Makber Şiirinin Açıklaması

Tanzimat edebiyatının önemli sanatçılarından birisi olan Abdülhak Hâmid, özellikle edebiyatımıza getirdiği yeni kavramlar ile şiirimizi biçimsel açıdan yenileştirmesiyle dikkati çeker. Onun "Makber" adlı şiiri, sanatçının bu yönlerini tanıtması açısından önemlidir.

MAKBER

Eyvâh... ne yer, ne yâr kaldı,

Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.

Şimdi buradaydı, gitti elden

Gitti ebede, gelip ezelden.

Ben gittim, o hâksâr kaldı,

Bir gûşede târmar kaldı;

Bâkî o enîs-i dilden, eyvah!...

Beyrut'ta bir mezar kaldı.

A.Hâmid

Kelimeler:

bâkî: kalan, artık, bundan başka.

hâksâr: Toz toprak içinde,

ebed: Sonu olmayan gelecek.

enîs-İ dil: Gönül arkadaşı

ezel: Başlangıcı olmayan geçmiş zaman.

gûşe: Köşe

târmar: Dağınık:

Açıklamalar

Yukarıdaki bent Abdülhak Hâmid'in "Makber" adlı eserinden alınmıştır. Bu eser, şairin kansı Fatma Hanım'ın ölümü Üzerine yazdığı, karısının ölümünden duyduğu acının yanı sıra ölüm, din, felsefe ile ilgili görüşlerini belirttiği manzum bir mersiyedir. Makber sekizer mısralık 295 bentten oluşmuştur.

Örnek metinde şair, karısının ölümünden duyduğu üzüntüyü anlatmaktadır.