Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Felsefe Platformu (Felsefe Hakkında Makaleler)

    Felsefe hakkında yazılmış makaleler, düşünürlerden yazılar..



    Varoluşun Derinliği..



    “…Heidegger’in insan anlayışıyla ilgili en sık dile getirilen eleştiri, onun topluluk insanından ziyade, yalnız biri olduğu; gerçek varoluşunun başkalarıyla değil, kendisiyle ilişkisinde temin edilmiş olduğudur. Bu eleştiriyi Jaspers, Buber, Berdyaev, Marcel ve biraz faklı bir şekilde Sartre yapmıştır.

    Buber’in (İnsan ile İnsan Arasında) eleştirisi, en güçlü ifade edilenidir. Buber, şimdilerde Amerika’da biraz moda olduğu için, onun eleştirisi de muhtemelen burada daha etkili olacaktır. Ne var ki o, Heideggerci insanın sırf kendisiyle değil; Varlık’la da ilişki içinde olduğunu ve Varlık’la ilişkisi sayesinde sahiciliğini kazandığını gözden kaçırmıştır.

    Dindar bir hümanist olan Buber, Heidegger’in Varlık’la ilgilendiğini; felsefi bir antropoloji kurmadığını gerçekten görmez. Heidegger açısından insan, Varlık’a götüren sırf bir kapı, bir geçittir. Dolayısıyla böyle bir düşünce projesinin insan varoluşunun psikolojik olsun, sosyal olsun tüm somut çehrelerinin hakkını vermesi beklenemez. Heidegger, Jaspers ve Buber gibi, insanla ilgili bir felsefe yapmaz. Oysa Jaspers ve Buber, dinleyenlerindeki hakiki varoluşu uyandırmaya çalışan varoluş coşkucularıdırlar. Heidegger ise, ne eksik ne fazla, bir ‘düşünür’dür; onun yaşamını oluşturan temel proje, Varlık’la ilgili ağırbaşlı ve ciddi bir ‘düşünüş’tür.

    Her ne kadar Buber’in itirazlarının ‘şekli olarak’ bir anlamı yoksa da, bu yaşlı hahamın, problemin gerçekte nerede olduğunu sezinleyecek harika içgüdüleri vardır: O, problemin ‘düşünür’ ile ‘insan’ın birleşip tek şey oldukları o belirsiz sahada yattığını görmüştür. Heideeger sadece bir düşünür olmaya çalışmıştır ve bu yönüyle de aslında, Jaspers ve Buber gibilerinin fevkindedir; Amerikan dobralığıyla söylersek, onlar düşünür olarak Heidegger’le aynı seviyede değillerdir. Fakat bir düşünür olmak, hatta Heidegger’in olduğu gibi üstün bir düşünür olmak, bir ‘insan’ olmak için yeterli değildir. Şayet düşünce, bize köklerimizi geri verebilse, Heidegger’inki bunu yapardı; zira hiçbir düşünür gündelik yaşamda onun kadar kök salmamıştır; fakat açıkçası düşünce bunu yapamamıştır. Heidegger bizi ışık ve görüntüde nelerin olduğunu görebilmemiz için, hiçbir düşünürün yapmadığı kadar gerilere götürmüştür. İhtiyacımız olan, bir adım daha atmak ve her ışığın bir ateşe ihtiyacı olduğunu görmektir. İşte bu nedenledir ki, Heidegger’den sonra, onun antik ‘Dasein’* iskeletine yeniden kan pompalayacak yeni bir Kierkegaard’a ihtiyaç duymaktayız...”





    William Barrett, “İrrasyonel İnsan”

    Türkçesi: Salih Özer, Hece Yayınları, Ankara, 2003





    *Dasein: Dasein, heidegger’in insana verdiği isim olup, Almancada ‘Orada-Olmak’ anl***** gelmektedir. Heidegger’in, insan varoluşuna ilişkin tanımlamalarının hemen hiçbir yerinde ‘insan’ terimi geçmez; bunu yerine hep ‘Dasein’ terimi kullanılır. Heidegger’in bu tavrının nedeni, kendi zamanına dek süregelen insan anlayışından (sabit bir doğaya sahip belirli bir nesne ile karşı karşıya olduğumuz şeklindeki varsayım) kendini korumaktır.

  2. #2
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Cvp: Felsefe Platformu (Felsefe Hakkında Makaleler)

    Noktanın Ufkunda Düşünceler

    Fikri CENDEL



    Tedrîcîlik, ilk hareket fikri ve küçüklükte büyüklük sırrını ihtiva eden nokta, çeşitli bakış açılarından ele alınırsa, çok esrar ve muammanın çözülüp açılmasında yardımcı olacaktır.





    İçimde bir nokta

    Dönüyor aleve.

    İçimde bir nokta

    Beynimde bir güve..



    Kâinatta oluş ve gelişme, sebep ve netice münasebeti ibret nazarlarımıza serilen ince bir sır... Tıpkı, binlerce ders alacağımız şeylerin teshir edilmesi gibi.. Herhangi bir yumurtayı, çekirdeği, nutfeyi, hava molekülünü, atom parçacığını düşündünüz mü? Noktadan pek farkı olmayan küçüklüktedirler, ama pek büyük mânâları vardır.



    Nokta, hendesenin dar kalıplarına girmez. Onda, buut, ölçü göremezsiniz. Ama noktasız bir hendese düşünmemiz mümkün değildir. Kâinatta her maddî varlığın ölçüsü, takdir edilecek bir noktaya göre kıyaslanır. Noktasız sayı, şekil, ifade, oluş ve bitiş göremezsiniz. Noktanın buutsuz şeklinde üç büyük sır gizli. Sırların açılması, anlaşılmasına vesile olur. Tedrîcîlik, ilk hareket fikri ve küçüklükte büyüklük sırrı... Evet, noktanın küçüklüğünde tevazu görünür, tevâzuda ise idrak ve büyüklük.



    Nokta, cümlenin sonundaki netice değildir. Mânâ âleminden, varlık âlemine geçisin başıdır. Kararların tatbikatına başlangıçtır. Hem her şey başlangıçta bir noktadır. Ağaç, çekirdek, insan bir damla, kainat büyük patlama öncesi bir nokta.. Fiiller de fikir cephesinde bir nokta.



    İnsanın da kâinatta nokta hükmünde bir varlığı mevcut. İnsansız her şey manâsız, her şey abes. Her şey bir hiç veya hiçliğe gidiş. Semeresiz bir ağaç gibi. İnsan, kâinatın yaratılmasına sebep ve netice, çekirdek ve meyve... İnsan nokta gibi küçük ama pek büyük bir mânâ... Yaratılmışların ona doğru tevcih edilmesi gayesine işaret, insan o noktada âlemin mümessili kâinat ağacının gayesi ve meyvesi...



    Fikirler de evvela bir nokta ve çekirdektir. Ruh, tecrübe, hareket ve hayatın şartları; bu çekirdeği olgunlaştırır, geliştirir ve maddî âlemdeki fiiller, filiz verir.



    İyilik bir nokta, göle düşen bir damladır. Damlanın meydana getirdiği dalgacıklar, gölün genişliği ölçüsünde büyüme, gelişme kabiliyetindedir. Günah, bir nokta bir kanser bücresidir. Tövbe ile yok edilmezse, kalbi siyahlandıra siyahlandıra imanı yutuverir. Bu şuur çerçevesinde anlarsın ki, bir lokmada, bir bakmada, bir busede, bir noktada batmak nasıl olur.



    İnsanda bir nokta olan ene (benlik), istikametini düşünce ufkunda gelişmediğinde firavun olur. Eğer küçüklüğünü bilirse tevazudaki büyüklük görünür. Kastedilen mânâ da anlaşılır.



    Kâinat iç içe dairelerle dolu, noktadan kâinat kutrunda dairelere kadar namütenâhi daireler mevcut. Her genişleyen daire, kainâtta işleyen tedrîcilik kaidesine işaret.. Merkezde ve ilk harekette küçücük nokta yer almış. İnsanlığın, bu ölçü ile ulaşamayacağı genişlik, aşamayacağı mânia yoktur. Devamlı ve istikametli sızıntı da, mermer de olsa yol bulacaktır.

  3. #3
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Cvp: Felsefe Platformu (Felsefe Hakkında Makaleler)

    Yaşam, kendi düzenini yaratır



    --------------------------------------------------------------------------------



    19.yüzyılın son dönemlerinde evrenin sürekli şekilde düzenini yitirdiği saptanmıştı.Herşey karmaşaya,yani kaosa doğru gitmektedir. Düzensizliğin adı olan entropi,evrenin her yerinde artmaktadır.

    Mahlon B.Hoagland,Hayatın Kökleri adlı kitabında bu konu ile ilgili şöyle bir örnek gösterir:

    Biraz sulandırılmış mavi boya ile gene biraz sulandırılmış sarı boyayı aynı kaba boşaltalım.Yeşil karışım oluşana dek boya molekülleri rastgele ve düzensiz bir şekilde dağılırlar.Sıvının yeşil renk alması durumunda tüm moleküller en üst seviyede düzensiz dağılmışlardır,diğer taraftan,kendileri açısından en dengeli biçimi almışlardır.

    Şimdi işlemi tersine çevirmek,ayrı ayrı mavi ve sarı sıvılar elde etmek istersek,dengeli ve düzensiz olan sıvının yeşil renge yönelik çok güçlü isteğine karşı savaşmamız gerekecektir.Zira evrendeki tüm atomlar tam düzensizliğe,yani erişebilecekleri en son dengeye varmak isterler.

    Karmaşıklık durumu ve denge cansız maddeler için aynı şeydir.Biz insanlar ise bu iki özelliği özdeş görmeyi pek kabullenemeyiz.

    Bu doğal bir tepkidir.Zira yaşayan organizmanın bütün yönlendirmesi veya dürtüsü,cansız doğanın dağıtma yönelimine karşıdır.

    Canlı varlık sürekli ‘dengesizlik’ durumunu sürdürmeye çalışır.Çabası daha da ileri gider;özel bir durum olan sürekli dengesizliği yeniden yaratmaya çabalar.

    Yaşam,dağılmanın karşısındadır,kendi düzenini yaratır.Bir anlamda yeşil boyayı ayrıştırmaya gayret eder.

Benzer Konular

  1. ÖSS Felsefe
    Konu Sahibi Layalina Forum Lys-Lgs Hazırlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-16-2011, 02:38 PM
  2. Felsefe Din İlişkisi
    Konu Sahibi MaD BLuE Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 01:18 PM
  3. Felsefe Nedir?
    Konu Sahibi MaD BLuE Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 12:47 PM
  4. Analitik Felsefe
    Konu Sahibi Zayim Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 12:39 PM
  5. Hellenistik Felsefe
    Konu Sahibi Zayim Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 12:38 PM

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339