Hoca Ahmed Yesevi Hikmet-134 HİKMET-133



Muhabbetsiz kişilerden her kim kaçsa,



Ariflerin sohbetinde dolaşır



Yanıp yakılıp aşk yolunda yaşını saçsa



Sübhan Melik'im Arş üstünde konuk eyler.



Kulum diyerek yananları sevip Allah,



Hakk gösterecek cemalini Vallah-Billah.



Nerede gitse, tesbihleri "Şey’en Li’llah"



Her ne bulsa, Hakk yolunda ihsan eyler.



Zâkir olup zikrini dese, gelecek nida;



Lânetli şeytan yetmiş fersah olsun ayrı



Derdi olsa, Hakk derdine verecek deva;



Öyle kulu kendisi arayıp canan eyler.



Geceleri seherlerde Hakk uyandırıp kan ağlatır



Uykusuz eyleyip kendi aşkına bel bağlatır



Devası yok derdi verip ağlatıp inletir;



Burada ağlayıp orada gitse, sultan eyler.



Hakk'a âşık olan kullar daima uykusuz



Cennet değil arzuları, verir cemal



Çoluk-çocuk, ev-barktan olur şikayetçi;



İsmâil gibi aziz canını kurban eyler.



Şeyhim diye baş kaldıran Hakk’a rakip;



Benlik eyleyip Sübhan'ına olmaz sevgili



Uykusuz olup derdsizlere olan tabip;



Bu dünyayı müminlere zindan eyler.



Ey mü'minler, ibadet eyleyip dayanmayın;



Emanettir, aziz cana inanmayın;



Haram-mekruh yığmış mala inanmayın



Mallarını "karış" adlı yılan eyler.



Bu dünyaya bina koyan Karun hani,



Dâva eyleyen Fir'avn ile Hâmân hani,



Vâmık-Azra, Ferhad-Şirin, Mecnun hani;



Kahreylese, bir lahzada yerlebir eyler.



Hiç bildin mi insanoğlunun ölmeyip kaldığını,



Bu dünyanın vefasını bildiğini,



Dünya isteklisinin Hakk kokusunu aldığını



Allah desen, göz yaşını yağmur eyler.



Aşk derdine deva soran hazır tilbe



Zâhirde yok batın içinde eyler cilve



Mazı sarın hepsinin içinde eyler galip



Aşk derdine deva eylese Rahman eyler



Kimi görsen, bu yollarda sahte âşık;



Zâhir sufi, batın içinde değil sâdık;



Onun için sevdiğine olmaz lâyık



Yalancıyı mahşer günü şaşkın eyler.



Ten söylemez, can söylemez, iman söyler



Candan geçen gerçek âşıklar Hakk'ı gözler;



Ariflere hizmet eyleyip yolunu düzler



O âşıkı ahaliye sultan eyler.



Aşık olsan, gece gündüz aşk iste



İbadet eyle, gece kalkıp hiç yatma



Akıllı olsan, cahillere sır söyleme



Gerçek dervişler ibadetlerini gizli eyler.



Derviş olsan, ibadet eyle, eyleme riya;



Her köşede ibadet eyle Tanrı’m tanık



Sahte derviş nereye gitse, zevk ve dâva;



Adil padişah ibadetlerini isyan eyler.



Vay, o türlü dervişlerden kurtuluş ver



O cahile ülfet eylemeyip, canımı al



Ey sevgili, yolda kaldım, yola koy



Tevbe edenin Rabbim yerini bostan eyler.



Dervişim deyip ibadet eyler halk içinde;



Riya eyleyip dolaşıp yürür orada burada;



Allah için ibadet eyleyen derviş nerede?



Gerçek dervişler dağ ve ovayı mekân eyler.



Aşık olsan, aşk yolunda yok ol



Cemal arayıp hasretinde tamam ol



Merhem olup gerçek dertliye deva ol



Güzel huyluyu can alırken kolay eyler.



Aşıkları Hakk’a bakıp nâra atar



Muhabbetin denizine dalıp batar;



Cevher alıp sevdiğine derdini söyler



Damla yaşı yere damlasa, umman eyler.



Aşıklara verdi aşkını yandırmağa



Züleyha gibi vücudunu iki büklüm eylemeğe



Riyâzette yüzünün rengini soldurmağa



Gerçek âşıkın yüzünün rengini saman eyler.



Aşıkları Hakk kahrından korkup titrer;



Yer ve gökte melekler ağlayıp durur;



Bâzen kızıl, bâzen sarı olup durup



Feryad eyleyip yer ve göğü lerzan eyler.



Aşıkların gerçek sevgilisi seherde bekler



Nida eyleyince "ya kulum" deyip batın gözler



Aşk şiddeti coşsa derd-i zârlar



Nerdesin deyip yürek-bağrını biryan eyler



Nerdesin?" deyip, nerdesin?" deyip âşık söyler;



Aşıklarda had ne ola, mâşuk söyler;



Ağzı demez, dili demez, gönlü söyler;



Üçyüz altmış damarları lerzan eyler



Aşıkların kıyamet günü halini soracak



Gerçek âşıkın göğsünü yarıp dâğını görecek



Temiz ağzından köpüğü akıp yürüyüp görecek



Kime verse temiz aşkını, hayran eyler



Aşıkların istekleri şarap kadehi



Sevgilisine ermek için bağrı kebap;



Ruhlarının gıdasıdır çeng ve rebap;



Ahı çıksa, yedi iklimi viran eyler.



Kudret ile her ne eylese, Kadir özü;



Kudretinden mâlumdur kış ve yazı;



Ey insafsız, Allah ile eyleme iddia



Kahhar Melik’im canlıları cansız eyler.



Ağlamayı her insana veren hani;



Ağlamaklık kolay değil, bağrı hani



Göz yaşını riya eyleme, Hakk’ı tanı



Hakk Teâlâ sevdiklerini giryan eyler.



Kul Hoca Ahmed, kulum deyip vurma lâf;



Riya ile eylediğin ibadetin hepsi boş;



Şeriatte, tarikatte kazancın şüpheli;



Ahirette yalancıları üryan eyler...