Zamanın padişahı sultanzadelerin birini, zindana attırdı. Hatta Padişah onun öldürülmesini istiyordu. O zavallı her tarafa başvurdu. Evliyadan da yardım istedi. O sırada İmam-ı Rabbani (k.s.) Hazretleri Akra'ya gelmişlerdi. Zindanda üzgün bir halde bulunan bu zat, İmam-ı Rabbani Hazretlerinin (k.s.) eski talebelerinden biri vasıtası ile kendisinin kurtulması için, hususi teveccüh ve dua etmesini rica etti. Bu talebe gelip tam bir yalvarma ve ısrar ile, o zatın isteğini arzetti. Hazreti imam o gece teveccüh eyledi. Sabahleyin buyurdu ki:
-"Ona müjde ulaştır ki, ölümden kurtuldu. En kısa zamanda hapisten de çıkacak. "O talebe sevinçle bu haberi ona götürdü. Fakat Sultanzade, ızdırabının ve üzüntüsünün çokluğundan bu habere tam inanamadı. Allahü Teala'nın veli kullarından bir başka zatdan da teveccüh ve dua istedi. O veli de;
-"Üzülmesin! Gördüm ki; Nakşibendi büyüklerinden birinin çengeli geldi, onun balığını, helak girdabından çıkardı" dedi. Sultanzade o günlerde hapisten çıktı. imam-ı Rabbani Hazretlerinin (k.s.) talebelerinden oldu. Bu işe vasıta olan o zat anlatır: "Hazreti imam onun kurtulacağını buyurduğu zaman;
-"Gününü söylemeyince, gönlü rahat etmiyor" dedim. Buyurdular ki:
-"Yarın çıkacak." Söyledikleri gibi oldu. Ertesi gün hapishaneden kurtuldu."