Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    -Site Yöneticisi- Caner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    12.481

    İpek Yolu Nedir? İpek Yolu Hakkında Bilgi

    İpek Yolu uygarlık tarihinde hiç kuşkusuz çok önemli bir yere sahiptir. Adını Çin'den gelen ve taşınan başlıca mal olan İpek'ten alan bu yol iki büyük uygarlığın, Roma ile Çin'in arasındna ticaret, din, kültür ve sanat alanında bir köprü vazifesi görmüştür.


    Çin'den başlayıp Akdeniz kıyılarına kadar devam eden bu uçsuz bucaksız kervan yolu onbeş yüzyıl boyunca doğuyla batı arasında çok önemli bir ticaret yolu olarak kalmıştır.

    Hindistan'da doğan Budacılık bu yol üzerinden Orta Asya'ya ve Uzak Doğu'ya yayılmıştır. Bu yol aynı zamanda Yunan ve Roma dinlerinin, Nasturi Hıristiyanlığının, Türklerin dininin, Şamanlığın, Mani Dini'nin, Mazdehizm'in ve daha sonra İslamiyet'in yayılma ortamı bulduğu bir yol, bir bölge olmuştur.

    Denilebilir ki eski Yunan, İran, Hint, Türk ve Çin uygarlıkları birbirleriyle bu yol üzerinde buluşmuşlardı. Yine denilebilir ki İpek Yolu olmasaydı Orta Asya'nın sadece siyasi ve ekonomi tarihi değil, kültür ve din tarihi de çok farklı biçimde gelişirdi.




    Doğunun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin'den Avrupa'ya ulaşan ticaret yolların oluşturmuştur. Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin'in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan'ın Kaşgar kentine gelirler; burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizine; diğeri ile de Karakurum Dağlarını aşarak İran üzerinden Anadolu'ya ulaşırlardı. Anadolu'dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden karayolu ile Avrupa'ya giderlerdi. Doğudan batıya doğru gelişen bu ticari harekette, daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden yararlanılmıştır. Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları, zaman içinde 'İpek Yolu' olarak adlandırılmıştır. İpek Yolu, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihi ve kültürel zenginlik sunmaktadır. Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolunun hem bir ticaret yolu, hem de tarihi ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırılarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlatılmıştır.



    Tarihi İpek Yolu, eski Çin medeniyetini Batı’ya ulaştıran önemli bir kanal olmakla birlikte, aynı zamanda Çin ve Batı arasındaki ekonomik ve kültürül temaslardaki önemli bir köprüydü. Genel anlamdaki İpek Yolu, Batı Han hanedanı döneminde Zhang Qian tarafından başlatılan, doğuda Chang’an şehrinden başlayan, batıda Roma imparatorluğunda son bulan bir kara ulaşım hattıdır. İki güzergaha bölünen İpek Yolu’nun güney güzergahı, Dunhuang ve Yangguan geçidinden geçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Kunlun Dağları ve Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Da Rouzi (bugünkü Xinjiang Özerk Bölgesi ve Afganistan’ın kuzeydoğusu) , Anxi (bugünkü İran) ve Tiaoshi (bugünkü Arap yarımadası) üzerinden Roma İmparatorluğu’na ulaşırdı. İpek Yolu’nun kuzey güzergahı, Dunhuang ve Yumen geçidinden geçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Tianshan Dağları’nın (Tanrı Dağları) güney eteklerinden Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Dawan ve Kangju devletleri (bugünkü Orta Asya) üzerinden güney güzergahıyla birleşirdi. Bu iki güzergah, “Kara İpek Yolu” olarak da adlandırılıyor. Bilinen “İpek Yolu”nun yanı sıra, pek bilinmeyen iki İpek Yolu daha var. Bulardan biri, “Güneybatı İpek Yolu” olarak adlandırılıyor. Sichuan eyaletinden başlayan bu yol, Yunnan eyaletinden sonra İravadi Nehri’nden geçerek Burma’nın kuzeyindeki Mogoko’ya ulaşır, sonra Çindvin Nehri’ni geçerek Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Mopal’a, oradan da Ganj Irmağı’nı izleyerek Hindistan’ın kuzeybatısından İran Platosu’na ulaşırdı. Bu İpek Yolu, bilinen “Kara İpek Yolu”ndan çok daha eskiydi. Çinli arkeologlar, 1986 yılında Sichuan eyaletine bağlı Guanghan şehri yakınlarında gizemli “Sanxing Dui” kalıntılarını tespit ettiler. Bundan 3 bin yıl öncesine ait olduğu anlaşılan “San Xingdui” kalıntılarından 142 santim uzunluğundaki altın sopa, dört metre yüksekliğindeki “Kutsal Ağaç”, farklı boyutlardaki bronz insan heykelleri, büstler ve maskeler gibi Batı Asya ve Antik Yunan medeniyetlerinin özelliklerini taşıyan çok sayıda tarihi eser çıkarıldı. Uzmanlar, bu tür tarihi eserlerin büyük olasılıkla o dönemde Doğu ile Batı arasında yapılan kültürel değişimler kapsamında Çin’e getirildiğini düşünüyorlar. Bu varsayımın doğru olduğunun tespit edilmesi durumunda, buradan geçen İpek Yolu’nun bundan 3 bin yıl önce kurulduğunu söylemek mümkün olacak. Karadaki İpek Yolları’nın yanı sıra bir de “Deniz İpek Yolu” vardı. Guangzhou limanından Malaka Boğazı’nı geçerek Sri Lanka, Hindistan ve Doğu Afrika’ya ulaşan “Deniz İpek Yolu”’nun Song hanedanı döneminde oluştuğu, Doğu Afrika’daki Somali’de yapılan kazılarda çıkarılan tarihi eserlerle kanıtlandı. Çin ve dünya uygarlığının başlıca beşiği olan ülkeleri bir araya getiren Deniz İpek Yolu, geçtiği ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari temasları yoğunlaştırdığı için “Doğu ve Batı Arasındaki Diyalog Yolu” olarak da adlandırılıyor. Tarih kayıtlara göre Marco Polo, Çin’e Deniz İpek Yolu üzerinden gelmiş, dönüşte yine Çin’in Fujian eyaletine bağlı Quanzhou limanından gemiye binerek bu yolu izleyip memleketi Venedik’e dönmüştü.




    Avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı ile tanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "İpek Yolu" olarak adlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır. Çin'in en uç noktasından başlayıp Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerek İstanbul'da birleşen ve oradan da Avrupa'nın içlerine giden bu yol boyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de sağlamıştır.

    Ortaçağda İpek Yolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ın kuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir. Ayrıca, Anadolu'da Güneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakya üzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop, Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerinden Avrupa'ya ulaşırdı. Osmanlıların İstanbul'u alması sonucunda Osmanlı denetimine girmiş ve Avrupa'nın yeni ticaret yolları aramasına neden olmuştur. Coğrafi keşiflerin sonucunda önemini yitirmiştir.



    ipek yolunun türk kültürüne katkıları:

    Kervansaraylar İpek Yolu’nun körelmesiyle eski önemini kaybetse de menzil hanları olarak işlevini sürdürmüş, hatta edebiyatımızda da yerini almıştır. F. Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları” adlı uzun, destansı şiirini ve o şiirde anlatılan halk şairi Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ın acıklı hikayesini okuyucularımız biliyordur. Bilmeyen gençler de bir an önce öğrenmelidir. Yazarın konakladığı han Ulukışla civarında bir yerde olmalı ki Reşat Nuri Güntekin Anadolu Notları kitabında mototrenle önünden geçtiğini anlatmaktadır. Köylü bir yolcu yazara hanı göstererek “işte Faruk Nafiz’in hanı beyim” der. Düzgün kıyafetli, kıravatlı bir başka yolcu ise “hayır, o falancanın hanı” diyerek aklınca yanlışı düzeltir. Halkımız sürprizdir, insanı şaşırtır. Benzer olaylara hepimiz tanık olmuşuzdur.
    İPEK İPLİKLE YAPILAN OYALAR VE DOKUMALAR
    Türkiye bir İpek Yolu ülkesi olduğundan ipekle yapılan çeşitli üretim çağlar boyu gündelik hayatta kullanılmıştır. En mütevazı köy evinden bey konaklarına kadar herkesin ihtiyacını karşılamak üzere. Yakın zamanlara kadar el tezgahlarında üretilen dokumalardan yapılan çarşaf, peşkir, peştemal, yağlık, mendil, çevre başörtüsü, kadın ve erkek giyim eşyası özellikle taşrada kız çeyizlerinin başlıca eşyaları arasındaydı. Bugün bile Anadolu’nun geleneklerini koruyan birçok yerinde ipek böceği kozasından iplik üretimi artık ticari amaçla yapılmasa bile çeyiz sandıkları için özel olarak gerçekleştirilmektedir. Azalarak da olsa kız ve oğlan taraflarının düğünlerde karşılıklı gönderdikleri bohçalarla (dürü) ipek iplikle yapılmış süslü yazma ve kırepler hediye edilmektedir. Yazları bağa göçme geleneğinin sürdüğü birçok yerleşmede ve eski İpek Yolu’ndan birer anı olan küçük müze kasabalarda ipek böceği beslenmekte ve aile ihtiyaçları için numunelik de olsa ipek üretilmektedir. Hünerli halk kadınları ipeği kozadan çekip bükmekte ve de boyayarak iğne, mekik, tığ, firkete gibi gereçlerle benzersiz güzellikte oyalar yaratarak nenelerinin mirasını yaşatmaktadır (acaba ne zamana kadar?). Bu oyalar ilhamını doğadan, sebze ve meyvelerden almakta ve bölgelere göre farklılıklar göstererek taşıdıkları adlarla bir kat daha sevimlileşmektedir. Mekik oyaları batılılar tarafından bilinse de üç buutlu çiçek örnekleri bize mahsustur. İğne ve firkete oyalarıysa hiç tanınmamaktadır. Oyaların süslediği kadın başları hakkında elimizde bulunan en eski örnek 13.yüzyıla ait bir Selçuklu kadın heykelindedir ve İstanbul’da Türk-İslam Eserleri Müzesi’ndedir.
    Evet, Selçuklu’da heykel de var. Sebebi Selçukluların Hanefi-Maturudi itikatta oldukları için sanatkarları özgür bırakmaları imiş
    Tanzimatla başlayan kültürümüze yabancılaşma Cumhuriyet’le devam etmiş, açılan kız meslek okullarında halk kaynaklarına eğilmek bir yana batı özentisiyle şapka yapımı, filtre işi, Paris puanı, vs. öğretilmiştir. Pek az aile ellerindeki hazinenin kıymetini bilebilmiş, yüzüne bile bakılmayan sandık eşyası eskicilerin eline geçmiştir. Görmedikse de Atina’daki ünlü Benaki müzesinin İstanbul’da bohçacılardan toplanan eşyalarla kurulduğunu duymuşluğumuz var. Sonradan sonraya misafir gelen yabancı devlet büyüklerine hediye vermek ihtiyacı doğduğunda okullarda Türk nakışları öğretimi ve üretimine geçilmişse de oyalar ve tezgah dokumaları bir türlü ele alınamamıştır. Ancak Olgunlaşma Enstitüsü bugün Milli Eğitim’in yüz akı bir kurumudur ve zamanla ihtiyaçlara göre de kendini yenilemiştir.
    Bizim dokumacı bir millet olduğumuzu bizden başka herkes bilir. Bursa ipeklileri evladiyeliktir, Antakya imalatı da öyle (ne yazık ki ipekçiliğimiz son nefesini vermek üzeredir, üretim acınacak miktarlara düşmüştür). Yolu düşüp Lizbon’da Gülbenkyan müzesinin Şark eserleri salonundaki 16.yy. Bursa ipeklilerini görenler ne demek istediğimi anlar. Kumaşlar özel aydınlatılmıştır. Batı eserleri salonunda sergilenen Bursa kumaşlarının kötü İtalyan taklitleri ise esas dokumacıların kim olduğunun ispatıdır. İtalyanlardan sonra ihtilal öncesinde Fıransız tüccar Ankara’ya musallat olmuş ve önce sof sonra tiftik kaçakçılığına başlamıştır. Bizim devrimperestlere buradan duyurulur. Fransız burjuvasını pek takdir ederler de. En kurnazı İngiltere de Baltalimanı antlaşmasıyla Osmanlı kumaşını bitirmiştir. 19.yy.da binlerce tezgahımızı susturan İngiltere’ye halen gönderilen terzilerin kullandığı tela kumaşı her nasılsa Boyabat çevresinde kalabilmiş birkaç tezgahın üretimi imiş. Şaşılası iş.

    Yabancıların el sanatlarımıza ilgisinin artması ve aydınların geç de olsa konuya eğilmeleri üreticilerin para kazanmasını sağlamıştır. İfade, renk ve çeşitlilik bakımından şaheser olan oyalarımız kültür varlığımızın önemli bir yönüdür. Oyalarımızla hiçbir bakımdan yarışamayacak durumda olan Belçika dantelleri için Belçika’nın Buruj (Brugges) şehrinde müze olduğunu bilmekteyiz. Birçok sanayileşmiş ülke halk sanatlarını kaybolmadan derlemek için gerekeni yapmaktadır. Biz de ise ne Kültür Bakanlığı ne de Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda herhangi bir temelli çalışma içindedir. Yiğidi öldür ama hakkını yeme hesabı Ankara Belediye Başkanı M. Gökçek BELMEK kurslarıyla el sanatlarına sahip çıkmıştır. Kaynaklar kurumadan bu örneğin çoğalmasını dileriz. Halk zevki hızla soysuzlaşmaktadır. Dinci puropaganda etkisiyle başörtüsü ebatları değişmiş, “kağıt içi” olarak bilinen yazmalar imalattan kalkmıştır. “Çemberimde gül oya”nın yerini fabrikasyon polyester gipür danteli almıştır. Çingene pembesi, narçiçeği, gülkurusu, mor ve arkadaşları kaybolmuş, gam, kasavet renkleri içi karartır olmuştur. Evlerden oyalar, nakışlar, dantel kırlentler de kaybolmakta, yerini Salı pazarında satılan ithal malı, basmakalıp ve çürük Çin, Hint, Nepal malları almaktadır. Daha kötüsü birçok yeni evlinin evi dekorasyon dergilerindeki büro evlerden özenti ve çıplaktır. Tercüme dekorasyon dergileri kötü Türkçeleriyle küresel zevksizliği dayatmaktadır. Amerikan hantallığı Kayserili mobilya fabrikaları aracılığıyla evlerimize lök gibi oturmuştur, yabancı ve manasız marka adlarıyla. Edmondo De Amicis’in 1870’de İstanbul adlı kitabında tarif ettiği “sedirler, seccadeler, kanepeler, yastıklar, sırmalı ipekten şilteli, otur, uzan, sev, uyu, hülya kur diyen Türk evi” artık ancak uzak dağ köylerinde belki vardır.İleride en zevksiz Türkler yirminci yüzyılda yaşamış denecek, sanatsız kaldık, hayat damarımız koptu. Bu yazı Ufuk Ötesi’nin hanım okuyucuları için yazılmıştır. Belki okuduktan sonra sandıkları karıştırıp ne var ne yok diye bakarlar, bulduklarını evlerinde layık olduğu yere koyarlar. Belki büyükannelerinin ipek çarşafı da vardır o sandıkta. Hepsinin büyükannesi dünyanın en hünerli kadınıydı, berberde vakit ve para harcamazdı. Beyler de bu yazıyı okuduysa ancak seviniriz. İğne oyalarıyla ilgili en güzel yazıları koleksiyoncu beyefendiler kaleme almıştır. En güzel iğne oyaları da Ege’nin kahraman haydutlarının fesine sarılmıştı. Milli kültür hepimizin mirasıydı. Selçuklu Tac Kapısı, vakıf kabristanı, iğne oyası, Bektaşi tekkesindeki insan suretinde aynalı hat milli kültürün bir parçasıydı. Ve biz onu sokakta bulmamıştık. O kıymetli hazine Holzmayster’e, Zukmayer’e, Malşe’ye, Leman’a, özetle Orta Avrupalı hans(!)lara teslim edilmemeliydi. Bugün mimarimiz bitmiştir.

  2. #2
    Bilge Üye Saadet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    581

    Cevap: İpek Yolu Nedir? İpek Yolu Hakkında Bilgi

    Çin’in tarihi İpek Yolu

    2 bin yıl kadar önce Çin’in açtığı en önemli ticaret yolu olan İpek Yolu, dünyaca ünlüdür. Çin ile Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki köprü olarak kabul edilen İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki maddi ve manevi alışverişe önemli katkı yapmıştır. İpek Yolu, tarihte Çin’den Orta Asya üzerinden Güney Asya, Batı Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’ya uzanan kara ticaret yoluydu. Çin’in ipek ve ipek ürünleri bu yol üzerinden batıya taşındığı için İpek Yolu olarak diye adlandırılmıştı. Yapılan arkeolojik araştırmalara göre, İpek Yolu’nda faaliyetler esas olarak M.Ö 1. yüzyılda hüküm süren Çin’in Han hanedanında başlamıştı. O zamanki İpek Yolu’nun güney güzergahı, Afganistan, Özbekistan ve İran’ı geçerek Mısır’ın İskenderiye şehrine kadar; öbür güzergahı, Pakistan ve Afganistan’ın Kabil şehrini geçerek İran Körfezi’ne kadar, ya da Kabil’in güneyine inerek şimdiki Pakistan’ın Karaçi şehrine ya da deniz üzerinden Pers-İran ve Roma imparatorluğuna kadar uzanmıştı.



    M.Ö 2. yüzyıl ve M.S 2. yüzyıla dek, İpek Yolu üzerinden, Batı’dan Doğu’ya Avrupa’daki Roma, Batı Asya’daki Parthia (İran’ın eski kölelik ülkesi), Orta Asya’daki Kushan ( Orta Asya ve Kuzey Hindistan) ve Doğu Asya’daki Çin’in Han hanedanı olmak üzere dört büyük imparatorluk yan yana bulunmuştu. İpek Yolu’nun oluşumu, medeniyetler arasında doğrudan temas ve kültürel alışveriş yapılmasına yardımcı olmuştu. Ondan sonra hiçbir bir medeniyetin gelişmesi, tümüyle bağımsız olarak sürdürülmemişti.

    İpek Yolu’nun karmaşık şebekesi sayesinde Doğu ve Batı arasındaki temas günden güne yoğunlaşmıştı. Çin’in tarihi kayıtlarında örneğin Hutao-çeviz, Hugua-karpuz, Hujiao-biber ve Hu Luobo-havuç gibi Batı’dan getirilen birkaç bitkinin adı yazılıdır. M.Ö 7. yüzyılı ve 9. yüzyılı arasındaki Tang hanedanı döneminde İpek Yolu en büyük canlılığa kavuşmuştu, Çin ve Batı ülkeleri arasındaki ilişkiler oldukça gelişmişti. Batı’dan az rastlanan hayvan ve kuşlar, mücevher, baharat, cam eşyası, altın ve gümüş, Batı Asya ve Orta Asya tipi müzik, dans, mutfak kültürü ve kıyafetler gibi kültür etkenleri sürekli Çin’e yayılmıştı. Aynı anda ipek, dut, kağıt, matbaacılık tekniği, lake ve porselen eşyaları, barut ve pusula gibi Çin’in ürünleri ve teknolojileri de İpek Yolu üzerinden dünyanın çeşitli yörelerine yayılmıştı ve dünya medeniyetine büyük katkı yapmıştı.

    İpek Yolu’nda ticaret faaliyetleri yoğunlaşırken kültürel teati de oldukça canlıydı. Dünyanın üç büyük dininden biri olan Budizm, Batı Han hanedanı döneminde ( M.Ö 206-220 yılları) Çin’e yayılmıştı. 3. yüzyılda kazılan, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kızıl Taş Mağaraları’nda 10 bin metrekareye yakın duvar resmi bulundu. Bu resimler Budizm’in Hindistan’dan Çin’e yayılışını anlatıyordu. Yapılan tahminlere göre, Budizm Hindistan’dan İpek Yolu üzerinden Xinjiang’ın Kızıl bölgesine yayılmış ve Gansu eyaletinin Dunhuang şehrinden sonra Çin’in iç kısmına girmişti. İpek Yolu üzerinde yer alan Dunhuang Mogao Mağaraları, Luoyang Longmen Mağaraları gibi Budist taş mağaraları, Doğu ve Batı’nın sanat özelliklerini kaynaşmasının ve İpek Yolu üzerinde Çin ve Batı kültürünün alışverişinin ispatlarıydılar. Şimdi onların çoğu Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alındılar.

    9. yüzyıldan sonra Avrupa ve Asya kıtalarındaki ekonomik oluşumda değişiklikler meydana gelmekle birlikte özel olarak denizcilik teknolojisi büyük ölçüde geliştiği için deniz ulaşımının ticaret faaliyetlerinde oynadığı rol her geçen gün arttı. Bu nedenle karadaki geleneksel ticaret yolundeki faaliyetler günden güne zayıfladı. 10. yüzyılda hüküm süren Çin’in Song hanedanı döneminde İpek Yolu ticaret yolu olarak kullanılmadı.

    Uzun geçmişe sahip olan İpek Yolu, dünya medeniyetinde çok önemli rol oynadı. Son yıllarda UNESCO tarafından ortaya çıkarılan İpek Yolu ile ilgili yeni araştırma planında İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki diyalog ve teması artırdığı için “Diyalog Yolu” olarak da adlandırıldı.

  3. #3
    Bilge Üye Saadet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    581

    Cevap: İpek Yolu Nedir? İpek Yolu Hakkında Bilgi

    ANADOLU’DAKİ İPEK YOLLARI

    Coğrafi konumu nedeniyle Anadolu, eski çağlardan beri doğu ile batı arasında bir köprü işlevi görmüştür. Anadolu’da Hitit Dönemine kadar dayanan, doğal geçitlerin kullanıldığı bir yol şebekesinin var olduğu bilinmektedir. Bu yollar, daha sonraki dönemlerde de kullanılmıştır. Herodot Tarihi’nde, Sart’tan geçen Susa-Efes kervan yolu üzerinde 30-40 km aralıklarla yer alan ve posta teşkilatı kuryelerinin konaklama yerleri olan Flaktra’lardan söz edilmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde, yaklaşık 75 km.lik menzillerde konaklama ve askeri amaçlı yapıların varlığı, Anadolu’da ister ticari ister dini veya askeri olsun, bir yol şebekesinin bulunduğunu göstermektedir.

    Anadolu, İpek Yolunun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur. Orta Çağ’da, İpek Yolları Çin’den başlayıp Orta Asya’da birden fazla güzergahı izleyerek ve Anadolu’yu geçerek Trakya üzerinden Avrupa’ya uzanmıştır. Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz’de Trabzon ve Sinop, Akdeniz’de Alanya ve Antalya gibi önemli limanları kullanarak deniz yolu ile de Avrupa’ya ulaşmıştır.

    Anadolu’da İpek Yolu;

    Kuzeyde : Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde : Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

    merkezlerini izlemektedir.

    Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.

    Selçuklular, Anadolu’daki ticari faaliyetleri canlı tutmak amacıyla, yabancılarla anlaşmalar yapmışlar, ticaret yapan kimselere, yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zarara karşı devlet güvencesi vererek, ilk “Devlet Sigorta Sistemi”ni başlatmışlar ve gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticari hayatı özendirmeye çalışmışlardır.

    Kervansaraylar, bu canlı ticari ortamda önemli görevler yüklenmiş kuruluşlardı. Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengin taş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımları ile mimari açıdan da çok etkileyici olan kervansaraylar, seyahat ve ticareti güven altına alan, sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durak yerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üs’lerdi. Genellikle, yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşa edilmişlerdir. Her türlü hizmetin vakıf olarak karşılandığı bu yapıların içinde nalbant, araba ve koşum takımı onarıcıları, doktor, veteriner ile hamam, çeşme, mescit gibi bölümler bulunmaktaydı.

    İPEK YOLU PROJESİ

    Bakanlığımızın, turizmin ülke sathına ve tüm yıla yaygınlaştırılması politikası çerçevesinde yürüttüğü çalışmalardan birisi olan “İpek Yolu Projesi” ile, kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından olan ve çoğu doğaya ve çevresel etkenlere yenik düşmüş bulunan bu hanların (kervansarayların) korunması, bir koruma -kullanma dengesi içinde yaşatılarak “Tarihi İpek Yolu”nun canlandırılması planlanmıştır.

    Bu kapsamda yapılan ön çalışmalarda, ana tur güzergahları ile çakışan İpek Yolları üzerinde yer alan 11 kervansaray belirlenmiştir. Bunlar;

    1- Sultan Hanı (Aksaray)
    2- Sarı Han (Nevşehir)
    3- Şarapsa Han (Antalya)
    4- Ak Han (Denizli)
    5- Ağzıkara Han (Aksaray)
    6- Alara Han (Antalya)
    7- Silahtar Mustafa Paşa
    Kervansarayı (Malatya)
    8- Çardak Han (Denizli)
    9- Susuz Han (Burdur)
    10-İncir Han (Burdur)
    11-Alay Han (Aksaray) dır.

    Adı geçen kervansarayların turizm amaçlı kullanılabilmelerine olanak sağlayacak bir işbirliği protokolü Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Bakanlığımız arasında 22 Şubat 1993 tarihinde imzalanmıştır. Bu protokol ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen eski eser nitelikli hanların (kervansaraylar), adı geçen Genel Müdürlük tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ve Bakanlığımız işbirliği ile ihale edilerek, restore et-işlet-devret modeli çerçevesinde turizme kazandırılmaları hedeflenmiştir.

    Protokol esasları gereği, yatırım projeleri Kültür Varlıkları Koruma Kurulunca onaylandıktan sonra mülga Turizm Bakanlığından Turizm Yatırım Belgesi ve daha sonra Turizm İşletme Belgesi alacaklardır.

    Protokolün imzalanmasını takiben Eylül 1994'te bir ihale yapılarak, Nevşehir'deki Sarı Han turizm amaçlı kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Haziran 1998’de 7 kervansaray (Denizli-Ak Han ve Çardak Han, Burdur-Susuz Han ve İncir Han, Antalya-Alara Han, Aksaray-Alay Han, Malatya-Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı) için açılan ihalede de Antalya’daki Alara Han, günübirlik tesis olarak restore edilmek ve kullanılmak üzere, bir yatırımcıya tahsis edilmiştir. İki han 2001 yılında Turizm İşletme Belgesi alarak hizmete açılmışlardır.

    Protokolde yer alan diğer kervansarayların turizm amaçlı değerlendirilmelerini sağlamak üzere zaman içerisinde yeniden ihaleleri planlanmıştır.





  4. #4
    Bilge Üye Saadet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    581

    Cevap: İpek Yolu Nedir? İpek Yolu Hakkında Bilgi

    Avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı iletanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "İpek Yolu" olarakadlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır. Çin'in en uçnoktasından başlayıp Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerekİstanbul'da birleşen ve oradan da Avrupa'nın içlerine giden bu yolboyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil,Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültüralışverişini de sağlamıştır.
    Ortaçağda İpekYolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ınkuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir. Ayrıca, Anadolu'daGüneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakyaüzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop,Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerindenAvrupa'ya ulaşırdı.


     Tarihi İpek Yolu, eski Çin medeniyetini Batı’ya ulaştıran önemli birkanal olmakla birlikte, aynı zamanda Çin ve Batı arasındaki ekonomik vekültürül temaslardaki önemli bir köprüydü.
    Genel anlamdaki İpek Yolu, Batı Han hanedanı döneminde Zhang Qiantarafından başlatılan, doğuda Chang’an şehrinden başlayan, batıda Romaimparatorluğunda son bulan bir kara ulaşım hattıdır. İki güzergahabölünen İpek Yolu’nun güney güzergahı, Dunhuang ve Yangguan geçidindengeçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Kunlun Dağları ve ConglinDağları’nı aşar, oradan da Da Rouzi (bugünkü Xinjiang Özerk Bölgesi veAfganistan’ın kuzeydoğusu), Anxi (bugünkü İran) ve Tiaoshi (bugünküArap yarımadası) üzerinden Roma İmparatorluğu’na ulaşırdı. İpekYolu’nun kuzey güzergahı, Dunhuang ve Yumen geçidinden geçtikten sonrabatıya doğru ilerleyerek Tianshan Dağları’nın (Tanrı Dağları) güneyeteklerinden Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Dawan ve Kangjudevletleri (bugünkü Orta Asya) üzerinden güney güzergahıyla birleşirdi.Bu iki güzergah, “Kara İpek Yolu” olarak da adlandırılıyor.
    Bilinen “İpek Yolu”nun yanı sıra, pek bilinmeyen iki İpek Yolu dahavar. Bulardan biri, “Güneybatı İpek Yolu” olarak adlandırılıyor.Sichuan eyaletinden başlayan bu yol, Yunnan eyaletinden sonra İravadiNehri’nden geçerek Burma’nın kuzeyindeki Mogoko’ya ulaşır, sonraÇindvin Nehri’ni geçerek Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Mopal’a, oradanda Ganj Irmağı’nı izleyerek Hindistan’ın kuzeybatısından İranPlatosu’na ulaşırdı. Bu İpek Yolu, bilinen “Kara İpek Yolu”ndan çokdaha eskiydi. Çinli arkeologlar, 1986 yılında Sichuan eyaletine bağlıGuanghan şehri yakınlarında gizemli “Sanxing Dui” kalıntılarını tespitettiler. Bundan 3 bin yıl öncesine ait olduğu anlaşılan “San Xingdui”kalıntılarından 142 santim uzunluğundaki altın sopa, dört metreyüksekliğindeki “Kutsal Ağaç”, farklı boyutlardaki bronz insanheykelleri, büstler ve maskeler gibi Batı Asya ve Antik Yunanmedeniyetlerinin özelliklerini taşıyan çok sayıda tarihi eserçıkarıldı. Uzmanlar, bu tür tarihi eserlerin büyük olasılıkla o dönemdeDoğu ile Batı arasında yapılan kültürel değişimler kapsamında Çin’egetirildiğini düşünüyorlar. Bu varsayımın doğru olduğunun tespitedilmesi durumunda, buradan geçen İpek Yolu’nun bundan 3 bin yıl öncekurulduğunu söylemek mümkün olacak.
    Karadaki İpek Yolları’nın yanı sıra bir de “Deniz İpek Yolu” vardı.Guangzhou limanından Malaka Boğazı’nı geçerek Sri Lanka, Hindistan veDoğu Afrika’ya ulaşan “Deniz İpek Yolu”’nun Song hanedanı dönemindeoluştuğu, Doğu Afrika’daki Somali’de yapılan kazılarda çıkarılan tarihieserlerle kanıtlandı.
    Çin ve dünya uygarlığının başlıca beşiği olan ülkeleri bir arayagetiren Deniz İpek Yolu, geçtiği ülkeler arasındaki ekonomik ve ticaritemasları yoğunlaştırdığı için “Doğu ve Batı Arasındaki Diyalog Yolu”olarak da adlandırılıyor. Tarih kayıtlara göre Marco Polo, Çin’e Denizİpek Yolu üzerinden gelmiş, dönüşte yine Çin’in Fujian eyaletine bağlıQuanzhou limanından gemiye binerek bu yolu izleyip memleketi Venedik’edönmüştü.


    İPEĞİN TARİHÇESİ

    Milattan yüzyıllar önce Mısırlılar, daha sonra da RomalılarınÇinlilerden ipek satın alırlardı. Ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adıverilen güzergahları izleyen kervanlarla sağlanırdı. M.S. 555 yılında,keşişler ilk ipek kozalarını Çin’den Bizans’a, Anadolu’ya getirdiler.İpek böcekçiliği İstanbul’dan Yunanistan’a, 7. yüzyıldan itibaren deİtalya, İspanya ve Fransa’ya geçmiştir.

    ANADOLU’DAKİ İPEK YOLLARI

    Coğrafi konumu nedeniyle Anadolu, eski çağlardan beri doğu ile batıarasında bir köprü işlevi görmüştür. Anadolu’da Hitit Dönemine kadardayanan, doğal geçitlerin kullanıldığı bir yol şebekesinin var olduğubilinmektedir. Bu yollar, daha sonraki dönemlerde de kullanılmıştır.Herodot Tarihi’nde, Sart’tan geçen Susa-Efes kervan yolu üzerinde 30-40km aralıklarla yer alan ve posta teşkilatı kuryelerinin konaklamayerleri olan Flaktra’lardan söz edilmektedir. Roma ve Bizansdönemlerinde, yaklaşık 75 km.lik menzillerde konaklama ve askeri amaçlıyapıların varlığı, Anadolu’da ister ticari ister dini veya askeriolsun, bir yol şebekesinin bulunduğunu göstermektedir.

    Anadolu, İpek Yolunun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur.Orta Çağ’da, İpek Yolları Çin’den başlayıp Orta Asya’da birden fazlagüzergahı izleyerek ve Anadolu’yu geçerek Trakya üzerinden Avrupa’yauzanmıştır. Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz’de Trabzonve Sinop, Akdeniz’de Alanya ve Antalya gibi önemli limanları kullanarakdeniz yolu ile de Avrupa’ya ulaşmıştır.

    Anadolu’da İpek Yolu;

    Kuzeyde : Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde : Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

    merkezlerini izlemektedir.

    Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.

    Selçuklular, Anadolu’daki ticari faaliyetleri canlı tutmak amacıyla,yabancılarla anlaşmalar yapmışlar, ticaret yapan kimselere,yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zararakarşı devlet güvencesi vererek, ilk “Devlet Sigorta Sistemi”nibaşlatmışlar ve gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticarihayatı özendirmeye çalışmışlardır.

    Kervansaraylar, bu canlı ticari ortamda önemli görevler yüklenmişkuruluşlardı. Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengintaş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımları ile mimari açıdan da çoketkileyici olan kervansaraylar, seyahat ve ticareti güven altına alan,sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durakyerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üs’lerdi.Genellikle, yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşaedilmişlerdir. Her türlü hizmetin vakıf olarak karşılandığı buyapıların içinde nalbant, araba ve koşum takımı onarıcıları, doktor,veteriner ile hamam, çeşme, mescit gibi bölümler bulunmaktaydı.

    İPEK YOLU PROJESİ

    Bakanlığımızın, turizmin ülke sathına ve tüm yıla yaygınlaştırılmasıpolitikası çerçevesinde yürüttüğü çalışmalardan birisi olan “İpek YoluProjesi” ile, kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından olan ve çoğudoğaya ve çevresel etkenlere yenik düşmüş bulunan bu hanların(kervansarayların) korunması, bir koruma -kullanma dengesi içindeyaşatılarak “Tarihi İpek Yolu”nun canlandırılması planlanmıştır.

    Bu kapsamda yapılan ön çalışmalarda, ana tur güzergahları ile çakışanİpek Yolları üzerinde yer alan 11 kervansaray belirlenmiştir. Bunlar;

    1- Sultan Hanı (Aksaray)
    2- Sarı Han (Nevşehir)
    3- Şarapsa Han (Antalya)
    4- Ak Han (Denizli)
    5- Ağzıkara Han (Aksaray)
    6- Alara Han (Antalya)
    7- Silahtar Mustafa Paşa
    Kervansarayı (Malatya)
    8- Çardak Han (Denizli)
    9- Susuz Han (Burdur)
    10-İncir Han (Burdur)
    11-Alay Han (Aksaray) dır.

    Adı geçen kervansarayların turizm amaçlı kullanılabilmelerine olanaksağlayacak bir işbirliği protokolü Vakıflar Genel Müdürlüğü veBakanlığımız arasında 22 Şubat 1993 tarihinde imzalanmıştır. Buprotokol ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen eskieser nitelikli hanların (kervansaraylar), adı geçen Genel Müdürlüktarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ve Bakanlığımızişbirliği ile ihale edilerek, restore et-işlet-devret modeliçerçevesinde turizme kazandırılmaları hedeflenmiştir.

    Protokol esasları gereği, yatırım projeleri Kültür Varlıkları KorumaKurulunca onaylandıktan sonra mülga Turizm Bakanlığından Turizm YatırımBelgesi ve daha sonra Turizm İşletme Belgesi alacaklardır.

    Protokolün imzalanmasını takiben Eylül 1994'te bir ihale yapılarak,Nevşehir'deki Sarı Han turizm amaçlı kullanılmak üzere kirayaverilmiştir. Haziran 1998’de 7 kervansaray (Denizli-Ak Han ve ÇardakHan, Burdur-Susuz Han ve İncir Han, Antalya-Alara Han, Aksaray-AlayHan, Malatya-Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı) için açılan ihalede deAntalya’daki Alara Han, günübirlik tesis olarak restore edilmek vekullanılmak üzere, bir yatırımcıya tahsis edilmiştir. İki han 2001yılında Turizm İşletme Belgesi alarak hizmete açılmışlardır.

    Protokolde yer alan diğer kervansarayların turizm amaçlıdeğerlendirilmelerini sağlamak üzere zaman içerisinde yeniden ihaleleriplanlanmıştır.

    Çin’in tarihi İpek Yolu



    2 bin yıl kadar önce Çin’in açtığı en önemli ticaret yolu olan İpekYolu, dünyaca ünlüdür. Çin ile Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki köprüolarak kabul edilen İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki maddi ve manevialışverişe önemli katkı yapmıştır. İpek Yolu, tarihte Çin’den Orta Asyaüzerinden Güney Asya, Batı Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’ya uzanan karaticaret yoluydu. Çin’in ipek ve ipek ürünleri bu yol üzerinden batıyataşındığı için İpek Yolu olarak diye adlandırılmıştı. Yapılanarkeolojik araştırmalara göre, İpek Yolu’nda faaliyetler esas olarakM.Ö 1. yüzyılda hüküm süren Çin’in Han hanedanında başlamıştı. Ozamanki İpek Yolu’nun güney güzergahı, Afganistan, Özbekistan ve İran’ıgeçerek Mısır’ın İskenderiye şehrine kadar; öbür güzergahı, Pakistan veAfganistan’ın Kabil şehrini geçerek İran Körfezi’ne kadar, ya daKabil’in güneyine inerek şimdiki Pakistan’ın Karaçi şehrine ya da denizüzerinden Pers-İran ve Roma imparatorluğuna kadar uzanmıştı.

    M.Ö 2. yüzyıl ve M.S 2. yüzyıla dek, İpek Yolu üzerinden, Batı’danDoğu’ya Avrupa’daki Roma, Batı Asya’daki Parthia (İran’ın eski kölelikülkesi), Orta Asya’daki Kushan ( Orta Asya ve Kuzey Hindistan) ve DoğuAsya’daki Çin’in Han hanedanı olmak üzere dört büyük imparatorluk yanyana bulunmuştu. İpek Yolu’nun oluşumu, medeniyetler arasında doğrudantemas ve kültürel alışveriş yapılmasına yardımcı olmuştu. Ondan sonrahiçbir bir medeniyetin gelişmesi, tümüyle bağımsız olaraksürdürülmemişti.

    İpek Yolu’nun karmaşık şebekesi sayesinde Doğu ve Batı arasındakitemas günden güne yoğunlaşmıştı. Çin’in tarihi kayıtlarında örneğinHutao-çeviz, Hugua-karpuz, Hujiao-biber ve Hu Luobo-havuç gibi Batı’dangetirilen birkaç bitkinin adı yazılıdır. M.Ö 7. yüzyılı ve 9. yüzyılıarasındaki Tang hanedanı döneminde İpek Yolu en büyük canlılığakavuşmuştu, Çin ve Batı ülkeleri arasındaki ilişkiler oldukçagelişmişti. Batı’dan az rastlanan hayvan ve kuşlar, mücevher, baharat,cam eşyası, altın ve gümüş, Batı Asya ve Orta Asya tipi müzik, dans,mutfak kültürü ve kıyafetler gibi kültür etkenleri sürekli Çin’eyayılmıştı. Aynı anda ipek, dut, kağıt, matbaacılık tekniği, lake veporselen eşyaları, barut ve pusula gibi Çin’in ürünleri veteknolojileri de İpek Yolu üzerinden dünyanın çeşitli yörelerineyayılmıştı ve dünya medeniyetine büyük katkı yapmıştı.

    İpek Yolu’nda ticaret faaliyetleri yoğunlaşırken kültürel teati deoldukça canlıydı. Dünyanın üç büyük dininden biri olan Budizm, Batı Hanhanedanı döneminde ( M.Ö 206-220 yılları) Çin’e yayılmıştı. 3. yüzyıldakazılan, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kızıl TaşMağaraları’nda 10 bin metrekareye yakın duvar resmi bulundu. Buresimler Budizm’in Hindistan’dan Çin’e yayılışını anlatıyordu. Yapılantahminlere göre, Budizm Hindistan’dan İpek Yolu üzerinden Xinjiang’ınKızıl bölgesine yayılmış ve Gansu eyaletinin Dunhuang şehrinden sonraÇin’in iç kısmına girmişti. İpek Yolu üzerinde yer alan Dunhuang MogaoMağaraları, Luoyang Longmen Mağaraları gibi Budist taş mağaraları, Doğuve Batı’nın sanat özelliklerini kaynaşmasının ve İpek Yolu üzerinde Çinve Batı kültürünün alışverişinin ispatlarıydılar. Şimdi onların çoğuDünya Kültür Mirasları Listesi’ne alındılar.

    9. yüzyıldan sonra Avrupa ve Asya kıtalarındaki ekonomik oluşumdadeğişiklikler meydana gelmekle birlikte özel olarak denizcilikteknolojisi büyük ölçüde geliştiği için deniz ulaşımının ticaretfaaliyetlerinde oynadığı rol her geçen gün arttı. Bu nedenle karadakigeleneksel ticaret yolundeki faaliyetler günden güne zayıfladı. 10.yüzyılda hüküm süren Çin’in Song hanedanı döneminde İpek Yolu ticaretyolu olarak kullanılmadı.

    Uzun geçmişe sahip olan İpek Yolu, dünya medeniyetinde çok önemli roloynadı. Son yıllarda UNESCO tarafından ortaya çıkarılan İpek Yolu ileilgili yeni araştırma planında İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındakidiyalog ve teması artırdığı için “Diyalog Yolu” olarak da adlandırıldı.


  5. #5
    Bilge Üye Saadet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    581

    Cevap: İpek Yolu Nedir? İpek Yolu Hakkında Bilgi

    Avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı iletanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "İpek Yolu" olarakadlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır. Çin'in en uçnoktasından başlayıp Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerekİstanbul'da birleşen ve oradan da Avrupa'nın içlerine giden bu yolboyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil,Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültüralışverişini de sağlamıştır.
    Ortaçağda İpekYolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ınkuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir. Ayrıca, Anadolu'daGüneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakyaüzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop,Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerindenAvrupa'ya ulaşırdı.


     Tarihi İpek Yolu, eski Çin medeniyetini Batı’ya ulaştıran önemli birkanal olmakla birlikte, aynı zamanda Çin ve Batı arasındaki ekonomik vekültürül temaslardaki önemli bir köprüydü.
    Genel anlamdaki İpek Yolu, Batı Han hanedanı döneminde Zhang Qiantarafından başlatılan, doğuda Chang’an şehrinden başlayan, batıda Romaimparatorluğunda son bulan bir kara ulaşım hattıdır. İki güzergahabölünen İpek Yolu’nun güney güzergahı, Dunhuang ve Yangguan geçidindengeçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Kunlun Dağları ve ConglinDağları’nı aşar, oradan da Da Rouzi (bugünkü Xinjiang Özerk Bölgesi veAfganistan’ın kuzeydoğusu), Anxi (bugünkü İran) ve Tiaoshi (bugünküArap yarımadası) üzerinden Roma İmparatorluğu’na ulaşırdı. İpekYolu’nun kuzey güzergahı, Dunhuang ve Yumen geçidinden geçtikten sonrabatıya doğru ilerleyerek Tianshan Dağları’nın (Tanrı Dağları) güneyeteklerinden Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Dawan ve Kangjudevletleri (bugünkü Orta Asya) üzerinden güney güzergahıyla birleşirdi.Bu iki güzergah, “Kara İpek Yolu” olarak da adlandırılıyor.
    Bilinen “İpek Yolu”nun yanı sıra, pek bilinmeyen iki İpek Yolu dahavar. Bulardan biri, “Güneybatı İpek Yolu” olarak adlandırılıyor.Sichuan eyaletinden başlayan bu yol, Yunnan eyaletinden sonra İravadiNehri’nden geçerek Burma’nın kuzeyindeki Mogoko’ya ulaşır, sonraÇindvin Nehri’ni geçerek Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Mopal’a, oradanda Ganj Irmağı’nı izleyerek Hindistan’ın kuzeybatısından İranPlatosu’na ulaşırdı. Bu İpek Yolu, bilinen “Kara İpek Yolu”ndan çokdaha eskiydi. Çinli arkeologlar, 1986 yılında Sichuan eyaletine bağlıGuanghan şehri yakınlarında gizemli “Sanxing Dui” kalıntılarını tespitettiler. Bundan 3 bin yıl öncesine ait olduğu anlaşılan “San Xingdui”kalıntılarından 142 santim uzunluğundaki altın sopa, dört metreyüksekliğindeki “Kutsal Ağaç”, farklı boyutlardaki bronz insanheykelleri, büstler ve maskeler gibi Batı Asya ve Antik Yunanmedeniyetlerinin özelliklerini taşıyan çok sayıda tarihi eserçıkarıldı. Uzmanlar, bu tür tarihi eserlerin büyük olasılıkla o dönemdeDoğu ile Batı arasında yapılan kültürel değişimler kapsamında Çin’egetirildiğini düşünüyorlar. Bu varsayımın doğru olduğunun tespitedilmesi durumunda, buradan geçen İpek Yolu’nun bundan 3 bin yıl öncekurulduğunu söylemek mümkün olacak.
    Karadaki İpek Yolları’nın yanı sıra bir de “Deniz İpek Yolu” vardı.Guangzhou limanından Malaka Boğazı’nı geçerek Sri Lanka, Hindistan veDoğu Afrika’ya ulaşan “Deniz İpek Yolu”’nun Song hanedanı dönemindeoluştuğu, Doğu Afrika’daki Somali’de yapılan kazılarda çıkarılan tarihieserlerle kanıtlandı.
    Çin ve dünya uygarlığının başlıca beşiği olan ülkeleri bir arayagetiren Deniz İpek Yolu, geçtiği ülkeler arasındaki ekonomik ve ticaritemasları yoğunlaştırdığı için “Doğu ve Batı Arasındaki Diyalog Yolu”olarak da adlandırılıyor. Tarih kayıtlara göre Marco Polo, Çin’e Denizİpek Yolu üzerinden gelmiş, dönüşte yine Çin’in Fujian eyaletine bağlıQuanzhou limanından gemiye binerek bu yolu izleyip memleketi Venedik’edönmüştü.


    İPEĞİN TARİHÇESİ

    Milattan yüzyıllar önce Mısırlılar, daha sonra da RomalılarınÇinlilerden ipek satın alırlardı. Ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adıverilen güzergahları izleyen kervanlarla sağlanırdı. M.S. 555 yılında,keşişler ilk ipek kozalarını Çin’den Bizans’a, Anadolu’ya getirdiler.İpek böcekçiliği İstanbul’dan Yunanistan’a, 7. yüzyıldan itibaren deİtalya, İspanya ve Fransa’ya geçmiştir.

    ANADOLU’DAKİ İPEK YOLLARI

    Coğrafi konumu nedeniyle Anadolu, eski çağlardan beri doğu ile batıarasında bir köprü işlevi görmüştür. Anadolu’da Hitit Dönemine kadardayanan, doğal geçitlerin kullanıldığı bir yol şebekesinin var olduğubilinmektedir. Bu yollar, daha sonraki dönemlerde de kullanılmıştır.Herodot Tarihi’nde, Sart’tan geçen Susa-Efes kervan yolu üzerinde 30-40km aralıklarla yer alan ve posta teşkilatı kuryelerinin konaklamayerleri olan Flaktra’lardan söz edilmektedir. Roma ve Bizansdönemlerinde, yaklaşık 75 km.lik menzillerde konaklama ve askeri amaçlıyapıların varlığı, Anadolu’da ister ticari ister dini veya askeriolsun, bir yol şebekesinin bulunduğunu göstermektedir.

    Anadolu, İpek Yolunun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur.Orta Çağ’da, İpek Yolları Çin’den başlayıp Orta Asya’da birden fazlagüzergahı izleyerek ve Anadolu’yu geçerek Trakya üzerinden Avrupa’yauzanmıştır. Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz’de Trabzonve Sinop, Akdeniz’de Alanya ve Antalya gibi önemli limanları kullanarakdeniz yolu ile de Avrupa’ya ulaşmıştır.

    Anadolu’da İpek Yolu;

    Kuzeyde : Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde : Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

    merkezlerini izlemektedir.

    Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.

    Selçuklular, Anadolu’daki ticari faaliyetleri canlı tutmak amacıyla,yabancılarla anlaşmalar yapmışlar, ticaret yapan kimselere,yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zararakarşı devlet güvencesi vererek, ilk “Devlet Sigorta Sistemi”nibaşlatmışlar ve gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticarihayatı özendirmeye çalışmışlardır.

    Kervansaraylar, bu canlı ticari ortamda önemli görevler yüklenmişkuruluşlardı. Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengintaş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımları ile mimari açıdan da çoketkileyici olan kervansaraylar, seyahat ve ticareti güven altına alan,sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durakyerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üs’lerdi.Genellikle, yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşaedilmişlerdir. Her türlü hizmetin vakıf olarak karşılandığı buyapıların içinde nalbant, araba ve koşum takımı onarıcıları, doktor,veteriner ile hamam, çeşme, mescit gibi bölümler bulunmaktaydı.

    İPEK YOLU PROJESİ

    Bakanlığımızın, turizmin ülke sathına ve tüm yıla yaygınlaştırılmasıpolitikası çerçevesinde yürüttüğü çalışmalardan birisi olan “İpek YoluProjesi” ile, kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından olan ve çoğudoğaya ve çevresel etkenlere yenik düşmüş bulunan bu hanların(kervansarayların) korunması, bir koruma -kullanma dengesi içindeyaşatılarak “Tarihi İpek Yolu”nun canlandırılması planlanmıştır.

    Bu kapsamda yapılan ön çalışmalarda, ana tur güzergahları ile çakışanİpek Yolları üzerinde yer alan 11 kervansaray belirlenmiştir. Bunlar;

    1- Sultan Hanı (Aksaray)
    2- Sarı Han (Nevşehir)
    3- Şarapsa Han (Antalya)
    4- Ak Han (Denizli)
    5- Ağzıkara Han (Aksaray)
    6- Alara Han (Antalya)
    7- Silahtar Mustafa Paşa
    Kervansarayı (Malatya)
    8- Çardak Han (Denizli)
    9- Susuz Han (Burdur)
    10-İncir Han (Burdur)
    11-Alay Han (Aksaray) dır.

    Adı geçen kervansarayların turizm amaçlı kullanılabilmelerine olanaksağlayacak bir işbirliği protokolü Vakıflar Genel Müdürlüğü veBakanlığımız arasında 22 Şubat 1993 tarihinde imzalanmıştır. Buprotokol ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen eskieser nitelikli hanların (kervansaraylar), adı geçen Genel Müdürlüktarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ve Bakanlığımızişbirliği ile ihale edilerek, restore et-işlet-devret modeliçerçevesinde turizme kazandırılmaları hedeflenmiştir.

    Protokol esasları gereği, yatırım projeleri Kültür Varlıkları KorumaKurulunca onaylandıktan sonra mülga Turizm Bakanlığından Turizm YatırımBelgesi ve daha sonra Turizm İşletme Belgesi alacaklardır.

    Protokolün imzalanmasını takiben Eylül 1994'te bir ihale yapılarak,Nevşehir'deki Sarı Han turizm amaçlı kullanılmak üzere kirayaverilmiştir. Haziran 1998’de 7 kervansaray (Denizli-Ak Han ve ÇardakHan, Burdur-Susuz Han ve İncir Han, Antalya-Alara Han, Aksaray-AlayHan, Malatya-Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı) için açılan ihalede deAntalya’daki Alara Han, günübirlik tesis olarak restore edilmek vekullanılmak üzere, bir yatırımcıya tahsis edilmiştir. İki han 2001yılında Turizm İşletme Belgesi alarak hizmete açılmışlardır.

    Protokolde yer alan diğer kervansarayların turizm amaçlıdeğerlendirilmelerini sağlamak üzere zaman içerisinde yeniden ihaleleriplanlanmıştır.

    Çin’in tarihi İpek Yolu



    2 bin yıl kadar önce Çin’in açtığı en önemli ticaret yolu olan İpekYolu, dünyaca ünlüdür. Çin ile Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki köprüolarak kabul edilen İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki maddi ve manevialışverişe önemli katkı yapmıştır. İpek Yolu, tarihte Çin’den Orta Asyaüzerinden Güney Asya, Batı Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’ya uzanan karaticaret yoluydu. Çin’in ipek ve ipek ürünleri bu yol üzerinden batıyataşındığı için İpek Yolu olarak diye adlandırılmıştı. Yapılanarkeolojik araştırmalara göre, İpek Yolu’nda faaliyetler esas olarakM.Ö 1. yüzyılda hüküm süren Çin’in Han hanedanında başlamıştı. Ozamanki İpek Yolu’nun güney güzergahı, Afganistan, Özbekistan ve İran’ıgeçerek Mısır’ın İskenderiye şehrine kadar; öbür güzergahı, Pakistan veAfganistan’ın Kabil şehrini geçerek İran Körfezi’ne kadar, ya daKabil’in güneyine inerek şimdiki Pakistan’ın Karaçi şehrine ya da denizüzerinden Pers-İran ve Roma imparatorluğuna kadar uzanmıştı.

    M.Ö 2. yüzyıl ve M.S 2. yüzyıla dek, İpek Yolu üzerinden, Batı’danDoğu’ya Avrupa’daki Roma, Batı Asya’daki Parthia (İran’ın eski kölelikülkesi), Orta Asya’daki Kushan ( Orta Asya ve Kuzey Hindistan) ve DoğuAsya’daki Çin’in Han hanedanı olmak üzere dört büyük imparatorluk yanyana bulunmuştu. İpek Yolu’nun oluşumu, medeniyetler arasında doğrudantemas ve kültürel alışveriş yapılmasına yardımcı olmuştu. Ondan sonrahiçbir bir medeniyetin gelişmesi, tümüyle bağımsız olaraksürdürülmemişti.

    İpek Yolu’nun karmaşık şebekesi sayesinde Doğu ve Batı arasındakitemas günden güne yoğunlaşmıştı. Çin’in tarihi kayıtlarında örneğinHutao-çeviz, Hugua-karpuz, Hujiao-biber ve Hu Luobo-havuç gibi Batı’dangetirilen birkaç bitkinin adı yazılıdır. M.Ö 7. yüzyılı ve 9. yüzyılıarasındaki Tang hanedanı döneminde İpek Yolu en büyük canlılığakavuşmuştu, Çin ve Batı ülkeleri arasındaki ilişkiler oldukçagelişmişti. Batı’dan az rastlanan hayvan ve kuşlar, mücevher, baharat,cam eşyası, altın ve gümüş, Batı Asya ve Orta Asya tipi müzik, dans,mutfak kültürü ve kıyafetler gibi kültür etkenleri sürekli Çin’eyayılmıştı. Aynı anda ipek, dut, kağıt, matbaacılık tekniği, lake veporselen eşyaları, barut ve pusula gibi Çin’in ürünleri veteknolojileri de İpek Yolu üzerinden dünyanın çeşitli yörelerineyayılmıştı ve dünya medeniyetine büyük katkı yapmıştı.

    İpek Yolu’nda ticaret faaliyetleri yoğunlaşırken kültürel teati deoldukça canlıydı. Dünyanın üç büyük dininden biri olan Budizm, Batı Hanhanedanı döneminde ( M.Ö 206-220 yılları) Çin’e yayılmıştı. 3. yüzyıldakazılan, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kızıl TaşMağaraları’nda 10 bin metrekareye yakın duvar resmi bulundu. Buresimler Budizm’in Hindistan’dan Çin’e yayılışını anlatıyordu. Yapılantahminlere göre, Budizm Hindistan’dan İpek Yolu üzerinden Xinjiang’ınKızıl bölgesine yayılmış ve Gansu eyaletinin Dunhuang şehrinden sonraÇin’in iç kısmına girmişti. İpek Yolu üzerinde yer alan Dunhuang MogaoMağaraları, Luoyang Longmen Mağaraları gibi Budist taş mağaraları, Doğuve Batı’nın sanat özelliklerini kaynaşmasının ve İpek Yolu üzerinde Çinve Batı kültürünün alışverişinin ispatlarıydılar. Şimdi onların çoğuDünya Kültür Mirasları Listesi’ne alındılar.

    9. yüzyıldan sonra Avrupa ve Asya kıtalarındaki ekonomik oluşumdadeğişiklikler meydana gelmekle birlikte özel olarak denizcilikteknolojisi büyük ölçüde geliştiği için deniz ulaşımının ticaretfaaliyetlerinde oynadığı rol her geçen gün arttı. Bu nedenle karadakigeleneksel ticaret yolundeki faaliyetler günden güne zayıfladı. 10.yüzyılda hüküm süren Çin’in Song hanedanı döneminde İpek Yolu ticaretyolu olarak kullanılmadı.

    Uzun geçmişe sahip olan İpek Yolu, dünya medeniyetinde çok önemli roloynadı. Son yıllarda UNESCO tarafından ortaya çıkarılan İpek Yolu ileilgili yeni araştırma planında İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındakidiyalog ve teması artırdığı için “Diyalog Yolu” olarak da adlandırıldı.

    Ortaçağda İpek Yolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ın kuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir. Ayrıca, Anadolu'da Güneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakya üzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop, Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerinden Avrupa'ya ulaşırdı. Osmanlıların İstanbul'u alması sonucunda Osmanlı denetimine girmiş ve Avrupa'nın yeni ticaret yolları aramasına neden olmuştur. Coğrafi keşiflerin sonucunda önemini yitirmiştir.


    Nereden Geçer?
    Çin ------- Şian Moğolistan --------Karakurum Afganistan -------Belh İtalya --------Venedik Türkiye -------- İstanbul-Konya Özbekistan --------Suriye ------- Halep


  6. #6
    Bilge Üye Saadet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    581

    Cevap: İpek Yolu Nedir? İpek Yolu Hakkında Bilgi

    Anadolu’da İpek Yolunun Geçtiği Yerler;

    Kuzeyde : Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde : Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

    merkezlerini izlemektedir.

    Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.



Benzer Konular

  1. 6.Sınıf Türk Ordusu ve İpek Yolu Video Ders Anlatımı İndir
    Konu Sahibi Saadet Forum 6.Sınıf Sosyal Bilgiler Etkinlikleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-03-2012, 02:28 PM
  2. ıdrar yolu ıltıhabı Nedir?Hakkında (sağlık)
    Konu Sahibi StrikeBoYs Forum Tıp Sözlüğü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-25-2011, 09:03 AM
  3. İpek Nedir?
    Konu Sahibi Caner Forum Sözlük
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-22-2011, 11:34 PM
  4. İpek nedir ?
    Konu Sahibi StrikeBoYs Forum Sözlük
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-22-2011, 09:30 PM
  5. İpek Aydın Kimdir?İpek Aydın Hakkında Biyografisi Biyografi
    Konu Sahibi Caner Forum Biyografi ve Özgeçmişler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-16-2011, 10:41 PM

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339