KALKINMA İÇİN GEREKLİ FİNANSMAN İHTİYACININ BÜYÜKLÜĞÜ[/b] Gelişmekte olan ülkeler için kalkınma, bir bakıma sermaye birikimi*ni artırmak demektir. Ancak kalkınmayı yalnızca sermaye birikimine bağla*mak aşırı bir basitleştirme olacaktır. Çünkü sermaye birikiminin yanında teknolojik gelişme, girişimcilik ruhuna sahip yeterli sayıda vasıflı girişimci*nin varlığı, beşeri sermayenin niteliği, doğal kaynaklar ile sosyal, siyasi, dini, kültürel, coğrafi, vb. unsurların da kalkınma üzerinde etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bununla beraber tüm bu unsurların kalkınmayı pozitif yönde değiştirebilmesi netice itibariyle sermaye birikimine dayandığı için sermaye birikimi kalkınmanın vazgeçilmez unsuru olarak kabul edil*mektedir (Han, 1999:73).www.bakteri.org[/i][/b]
Solow (1956) ve Swan (1956) tarafından geliştirilen Neoklasik bü*yüme teorilerine göre uzun dönemli büyüme, modele dışsal (exogenous) olarak kabul edilen faktörler tarafından belirlenecek ve mali politikalardan etkilenmeyecektir. Mali politikalar uzun dönemde büyüme etkisi değil, dü*zey etkisi (level effect) oluşturacaktır. Yeni içsel büyüme modelleri ise mali politikaların ve özellikle vergilerin, pozitif dışsallıklar, araştırma geliştirme harcamaları (AR-GE), ölçeğe göre artan getiri gibi faktörleri teşvik etmek suretiyle uzun dönemli büyüme etkisi oluşturabileceğini ortaya koymaktadır (Ateş, 2001:5). Bu modellerde, örneğin ekonomideki dolaysız vergi oranla*rının arttırılması fiziksel ve beşeri sermaye üzerinde olumsuz bir etki yapa*rak uzun dönemli büyüme oranlarını azaltacaktır. <div>
_________________________________
![]()
Sözlerimin yetmediği her soruya suskunluğum tek cevap,Varlığımla değiştiremediğim herşeye YOKLUĞUM ARMAĞAN OLSUN...