Türkiye'de yaşayan kişileri ne kadar alakadar eder bilmiyorum; ama bugün ve devam edecek yazı ile yurtdışında yaşayanları birebir ilgilendiren bir konu üzerinde duracağız; sahte evlilik.

Amerika'da green kart/yeşil kart evliliği olarak adlandırılan bu uygulamanın Avrupa'daki karşılığı paralı evlilik. ABD ile Avrupa arasında benzerliklerin olduğu kesin; ama Amerika'yı daha iyi bildiğim için önce uygulamayı kısaca izah edeyim; ABD yabancılara iki şekilde green kart (Türkiye'de devletin fakirlere sağlık hizmetlerinden yararlanması için verdiği yeşil kart ile karışmasın diye yazı boyunca hep green kart diyeceğim) vermektedir; bir, kur'a. Kaliteli insan ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla ortaya konan bir sistem bu. Belli vasıflara sahip kişiler müracaat edebiliyor. Kur'ada isim çıkmasını müteakip, sabıka kaydı başta, ilave şartları tamamlayanlar green karta yani vatandaşlık öncesi kalıcı statüye sahip olabiliyorlar. İkincisi ise ABD'de iş yapan ve belli vasıflara sahip yerli ve yabancı şirketler için geçerli. Bu şirketler, istihdam ettiği yabancı personelin şirket içindeki vazgeçilmez konumunu öne sürüp, sponsorluk/iş garantisi vererek çalışma bakanlığına müracaatta bulunuyor. Bakanlık onay verirse, dosya göçmenlik bürosuna intikal ediyor ve dosyasına göre uzun ya da kısa süren işlemler sonucu ilgili kişi green kartı alarak statüsünü değiştiriyor. Bunlara ilaveten bir üçüncü yol daha var ki bahsimiz bununla alakalı; yabancı birisinin ABD vatandaşı veya green kart sahibi birisi ile yapacağı evlilik de, ilgili kişiye "eş durumu" dolayısıyla green kart alma hakkını kazandırıyor. İşlem kabaca şu şekilde oluyor: Genelde gelir düzeyi düşük Hispanik veya Afrika kökenli siyahî kişiler bu uygulamada tabirim mazur görülürse malzeme ve yem olarak kullanılıyor. Aracılar ilgili şahsa münasip birisini, astronomik sayılabilecek komisyon ücretleri ile buluyor. Ardından resmi işlemler yapılarak evlilik, kâğıt üzerinde gerçekleşiyor. Taraflar fiilî bir evlilik hayatı yaşamıyorlar. Mülakatlardaki çapraz sorgulamaları geçmek için birbirlerini tanımak için ne kadar beraberliğe ihtiyaçları varsa, o beraberliği sohbet düzeyinde gerçekleştiriyorlar. Hepsi bu. Her şey yolunda gider, mülakat sonrası green kart alınırsa, bu defa mahkemeye müracaatla evlilik resmen bitiriliyor. Hiç detaylara girmeyen bu kısa bilgilerden sonra mevzuya geçelim; ve önce şu soruya cevap arayalım: "Neden insanlar böyle bir şeye tevessül ediyor?" Benim ilk aklıma gelen şey, "ABD rüyası!" Gerçi ABD'nin o rüyadan uyandığı kanaati hemen herkeste hakim olsa da, rüyadan uyanmak istemeyenlerin varlığı bize bu türlü şeyleri konuşturuyor ve yazdırıyor. Çünkü yasal ve kalıcı statüye kavuşmak isteyen o kadar çok insan var ki bu ülkede, şartların zorlaması insanları bu türlü kanunsuzluklara yönlendiriyor. Bir başka tabirle ifade edecek olursak, green karta olan talebin çokluğu, insanoğlunun dünyevi ve maddi kazanç hırsı, zayıfı, yoksulu, fakiri, muhtacı istismar etme özelliği ile birleşiyor ve ortaya kocaman bir pazar doğuyor. Yani ekonominin en temel kuralı olan arz ve talep burada da kendini gösteriyor. İşin en ilginç yanı ise bu pazarın zamanla organize olması, gruplaşmaya hatta mafyalaşmaya kadar gitmesidir. İlgili kurumlarda işleri içeriden takip edenler rüşvetle, arz ve talep taraftarlarını buluşturan, koordineyi sağlayanlar da komisyonla zengin oluyor. Fakat neticede evlilik gibi mukaddes bir işlem, aile gibi toplumun en temel köşetaşı olan bir kurum yıpratılıyor, hasis emeller, üç-beş kuruşluk menfaatler uğruna harcanıyor. Nadir de olsa bazı evliliklerden doğan çocukları, green kart sonrası sahte eşin 'gerçekleri söyler, kartını iptal ettiririm' tehditleri ile devam eden rüşvet ve devam eden komisyonları bunlara ilave edecek olursak, hadisenin öncesi, esnası ve sonrası adına büyük fotoğrafı net olarak görmek veya hayallerde canlandırmak daha kolay olacaktır. Tamamıyla oyundan ibaret olan böyle bir evliliğe İslam hukukunun cevaz vermesi düşünülemez