Cinsel bezlerin belirli bir yaşta işlevlerini durdurması anlamında erkekler için bir menopoz olayı yoktur.

Testisler etkin olarak kaldığından yaşlı erkekler çocuk sahibi olabilirler.

Testisler sperm üretebilir. Bununla birlikte elli yaşlarında testosteron üretimi azalmaya başlayacaktır. Üretimde görülen bu azalma kadınlarınkine benzeyen fiziksel ve duygusal sorunlar yaratabilir. Genellikle cinsel dürtülerde bir düşüş gözlenir. Bu yüzden orta yaşlı erkekler duygusal açıdan bir dengesizlik geçirebilirler. Bu durum, erkeklerdeki yaşdönümünün belirtisidir.

Yaş etmeni hiçbir zaman uyarıcı bir durum ya da çekici bir dişi karşısında erkeğin istek duymasını engellemez. Ancak yaşın ilerlemesi erkeğin cinselliğe olan ilgisinin

azalmasına, orgazm isteğinin ancak cinsel fantezilerle birlikte ortaya çıkmasına neden

olur. En hafıf bir uyarımla bile hemen penisi sertleşen 15-16 yaşlarındaki bir çocuğa oranla, yaşlı

erkeklerde penisin sertleşmesi için birkaç dakika uyarılma gerekir. Bu durum erkeğin zevk almasını ve bir eş olarak çekiciliğinin sürmesini engellemez. Fiziksel olarak sağlıklı bir erkek, yaşamının sonuna kadar iyi bir cinsel ilişki sürdürebilir.

Eğer kişi yaşlanma sürecinin farkında değilse gerçekte çok normal olan gelişmeler

nedeniyle kaygılar duyabilir. Sertleşmenin sağlanmasından önce birkaç dakika uyarıya gereksinme duyan bir erkek

kendisini cinsel ilişki için çok yaşlı düşünebilir ve bu yüzden cinsel ilişkiden sakınabilir. Cinsel dürtüleri biraz azalmış bir erkeğin

eşi, kocasının artık “güçsüz” bir insan olduğunu vurgulayarak yanlış bir tutuma girerse bu durum

erkeği incitebilir.

Yaşlı bir çift, sevişmedeki alçak frekansı ve uyarı ihtiyacını o zamana

kadar geliştirdikleri cinsel tekniklerle giderebilirler.

Bir erkeğin yaşlanınca cinsel yeteneklerini kendiliğinden yitireceği inancı yanlış bir

düşünceye dayanır. Orta yaşlı ya da yaşlı erkeğin geçirdiği doğal değişiklikleri kavraması ve davranışlarını cinsel etkinliğe uyarlaması gerekir. Elbette ruhsal değişiklikler kişiden kişiye değişir. Bir erkeğin cinselliğini belirleyen kesin kurallar yoktur. Herbiri ayrı ayrı etkileyen psikolojik ve fiziksel etkenler söz konusudur. Bu yüzden değişikliklerin ne zaman ortaya çıkacağını ya da erkeğin yaşlanma belirtilerini ne zaman göstereceğini belirlemek çok zordur.

Erkeğin yaşlılıkta geçirdiği başlıca değişikliklerden birisi de erbezi torbalarının

(scrotum) sertleşmesi sürecine gençlik döneminde olduğu kadar güçlü bir biçimde eşlik edememesidir. Kimi erkeklerde bu durum hiç görülmeyebilir. Ne var ki bu değişikliğe erkekler pek aldırmazlar. Çünkü bu durum eninde sonunda bir yan etkendir ve sevişmedeki başarıyı etkilemez.

Erkeğin kendisindeki değişiklikleri nesnel bir bakışla gözlemesi ve paniğe kapılmaması gerekir. Cinsel tepkilerdeki ve isteklerdeki değişiklikler hiçbir zaman yetersizliğe ve iktidarsızlığa yol açan özellikler değildir. Bu değişiklikler yaşamın sürekli olarak değişen

ritmlerine insanın uymasından başka bir şey değildir. Bir erkeğin ileri yaşlarda etkin bir cinsel yaşamı sürdürememesi bütün bu değişikliklere ayak uyduramaması demektir.