Böbrekler, kanı süzerek atık maddeleri idrar şeklinde vücuttan uzaklaştırmakla görevli organlardır. Bu işlev sırasında kan böbrekteki çok ince ve sayısı milyonlarla ifade edilecek kadar fazla olan kanalcıklardan geçer; atılacak bölüm idrar şeklinde mesaneye doğru iletilirken, vücutta tutulması gereken faydalı maddeler tekrar kana verilir. Bu kanalcıklardan bazılarının tıkanması, gerisinde giderek idrarın birikmesine ve kanalların genişlemesine neden olur ve “kist” adı verilen patolojik durum ortaya çıkar. Böbrek kisti ameliyatları, vücutta büyük ameliyat kesilerine gerek olmadan, laparoskopik yani kapalı yöntemlerle yapılabilir. Bu ameliyatlar sayesinde hastalar ameliyat sonrasını rahat ve konforlu geçirebilir, 1 ya da 2 günde taburcu olabilir. 5 santimetreden küçük kistler takip edilmeli Böbrek kistlerinin çoğu küçük, iyi huylu ve önemsizdir. İçyapısında berrak bir sıvı içeren, içerisine kanama yapmayan, kist duvarında kireçlenme ve damar artışı gibi kötü huyluluk belirtileri olmayan, tek bir boşluktan oluşan 5 santimetreden küçük kistlerin tedavisi gerekmez. Bu kistlerin yılda bir kez ultrasonografi ile takip edilmeleri yeterlidir. Böbrekler kanalcıklardan oluşmuş organlar olduğu için kistler yaygın olarak görülür. 50 yaşın üzerindeki insanların %50’sinden fazlasında böbrek kisti bulunmaktadır. Ancak bunların çoğu tedavi gerektirmeyen küçük kistlerdir. Kistlerin tanısında ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bu yöntemlerle %100 oranında doğru tanı konulabilir. Kistle kanser ayırt edilmeli Böbrek kistleri genellikle iyi huylu oluşumlardır ve kötü huylu hastalıklara dönüşmeleri son derece nadirdir. Ancak aslında kanser olarak ortaya çıkan ve ilk görüntüsü itibariyle kiste benzeyen oluşumları mutlaka ayırt etmek ve basit kistlerle karıştırmamak gerekir. Kistin kötü huylu olmasına işaret eden bazı özellikler varsa, mutlaka tedavi edilmeli ve bir ameliyatla çıkarılmalıdır. Bu özellikler arasında kist boşluğunda sıvı yerine doku özellikleri taşıyan yapıların bulunması, kist duvarının kalınlaşması ve kistin içine kanama olması sayılabilir. Bunlar olmasa da çok büyük kistlerin yine ameliyatla çıkarılması uygun olur. 10 santimetreden büyük kistler çıkarılmalı Yaklaşık 10 cm civarındaki kistler büyük kabul edilebilir ve böbreğe bası yaparak çalışmasını bozabilir. Kistler nadiren böbrek damarına bası yaparak hipertansiyona da yol açabilir. Bu durumlarda, kistin kendisi kötü huylu olmasa bile, çeşitli şekillerde böbreğe zarar vermesi ihtimali nedeniyle çıkarılmaları gerekir. Polikistik böbrek hastalığına dikkat! Kistlerle seyreden bir başka hastalık ise polikistik böbrek hastalığıdır. Bu hastalık genetik geçişli olup, her iki böbrekte çok sayıda kistlerle seyreder. Kistleri sayısı o kadar fazladır ki; zaman içerisinde çevrelerindeki böbrek dokusuna baskı yaparak ve fonksiyonel böbrek dokusunda hasar oluşturarak hastada böbrek yetmezliği gelişmesine sebep olurlar. Bu hastaların çoğunda böbrekten kaynaklanan hipertansiyon görülür. Laparoskopi ile 3 delikten böbrek kisti alınabilir Böbrek kisti ameliyatları günümüzde hemen hemen bütün böbrek ameliyatları gibi sıklıkla laparoskopik olarak yapılmaktadır. Eskiden uygulanan böbrek kistini iğne ile boşaltma şeklindeki girişimler, kistin kısa süre içerisinde tekrarlaması nedeniyle artık günümüzde neredeyse terk edilmiştir. Laparoskopik kist ameliyatında anestezi altında ve ameliyathane şartlarında hastanın cildinde 3 adet 0.5 cm’lik kesi yapılarak ince aletlerle girilir ve kistin içeriği boşaltılarak kist duvarı çıkarılır. Duvar tamamen çıkarıldığı için aynı kistin tekrar etme olasılığı bulunmaz. Ancak hastanın bünyesinde kist oluşmasına meyil olduğu durumlarda yeni kistler oluşabilir ve gerekirse aynı şekilde tedavi edilebilirler. Polikistik böbrek hastalığında da laparoskopik girişim uygulanarak böbrek çalışmasını bozan kistler temizlenebilir veya gerekiyorsa böbrek aynı yöntemle çıkarılabilir. Ameliyat sonrası hasta 1 günde taburcu olabilir Laparoskopik böbrek kisti ameliyatlarında ameliyat sonrası dönem hasta için genellikle çok rahattır. Vücutta büyük bir cilt ve daha da önemlisi kas kesisi olmadığı için hasta ameliyattan 1 veya 2 gün içerisinde taburcu olabilir. Laparoskopik böbrek ameliyatları karından yapılabildiği gibi bel bölgesinden doğrudan böbreklerin olduğu alana ulaşmak şeklinde de yapılabilir. Hangi yöntemin uygulanacağı, kistin böbrekteki konumuna ve cerrahın deneyimine göre değişmekle birlikte, belden yapılan laparoskopik teknikte karın havayla şişirilmediği için karın içindeki gerginliğe bağlı ağrı daha az olmakta, ameliyat sonrasında hastalar kendisini daha konforlu hissetmektedir.
Lütfen sitemizde karşılaştığınız kırık linkleri mesaj başlığında bulunan () resme tıklayarak bildiriniz.