ANLAYIŞI:
Şiirsel (lirik) gerçekçilik ve psikolojik gerçekçilik olarak nitelenen oyunlarında başlıcalıkla ömrünü yitirmiş eski düzen ile yeni düzenin gelmesi umudu arasında yaşayan devrim-öncesi Rus aydınları örneğinde, evrensel “insanlık komedyası”nın seçkin ürünlerini verdi; insanların iç dünyalarında toplumsal dış dünyanın dramını ortaya koyarak, öznel olarak acıklı olan ile nesnel olarak komik olanı bütünlüklü bir lirik-psikolojik “atmosfer” içinde birleştirip, iç eylem iç deneyimi dramanın temeline yerleştirdi; iyi kurulu oyun yapısını çözüntüye uğratarak, içselleştirilmiş eylemi öne çıkardı, dramatik imge ve tematiği ritmik bir yapı içinde kurdu; “yaşamın tuhaflığı”nı şiirsel ve buruk gülmeceli bir biçimde, melodram ile alaylama arasındaki ince bir dengeye dayanarak verdi; simgeci ve izlenimci psikolojik anlatım bütünlüğü içinde, zaman ve eşyayla doğrudan ilinti kurdu. İlk döneminde, “şakalar” olarak nitelendirdiği, vodvil ile farsı birleştiren tek perdelik gülmeceli oyunlar; ikinci evresinde ise, duygusal-natüralist, taşra-kent karşıtlığına yaslanan, “Moskovalı Don Juan ve Hamletler”i işleyen ana oyunlarını üretti.
2.6.OYUNUN, YAZARIN ÖTEKİ YAPITLARI ARASINDAKİ YERİ:
Martı’da insanın varoluşuda yatan gerçeği özgün bir yöntemle çıkarmaya çalışan Çehov, doğrudan diyalog yerine, dolaylı anlatımı uygulayarak, gerçeği sözcüklerin ötesinde ve ardında yakalamaya yönelir; komedyayı insanların özlemleri ile gerçeklik, insanın istekleri ile yapabilme gücü arasındaki uyumsuzluktan çıkarır. Martı’da, tüm kişiler, yaşamlarını düş kırıklığı ve özlemlerini gerçekleştirememenin kendilerine ilişkin gerçekliği çözememenin acısı içinde, yalnızlıklarıyla baş başa geçirirler; kimse istediğine yaşamda kavuşamamıştır. Yaşamayı başarabilenler, ancak kendi kişiliklerinden, insani ülkülerden ve sevgiden ödün vererek başarabilmişlerdir; buna karşılık, tam tersinlemeli biçimde, kişiliklerinden, ülkülerinden ve sevgilerinden ödün vermeyenler ise, yaşamda kalmayı başaramamışlardır.
3. DRAMATURGİ ÇÖZÜMLEMELERİ
3.1. TEMA
3.1.1. Ana Tema: Tutku.
3.1.2. Yan Temalar: Hırs, İhtiras, Özlem, Karamsarlık, Ölüm, Pişmanlık, Aşk, Düş kırıklıkları, Yalnızlık, Hayaller, Korku.
3.2. ÖNERME: Tutkuları doğrultusunda hareket eden insanlar hayatlarını düş kırıklığı ve özlemlerini gerçekleştirememenin, kendilerine ilişkin gerçekleri çözememenin acısı içinde yalnızlıklarıyla baş başa geçirirler.
3.3. MESAJ: Ellerindekinin değerini bilemeyen insanlar hem özlemlerine, hayallerin kavuşamazlar, hem de ellerindekini de kaybederler.
3.4. OYUNUN BİÇİMİ: Kapalı.
3.5. OLAYLAR DİZİSİ:
Kırlık bir mekanda ünlü bir tiyatrocu olan Arkadina Nikolayevna’nın göl kıyısındaki yazlık malikanesinin bahçesinde, tüm sayfiye sakinleri Treplev’in yazdığı oyunu izlemek için bir araya gelmişlerdir. Oyunun baş oyuncusu Nina Zarehnaya’dır. Treplev Nina’ya delicesine aşıktır ama ondan beklediği gibi karşılık görmez ve ölü bir martıyı Nina’nın ayakları önüne bırakıp, yakında kendisini de böyle öldüreceğini söyler. Nina Treplev’e karşılık vermez çünkü Arkadina’nın başarılı bir yazar ama değersiz bir kişiliği olan sevgilisi Trigorin’e tutkundur. Treplev öncelikle Nina’yı kıskanan annesi Arkadina ve sonralıkla yazdığı oyunu beğenmeyen izleyicilerin çıkışlarına sinirlenerek, oyunu yarıda keser. Treplev Nina’ya kendini öldüreceğini söyledikten bir hafta sonra kendini öldürmeye kalkar, Arkadina bu olayı Nina ile Trigorin’in birbirleriyle olan ilişkisini oğlunun kıskanmış olacağına bağlar ve dönmeye karar verir; Trigorin’in kardeşi Zorin Treplev’i yurt dışına göndermeyi önerir. Ama Arkadina bunu kabul etmez. Bu arada Trigorin Nina’yı bırakır ama Nina ne yapar eder onu tekrar kendisine bağlar. Mokova’ya gidip oyuncu olmak istemektedir. Moskova’ya gerçektende gider hatta orda yöresel bir tiyatroda vasat bir oyuncu olarak oynar da. İki yıl sonra kır sakinleri Zorin’in rahatsızlığı üzerine toplanırlar. Zorin’in kızı Maşa hala umutsuzca Treplev’i sevmektedir ama Medvedenko ile evlenmiştir. Treplev adını duyuran bir yazar olmuş, Trigorin, büyük bir yazar olmamakla birlikte hala ününü sürdürmektedir; Arkadina ise yaşlanmış hem sevgilisini, hem de yiten ününü korumaya çalışmaktadır. Duyduklarına göre Nina’nın da Trigorin’den çok yaşamayan bir çocuğu olmuştur. Birden Nina çıka gelir, Treplev Nina’yı büyük bir coşku ile karşılar ama Nina içeriden kahkahasını duyduğu Trigorin’i hala tutkuyla sevdiğini söyler ve evden ayrılır. Bunun üzerine, Teplev el yazmalarını yırtar, sessizce odasından çıkar ve bir el silah sesi duyulur. Treplev kendisini vurmuştur.
3.6. KARŞITLIKLAR
3.6.1. Oyundaki Karşıtlıklar: Oyun baştan sona kadar şu karşıtlık üzerine kurulmuştur;
Özlemler X Gerçekler.
İstekler X Yapabilme gücü
3.6.2. Karakterlerdeki Karşıtlıklar:
Nina X Arkadina
Hayallerine kavuşmak, Nina’nın isteklerini çoktan tatmış..
Treplev X Trigorin
Dürüst ve sadık, Hilekar ve sadakatsiz.
3.6.3. Karakterlerdeki Koşutluklar:
Nina X Treplev X Maşa
Üçüde aşık
3.7. DURUMLAR
3.7.1. Mekan:
3.8. KİŞİLEŞTİRME
3.8.1. Kişileştirmenin Genel Kurgusu
3.8.1.1.Tip: Sorin, Zareçnaya, Şamrayev, Andreyevna, Maşa, Dorn, Medyedenko, Yakov, Aşçı, Hizmetçi.
3.8.1.2. Karakter: Nina, Trigorin, Arkadina.
3.8.1.2.1. Eksen Karakter: Nina.
3.8.1.2.2. Karşıt Eksen Karakter: Treplev.
3.8.2. Rollerin Yapısal Özellikleri :
NİNA:
BİYOLOJİK ÖZL. PSİKOLOJİK ÖZL. SOSYOLOJİK ÖZL.
Bayan. Trigorin’e aşık. Oyuncu olmak istiyor.
Güzel. Azimli.
Genç. Sakin, sessiz.
Sağlıklı. Sadık.
TREPLEV:
BİYOLOJİK ÖZL. PSİKOLOJİK ÖZL. SOSYOLOJİK ÖZL.
Bay. Duygusal. Arkadina’nın oğlu.
Yakışıklı. Hırslı. Yazar olmak istiyor.
Genç. Saf, dürüst, sakin.
Sağlıklı. Nina’ya aşık.
ARKADİNA:
BİYOLOJİK ÖZL. PSİKOLOJİK ÖZL. SOSYOLOJİK ÖZL.
Bayan. İhtiraslı. Treplev’in annesi.
Güzel. Hırslı. Yalnız.
Orta yaşlı, yaşlı. Trigorin’e aşık. Ünlü bir oyuncu.
Sağlıklı.
TRİGORİN:
BİYOLOJİK ÖZL. PSİKOLOJİK ÖZL. SOSYOLOJİK ÖZL.
Bay. İhtiraslı. Zorin’in kardeşi.
Yakışıklı. Hırslı. Yalnız.
Genç. Hilekar. Ünlü bir yazar.
Sağlıklı. Hırslı.
3.9. MOTİF: Martı = Özgürlük, mutluluk.
Ölü Martı = Özgürlüğün ,mutluluğun tükenişi, kalmayışı.
4. KAYNAKLAR
4.1. BAŞVURU KAYNAKLARI
-Tarih Ansiklopedisi.
-Meydan Laorrusse.
-Ana Britannica.
-Grollier İnternationel Americana.
-Devrimler ve Karşı-Devrimler Ansiklopedisi.
4.2. MESLEKİ KİTAPLAR
-Dünya Tiyatrosu Tarihi 2 / Özdemir NUTKU.
-Tiyatro Tarihi / Oscar BROCKETT.
-Tiyatro Oyunları Sözlüğü 1 / Aziz ÇALIŞLAR.
-Tiyatro Adamları Sözlüğü / Aziz ÇALIŞLAR.
-Oyundan Düşünceye / Sevda ŞENER.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla