orgun yolcu



Eskil sokaklarında anıların

dolaşıyorum, öksüz bir çocuk gibi

yüreğimde kırık bir dal sızısı

ve soluk ürpertisi bir yaprağın



bir dost izi arıyorum, kirlenmemiş bir bakış

çocukluğumun ince sızısından kalma

alıp ¤¤¤ürmek için uzak bir kıyıya



uzak dağ doruklarına bakıyorum

daha uyanmamış sabah, bahar ve yaz uyanmamış

ah… güz yağmurları iniyor, acılar ve ihanetler üstüne

çırılçıplak ve sevgisiz kalmış bir şiirim

kimsesiz bir kış sokağında



ah! gülen gözleri menekşelerin, munzur bakışlı ceren

geçtiğim tüm kıyılara kırık gözyaşlarımı bırakıyorum

ince duygularımı

toplasam avuçlarım kanar



baharlara geç kalmış, yorgun ve yaralı bir yolcuyum

heybemde türküleri unutulmuş bir şafağın yalnızlığı

hüznün ıslattığı kirpiklerimde bütün yağmurların adı gözyaşı,



dalgalarını dalgınlığında saklayıp

acılarını içine gömen bir denizim ben

yüreğime gecenin hıçkırıklarını

ve hüznün ince ezgilerini toplayıp

geçtiğim bütün kıyılara gözyaşı yağdırıyorum



uzak diyarlara hasret taşıyan göçmen bir kuşum ben

durmadan acılara ayrılıklara vurup kanatlarımı

şiirler topluyorum kirpikleri kırık bir gecenin teninde



sevdalı bir ırmak ol, gözleri mavili bir kuş

alıp ¤¤¤ür beni insanın ayak basmadığı kıyılara

melamet yağmurları yağmadan üzerime

yoksa boğulur giderim hayatın bu sığ sularında



ben ki herkese gül sunan, gül bağışlayan

herkesten gül isteyen sevdalı bir çocuğum

erken vurulmuş gençliğine ağıt yakıp

bırakıp gönlünü bir çiğdem ile dağ arasında

durmadan üşürüm hayatın bu kirli sahnesinde



ey sevdamın nar çiçeği, ey iki gözü iki damla hasret çiçeğim

say ki günahsız bir çocuğum daha

ümitlerden uzak, hayallerden uzak nasıl yaşarım



gönlümü hangi seherlere bırakıp giderim sen yoksan

uçsuz bucaksız bir uçurumun kıyısında

sen yoksan bilki hayat yok benim için

dünya yok, sevda, dostluk, umut yok

boğulur giderim hayatın kirli sularında



şimdi yorgunum her akşam

her sabah dağlara bakıp seni aramaktan