Hasrete bırak

Tattığın elemi, bunca acıyla

Yaktığın her şeyi hasrete bırak

Tuttuğun kalemin ince uçuyla

Aktığın her şeyi hasrete bırak



Bir yüze, bir göze, kirpiğe kaşa

Bir çiçek, bir böcek, uçan bir kuşa

Kafayı, bakarken kayaya taşa

Taktığın her şeyi hasrete bırak



Konuşurken bile ağlayan gibi

Biri sanki seni bağlayan gibi

Bendinden taşarak çağlayan gibi

Yıktığın her şeyi hasrete bırak



Öldürür bu hasret, vuslatı dile

Bitmez bu gam keder, bitmez bu çile

Çevreden, etraftan canından bile

Bıktığın her şeyi hasrete bırak





Mikdat Bal