Cinsellik açısından beden bakımı özel bir önem taşır.
Çünkü beden bakımı, sağlık anlamına gelir. Ne yazık ki cinsel konulara
tam sağlıklı bir yaklaşım günümüzde yeryüzünde henüz yeterince
yerleşmemiştir. Özellikle kadınların cinsel baskı, bilgisizlik,
utangaçlık gibi etkilerle konuyu bir “ayıp” örtüsü altında tutmaları
bunun başlıca nedenlerindendir. Oysa cinsel sağlık konuları kadınların
kendi aralarında en çok tartıştıkları mahrem konulardandır.
Ayrıca gazete ve dergilerin sırdaş sütunlarına gelen mektuplarda da
kişilerin pek çok cinsel sağlık sorunu sergiledikleri görülür.
Akıntıların ne anlama geldiği, hangi tür doğum kontrolü
uygulanabileceği, elle doyuma ulaşmanın herhangi bir hastalığa yol açıp
açmadığı gibi sorunların arkasında cinsel sağlığa karşı takınılan yanlış
tutumlar bulunmaktadır.
Oysa beden bakımının kuralları oldukça basittir. Kadınlar bedenlerinde
herhangi bir değişiklik fark ettiklerinde, bir şişlik ya da olağan dışı
bir kanama, akıntı gördüklerinde derhal hekime görünmelidirler. Herhangi
bir değişikliği .hekime muayene olmaksızın görmezlikten gelmek hatadır.
En azından üç yılda bir smir testi diye bilinen serviks kanseri
testlerinden yaptırmak, sağlık açısından çok önemlidir. Utanma ve
sıkılmadan dolayı hekime başvurmayı geciktirmek teşhisin de gecikmesine
neden olur. Bu da en büyük tehlikeye yol açar. Rahim kanserinde
iyileştirilme oranının yüzde yirmileri bulduğu, oysa erken teşhis
sayesinde bu oranın rahatça yüzde doksanlara varabileceği
söylenmektedir.
Erkek ve kadın açısından beden bakımının en önemli yönü temizlik
kurallarına uymaktır. Su ve sabun pek çok sağlık sorununun önüne geçmede
yararlı unsurlardır.
Hekimler bu sayede cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma
olasılığının bile büyük ölçüde azaldığını söylemektedir. Sağlıklı
durumdaki bir vajinanın doğal olarak berrak, renksiz ya da süt kıvamında
salgıları vardır.
Bunlar bu duyarlı bölgeyi nemli tutmaya ve dolayısıyla dıştan gelen
mikropların kolayca yer etmemesine yararlar. Cinsel bölgenin her gün
yıkanıp silinmesi, bu salgıların terle karışıp bir kokuya yol açmalarını
önler. Aynı şekilde penis üzerinde de bu organın yıkanıp temizlenmesini
gerekli kılan az miktarda bazı salgılar birikir. Kadınların cinsel
organlarını silerken bu hareketi önden başlatarak arkaya, makata doğru
silmeleri en doğru olur. Aksi yöndeki hareket, makat yöresinde barınan
birtakım mikropların kolaylıkla vajinaya girmelerini sağlayacaktır.
Bide, cinsel organların oturur durumdayken yıkanabilmelerini sağlar.
Sıcak ve soğuk su fışkırtarak vajina duşuna olanak verir. Bundan başka
elle sıkılan lastik bir pompayla vajinaya ılık su sıkarak lavaj yapmak,
bazı iltihaplı akıntılara karşı iyi bir tedavi ve temizlik yöntemidir.
Günümüzde cinsel organların doğal kokularını yok edici birtakım parfüm
ve deodorantlar kullanmak moda haline gelmiştir. Bunların kullanımı
beden bakımının gerekleri arasına girmez. Hatta bazılarının
içerdiği kimyasal maddeler yüzünden kişide alerjik tepkilere yol
açtıkları görülür. Sağlıklı durumdaki cinsel organların kokuları itici
olamaz. Bunların bakımına en uygun maddeler su ve sabundur.
Cinsel organların bulunduğu bölge, nem ve ısı bakımından mikropların
yerleşmesi ve gelişmesi için oldukça uygun bir ortamdır.
Cinsel organların dışarıya açılan ağızları birçok mikrobu
barındırabilecek ve içeriye aktarabilecek durumdadır. Aynı şekilde,
vücudun bir başka yerindeki mikrop odağından da kan ve lenf yoluyla
taşınan mikroplar üreme yollarına gelebilir. Erkeklerde idrar yolundan
gelen mikropların prostata ve testislere atlaması, bazen sperma yapımını
bozarak kısırlığa sebep olabilecek kadar tehlikeli durumlar doğurabilir.
Kadınlar bu bakımdan daha da dikkatli olmak zorundadırlar. Bu bölgeler
çok girintili çıkıntılı olduğundan bu girintilerde salgı ve idrar
birikebilir. Gerekli özen gösterilmezse bu birikintiler tahrişe,
kokulara ve rahatsız edici kaşıntılara neden olabilir.
Genital bölgelerde çeşitli mantar ve parazitlerin üremesi çok kolaydır.
Bu nedenle çoğu kadın bu bölgelerde meydana gelen rahatsızlıklardan
yakınmaktadır. Kaşıntı, akıntı ve normalin dışında bir kokunun
varlığından rahatsız olmalarına karşın özellikle ülkemizde çok az sayıda
kadın bu tür rahatsızlıklara karşı bilinçli bir duyarlılık
göstermektedir.
Günümüzde cinsel organların bulunduğu bölgedeki tüylerin alınmasının
özellikle yaz ayları dışında gereksiz olduğu düşüncesi yaygındır. Ayrıca
iç çamaşırı seçimi de çok önemlidir, bunların şıklıklarından çok
sağlıklı maddelerden yapılıp yapılmadıklarına dikkat etmek gerekir.
Sentetik kumaş ve naylondan yapılmış çamaşırlar kolayca tahnşe yol
açabilirler. Bu nedenle kullanılmaları cinsel organların sağlığı
açısından zararlıdır. Kadınlar, özellikle adet zamanları ve doğum
sonrasında temizliğe son derece özen göstermek zorundadırlar, çünkü bu
dönemlerde rahim, mikroplar açısından çok uygun bir ortamdır. Gerekli
bakım ve temizlik yapılmadığı takdirde bu bölgelerde en çok görülen
rahatsızlıkların başında çeşitli mantarlar gelir. Bu hastalık kadınlarda
nemlenme, akıntı ve kaşıntıyla kendini gösterir ve vajina ağzında
kepeklenme olur. Bu bölgelerde, bazı mikrobik sivilce ve cerahatli
yaralara ve “cinsel herpes” denilen uçuklara da rastlanır. Cinsel
organlara temas eden sentetik elyaflı giysiler ve temizlik için
kullanılan bazı maddeler, krem, pomad, deodorant ve doğum kontrolü için
kullanılan spiral ve prezervatif gibi gereçler de bazı alerjik
döküntülere neden olabilirler. Günümüzde cinsel organ temizliği denince
parfüm ve deodorarıtların kullanılması akla gelmektedir. Gerçekte bu tür
maddeler hoş bir koku vermekten başka işe yaramazlar. Tersine alerjik
durumlara ve tahrişe neden olurlar. Temiz olduğu sürece bu bölgenin
kendine özgü kokusu hiç de
rahatsız edici değildir. Eğer, normalin dışında bir koku varsa bu kokuyu
yapay maddelerle bastırmaya çalışmaktansa hemen bir doktora başvurup
kokunun nedeni bulunmalı ve tedavi edilmelidir.
Vajina ve rahim iltihapları da kadınlarda çokça rastlanan
rahatsızlıklardır. İleri durumlarda şiddetli sancılara da neden
olabilirler. Özellikle, yaz aylarında denizden çıkınca mayo
değiştirmeden ıslak mayoyla oturmak birçok böbrek rahatsızlıklarıyla
beraber sözü edilen iltihabi durumlara da yol açabilir. Belli sürelerde
lavaj yapmak ve vücudu sıcak tutmak bu tür rahatsızlıkları büyük ölçüde
engeller. Genital organlardaki kaşıntı, akıntı ve koku gibi
rahatsızlıklar kadının cinsel yaşamını da etkiler. İltihap ve akıntılar
vajinada tahrişe ve birtakım yaraların açılmasına neden olabilir. Bu
tahriş ve yaralar cinsel birleşme sırasında kadına acı verebilir ve zevk
almasını engeller. Normalin dışında bir konunun varlığını bilen kadın da
eşinin bu kokudan rahatsız olacağını düşünerek cinsel birleşmeye karşı
isteksizlik duyabilir ya da kendini yeterince birleşmeye veremeyebilir.
Üreme organları vücudumuzun en önemli ve nazik organlarından biri
olduğuna göre bu konuda hemen her yaşta sağlık bakımından gözetilecek
noktalar vardır. Bu arada küçük çocuklarda da bu konu önemle ele
alınmalıdır. Bebeklerin cinsel bölgeleri büyük bir özenle ve incitmeden
temizlenmelidir. Kızların üreme organları mikrop kapmaya meydan vermemek
için önden arkaya doğru ve dudaklar aralanarak iyice temizlenmelidir.
Sünnet olmamış erkek çocuklarda, cinsel organın ucunu kaplayan deri
yavaşça geriye itilmeli ve bu derinin altı temiz bir suya batırılmış
pamukla silinmelidir. Deri kolayca ileri itilmiyorsa hemen bir doktora
başvurulmalıdır.