Şeyh Muhammed Muta Hazretleri ve Şeyh Muhammed ra sözleri



Değerli kardeşlerim,insanda en önemli olan ruhdur.Eğer onun ruhu, masiyetlerin içinde gark olursa,kaybolur.Ondan hiçbir istifade olamaz.Ama kendi ruhunu tezkiye ettiği zaman, düzelttiği zaman, maneviyat sahibi olduğu zaman işte o ruhun gücü olur.Böylece Yüce Allah onu ne için yaratmış ise, Allah'ın emri ne ise onu tatbik etmeye gücü yeter.



**********************



Değerli kardeşlerim, tezkiye edilen ruh, temizlenen ruh, onun yanında oturulup ondan istifade edilebilen bir ruhtur.Ondan menfaatler alınabilir.Ama ruhsuz beden, yani tezkiye edilmeyen ruh, onda fayda yoktur.Onun bir değeri yoktur ve onun yapacak hiçbir şeyi de yoktur.



**********************



Ey oğul! Bütün insanları razı etmek imkânsızdır.Çünkü birini razı edersen öbürünü kızdırırsın. Diğerini razı edersen ötekisi kızar. Çünkü her insanın aklı, fikri ve düşüncesi ayrıdır.Eğer insanın, bütün insanları razı etmeye gücü yetmiyorsa,bu imkansızsa,o zaman insan en güzelini, en doğrusunu kendine seçmelidir.O da Allah-u Teala'yı razı etmektir.İnsan, Allah-u Teala'nın rızasını kazanmak için uğraşsın. Kendi ile Allah arasındaki alakayı düzeltsin.



**********************



Kişi eğer insanları razı etmek için uğraşırsa,onların güvenini, akidesini kazanmak için uğraşırsa bu aldanmıştır.Çünkü gerçekte menfaat veren de, menfaati takdir eden de Allah-u Teala'dır.Onun için insan Allah-u Teala'nın rızasını tahsil etmek için uğraşmalıdır.İnsanoğlu eğer dünyayı istiyorsa,bu Allah-u Teala'nın rızasındadır.Eğer ahireti istiyorsa,bu da Allah-u Teala'nın rızasındadır.Hem dünyayı hem ahireti istiyorsa yine Allah-u Teala'yı razı etmek için uğraşmalıdır.



**********************



Değerli kardeşlerim, bizler uyanık olalım.Böyle mübarek bir topluluk içine girdiğimiz zaman, buradan faydasız dönmememiz lazımdır.Baktık birisi Allah'ı zikrediyor, ondan ibret alalım. Birisi ibadet yapıyor, ondan ibret alalım.Birisinin ahlakı güzeldir,mütevazi bir şahsiyettir. Ondan güzel ahlakı alalım.Diğeri onun siyreti, onun adabı doğru ve dürüsttür.Ondan da ibret alalım ve bu şekilde bu mübarek toplumdan hayır ve bereketler kazanalım.



**********************



Sen Allah-u Teala'nın dini için, rızası için yaralı ol.Dünya ve başka şeyler için değil. Allah-u Teala'nın rızası için yaralı ol. Tıpkı şairin dediği gibi: ‘Nice insanlar vardı ki onlar, mal mülk sahibi idiler.Fakat bu dünyadan gittiler.Onların elinde hiç birşey kalmadı.Keşke bilebilseydim bu mal, mülk acaba kimin olacak.?’Akıllı insan Allah-u Teala'nın rızası için gayret eder. Kalbinin rahatlığı ve mutmain olması için dünyada zahit olur.Tıpkı seyyidina Ömer İbni Hattap (r.a) buyurduğu gibi davranır;’Dünyada zahit olmak, kalbin rahatlığı ve mutmain olmasına en büyük sebeptir.’



**********************



Değerli kardeşlerim, Peygamberin(a.s.) şeriatındaki istikamet, doğruluk ve ona göre hareket etmek nimetlerin en büyüğüdür.İnsan bu istikamette olduğu müddetçe,Yüce Allah’ın en büyük ikramı ve rahmetini kazanmış olur.Değerli kardeşlerim, babamdan şöyle duydum; ‘Yüce Allah kimin hayrını dilerse,onun gönlünü ve kalbini hayra açar.Onu muvaffak kılar. Onun azalarını ibadete, amel etmeye, gayrete muvaffak eder.Ona güç verir ve ona gayreti ihsan eder.



**********************



Değerli kardeşlerim, bu şekilde buraya gelen bir kimse kendi nefsini noksan görmelidir. İbadetlerinde noksanlık görmelidir ve Şeyh hazretlerinin adabı ile Şeyh hazretlerinin adabını tatbik etmekle şifa ve tedavi aramalıdır.O zaman faydalanır, hayır ve bereketler alır.Buraya geldiğiniz zaman ibret almazsanız, hayır ve bereket almazsanız.Eğer bu adaplarla amel etmezseniz, birbirinizden ibretler almazsanız, peki nasıl faydalanacaksınız?Nasıl kendi nefsinizi tezkiye edeceksiniz? Bu mümkün değildir.



**********************



Değerli kardeşlerim, aramızda olan bu sıla, bu akrabalık şeriatın özünde olan adaplar sebebiyledir. Şeriata uygun olan adaplar sebebiyledir. Onun için bu adapları bidatlardan, muhalefetlerden korumamız lazımdır ve bu adapları hakkıyla koruyup dünya menfaatimiz için, siyaset için kullanmamamız lazımdır. Çünkü böyle adapları istismar ederek siyaset ve makam için kullanılması caiz değildir.



**********************



Değerli kardeşlerim, sabırlı olalım. Sabır ile her şey hallolur. Yalnız sabrımızla beraber kendimize de dikkat edelim.Yanlışlık yapmayalım.İslam dininin adaplarına uygun hareket edelim. Adaplarımızı koruyalım. İnsanlık alemine faydalı olalım. Devletimize, milletimize ve memleketimize faydalı olan hareketi yapalım, onları rahatsız etmeyelim. Peygamber aleyhisselatu vesselam şöyle buyurmuştur: ‘Erkek aceleci olan değildir.Erkek ve şecaat sahibi olan kimse sabırlı olandır.Öfkelendiği zaman kendini tutandır.’



**********************



Değerli kardeşlerim, istikamet Peygamberin(a.s.) şeriatına uymaktır.İstikamet emirleri tatbik etmek ve yüce Allah’ın nehy ettiklerinden uzak kalmaktır.İstikamet nefsin hevasına tabi olmamaktır.Çünkü nefsin hevasına tabi olunduğu zaman o kalbin basireti kör olur.O kalp doğruyu yanlış,yanlışı da doğru algılar.Delaleti, hidayet,hidayeti de delalet olarak görür.İşte nefse tabi olmak insanın basiretini köreltir ve insanı böyle yanlışlıklara götürür.



**********************





Değerli kardeşlerim, müstakim kimdir?Şeyh hazretleri müstakim olan kimseyi, bir dağa benzetmiştir.Nasıl ki havaların şiddetli soğuk ya da şiddetli sıcak oluşu,rüzgarların şiddetli esişi,o dağa hiç bir tesiri etmiyorsa,işte müstakim olan bir kimse de bunun gibidir.Onun başına ne kadar musibetler, sıkıntılar, darlıklar gelse de ,bunlar ona tesir etmiyor.Kendi istikametinde devam ediyor.Hiç kimse ona zarar veremiyor.



**********************





Değerli kardeşlerim,müstakim olan insan sabırlı ve dayanıklı olmalıdır.Ona kötü sözler söylenirse, küfredilirse o karşılık vermemelidir.Kötü sözlere,iyilik ve güzellik ile karşılık vermelidir.Sanki o kötü sözler kendisine söylenmemiş gibi davranmalıdır.



**********************





Müstakim olan bir kimseyi,nefsinin yolsuzluklara yönlendirmemesi lazımdır.Dünyanın onu kandırmaması lazımdır.Allah’ın zikir ve ibadetinden alıkoymaması lazımdır.Kendi kalbini nefsine ve dünyasına bağlayıp,Yüce Allah’ın yolundan çıkmamalıdır.Nefse ve dünyaya önem vermemelidir.



**********************





Müstakim olan bir kimse,musibetlere tahammüllü olmalıdır.Başına herhangi bir sıkıntı geldiğinde,çok tahammül etmesi lazımdır.Başkası tarafından ona haksızlık yapıldığında o kimse dayanıklı olmalı ve yolundan çıkmamalıdır.Böyle olduğu takdirde, işte o demek ki müstakimdir.



**********************



Değerli kardeşlerim,babam Şeyh hazretlerinin bize nasihat eden sesi hala kulaklarımızda yankılanıyor.O diyordu ki:’ Gözünüz başkalarının malında olmasın.İnsanlar gelerek etrafınızda toplandıklarında gurura kapılmayın.’ Şeyh hazretleri böyle büyük toplumlarda konuşurken yemin ederek:’Vallahi, billahi ve tallahi.Ben sizin aranızda kendimden daha eksik, daha aşağı bir kimse görmüyorum.’ diyordu.



**********************



Değerli kardeşlerim,alacağımız derslerden birisi de; Sadatı kiram hazretlerinin bütün hayatlarını ilmin hakikatini beyan etmek ve hanif dinin öğretilerini yaymak uğruna tüketmiş olmalarıdır.Bu hanif dinin tüm değerlerine,şanına ve adabına net bir şekilde hayatlarını vermişlerdir.Gerçek ve sahih olan tasavvufu ihya etmişlerdir.Ona hayatiyet vermişlerdir. Yorulmak bilmeden bu yolda çabalamışlardır.



**********************

Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de: "İşte bu benim yolum, dosdoğru olan yoldur. Bundan başka doğru yol yoktur. Buna tabi olun, başkasına asla tabi olmayın." buyuruyor. Demek ki buraya gelmenin bir gayesi de Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktır. Peygamberler, veliler, alimler hepsi bunu anlatmaya geldiler ve insanların dosdoğru yürümesi için teblig ettiler, gayret sarfettiler.



**********************



Eğer biz İslam ile amel etmez, çocuklarımıza İslamı öğretmez isek öldükten sonra pişman oluruz ve hem biz hem de çocuklarımız helak oluruz.



**********************



İnsan yaptığı işlerde Allah'ın rızasını kastederse mutlaka başarıya ulaşır. Eğer dünya menfaatlerini kastederse başarıya ulaşamaz. İnsanın niyeti Allah'ın rızası olursa, Cenab-ı Allah onun için bütün kapıları açar.



**********************



Kişi kendini Allah'a kullukta ve ibadetlerde eksik görmeli ve Peygamberimizin ahlakıyla ahlaklanmış edepli insanları örnek alıp, kendini onlara benzetmeye çalışmalıdır.



**********************



Akıllı insan, ahireti için lazım olan amellerden başka, lüzümsuz şeylerle uğraşmayı zamanının kaybolması olarak görendir. İnsan kendisi ile Rabbi arasındaki bağı kurmalıdır.



**********************



Aslında ölüm yeni bir hayattır. Hakiki ölüm ise: Kalbin ölümü, inançsızlık, ahirete inanmamak, şehvetlere kapılmak ve geçici dünya lezzetlerinin karanlığına gömülmektir.



**********************



Kalbin ıslahı ve nefsin terbiyesi, ancak sağlam bir itikad, salih bir amel ve İslam'ın hükümlerini, helal ve haramı öğrenmekle mümkündür. Namazı düzgün ve sahih olmayan bir insan kalbini ıslah ve nefsini tezkiye edemez.



**********************



Nakşi-Haznevi Tarikatı'nın gayesi İslam'ın ameli yönünü uygulamaktır. Bir müride lazım olan şey; haramlardan kaçınması, vacipleri yapması, uygun değilse mübahları terketmesidir.



**********************



Kendinizi iyi ve salih insanlara benzetin. Muhakkak ki salih insanlara benzemek kurtuluştur.



**********************



İnsan Allah'ın rızası olan şeylerle ilgilenmelidir. Kalbi her zaman yaralı olmalı ve Allah'ın kendisinden razı olması konusunda hüzünlü olmalıdır.



**********************



Cenab-ı Allah'tan dileğim, bizlere sahih ve selim bir akıl versin ki; bu akılla kendi yolunda yürümemizi sağlasın.



**********************



Kalpteki dağınıklığı ancak Allah'a yönelmek, vahşeti ancak Allah'la ünsiyet giderir. Kalpteki şehvet ateşi ancak Allah'ın sevgisi, zikri, sıdk ve Allah'a karşı ihlaslı olmak ile söner.



**********************



İnsanın Allah'a inancı güçlü olursa, Allah'tan gelen her şeye razı olur. Sevgiliden gelen her şey hoştur der, Allah'a isyan etmez. Allah neyi takdir ettiyse ona boyun eğer ve dünyada da rahat eder.



**********************



Tüm vücudun ıslahı, kalbin ıslahına bağlıdır. Kalbin ıslahının şartı da Allah'ın zikridir. Allah ( C.C ) Kur'an-ı Kerim'de : "Bilesiniz ki kalpler ancak Allah'ın zikri ile mutmain olur.'' buyuruyor.



**********************



Adabı tatmayan ve yaşamayan, bu insanlarla beraber olmayan bu yolu anlayamaz. Bu adabı yaşayan ve tatbik eden, ruhu pahasına dahi olsa bu yolu tercih eder.



**********************



Allah'ın dininden uzaklaşmanın, haramları işlemenin şeref sayıldığı bu asırda, saadet ve gerçek yaşam ancak Allah'ın dinine sarılmak ve bu yolda devam etmekle mümkündür.



**********************



Allah ve Resulü için söylüyorum. Biz bu tarikatın adaplarını sadatlarımızdan aldık. Sözle aldık, gözlerimizle gördük. Bu temiz adaplar Peygamber (S.A.S)'in şeriatına ve sünnetine uygundur. Bu adaplardan ne doğuda ne batıda, hiçbir yerde görmedik.



**********************



Bu tarikatın adapları Hz.Muhammed (S.A.S) Efendimizin getirdiği şeriata hizmet etmektedir.



**********************



Dünyayı isteyen kimse Allah'ı razı etmeye çalışmalı, ahireti isteyen kimse Allah'ı razı etmeye çalışmalıdır. Hem dünyayı hem ahireti isteyen kimse, yine Allah'ı razı etmeye çalışmalıdır. Allah'ın rızası her şeyden üstündür. Kişinin isteği her zaman Allah'ın rızası olmalıdır. Her şey onun elindedir.



**********************



Allah'a yönelip nefislerinize ve şeytana savaş açmalısınız. İşte bize en büyük ikramınız budur. Allah'tan ricam bu acizane kulunda hüsnü zannınızı gerçekleştirsin ve sizi de temenni ettiklerinize ulaştırsın. Allah her şeye kadirdir.



**********************



Her zaman ıstıraplı, korku ve ümit halinde olun. Allah'a sığınıp yardım isteyin ve deyin ki: "Ey Rabbim ! Acaba ben huzuruna kara bir yüzle mi yoksa beyaz bir yüzle mi geleceğim. Ey Rabbim acaba benden razı mısın yoksa razı değil misin ?''



**********************



Kim Şah-ı Nakşibend (K.S)'nun amelini yaparsa, onun mertebesine yükselir. Kim Şeyh Abdulkadir-i Geylani (K.S)'nun amelini yaparsa onun mertebesine varır. Ancak amel etmeden, çalışmadan, gayret göstermeden bu makamlara varmak mümkün değildir.



**********************



"Ey Nefs ! Sen değerli eşyaları ucuza almak istiyorsun. Maalesef çalışmadan ve amelsiz o değerli eşyalara sahip olman mümkün değildir. İnsan bal yemeyi istiyorsa, bal almaya gittiği zaman arıların sokmasına tahammül etmesi gerekir. Maksuda ve matluba varabilmesi için mutlaka meşakkatlere, eziyetlere ve sıkıntılara tahammül etmesi gerekir.



**********************



Cenab-ı Allah'ın yoluna davet eden insan, siyasetle uğraşmamalı ve insanların mallarını toplamamalıdır. Sadece Allah rızası için davasını yürütmelidir.



**********************



O münevver yüzlü insanları hatırlayınca, ben bu makama layık olmadığımı hissediyorum. Onlar ki insanlara nurlarını saçarlardı. Şimdi ise bu ağır yükü bana yüklediler, elbiselerini bana giydirip ebebiyete göçtüler.



**********************



Allah'ın bizlere olan şefkat ve merhameti, anne ve babamızın şefkat ve merhametinden daha fazladır. Allah bizi uyarıyor ve diyor ki: "Şeytanın yolu; zararlı, tehlike ve azap yoludur.''



**********************



Bizlere ikramda bulunmak, saygı göstermek ve bizlerden istifade etmek istiyorsanız, Allah'a yöneliniz. Allah'ın ipine sarılıp yasaklarından kaçınınız. Sizlerin bize ikramınız budur.



**********************



Kendinizi ıslah etmenizi, kardeşlerinize, komşularınıza, millet ve devletlerinize yararlı olmanızı istiyoruz. Bana ikramda bulunmak isterseniz, işte böyle ikram ediniz.



**********************



Edep çok önemli bir vasıftır. Çünkü edebi olmayan bir kimse herhangi bir maksada, faydaya varamaz. Şah-ı Nakşibend (K.S) buyurdu ki: "Yüce Allah'tan temennim odur ki beni edebe muvaffak eylesin. Çünkü edebi olmayan bir kimse Allah'ın lütfundan mahrumdur.''



**********************



Edep tesadüfi bir şey değildir. Edep kalbe bağlıdır. Kalpte manevi bir şeyler var ise o zaman tüm azaları edepli olur. Ama kalbinde manevi bir şeyler olmayınca, edepli olsa da az bir müddet içinde edepli olur sonra edepten uzak kalır.



**********************



Şüphesiz iman Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimettir. Muhabbet ise; insanın imana ulaşabilmesi için en büyük kanattır.



**********************



Ölüm korkutucu bir şey değildir. Zira insan fani olmaz. Dinde gayret eden, hak yolda mücahede eden kişi, haliyle Allah'a kavuşmayı diler. Çünkü ölüm, süfli alemden ulvi aleme intikaldir.



**********************



Bir alim ilmine, bir akıl sahibi aklına, bir tüccar ticaretine, Peygamber soyundanım diyen biri kendi nesebine güvenmemelidir.



**********************



Değerli kardeşlerim, büyüklerimizden duymadığımız ve görmediğimiz bir şey kalmadı. Onlarla konuşma ve istişare etme imkanı bulduk. Bizim onlardan kazanacağımız fayda; duyduğumuz ve gördüklerimiz ile amel etmektir. Ancak, amel etmezsek onlardan bir fayda görmemiz mümkün değildir.



**********************



Onlardan duyduğumuz vaazlar, evrad ve edepler ile amel etmemiz bizim için en büyük fırsat ve ganimettir.Çünkü ileride karşımıza engeller çıkabilir. Bu dergahta, merkadde bulunmanız sizin için büyük bir fırsattır.



**********************



Nakşibendi-Haznevi'nin adapları hastahane gibidir. Bizler de bu hastahanenin hastalarıyız. Bizim hastalıklarımız manevi ve batını hastalıklardır. Bu hastalıklar, zahiri hastalıklardan daha önemlidir. Kişi tedaviye başlayınca doktorun sözünü dinlemeye mecburdur. Doktorun verdiği ilaçları kullanmalıdır. Manevi hastalıkların ilaçları: bu adaplar, Allah'ın zikri ve murakabesidir.



**********************