Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Varlık Felsefesi

    Varlık Felsefesi





    Varlık Felsefesinin konusu varlıktır. Varlık; var olan her şeydir. Varlık Felsefesi açısından var olanlar iki biçimde ele alınır.



    Gerçekte var olanlar: Gerçek varlık, gerçekliğini nesnelerden, olaylardan, kişilerden alan; belli bir zaman ve mekanda var olandır. Gerçekte var olanlar duyu organları ile algılanır. Örneğin:masa,sıra,kitap v.b.



    İdea’da (zihinde,düşünsel) var olanlar: İnsanların zihinlerinde oluşturdukları kavramlardır.Zihinde var olanları insanlar bir takım olay ve ilişkilerden soyutlayarak elde ederler,bu nedenle duyu organları ile kavranamazlar.



    Bilim ve Felsefe açısından VARLIK

    Bilim ve Felsefe’nin varlığa bakış açıları şu noktalardan farklılaşır:



    *Bilime göre varlık tartışmasız vardır. Bilim varlığın var olduğunu ön kabul olarak benimser ve var kabul ettiği varlıkla ilgili neden-sonuç ilişkileri kurar.



    Felsefe varlığın var olup olmadığını da tartışır. Nedenlerin nedenlerini de araştırır.



    **Bilimler konularına göre varlığı parçalara ayırarak , kendilerine özgü yöntemlerle inceler.



    Felsefe,varlığı bütün halinde görür ve bütün halinde incelemeye çalışır.Bunun içinse gerekirse tüm bilimlerin sonuçlarını kullanarak genel kuramsal açıklamalar yapar.



    Metafizik -Ontoloji

    Metafizik; ispatlanması ve çürütülmesi mümkün olmayan sorunlarla ilgilenir.

    Ontoloji;Varlıkla ilgili sorunların tartışıldığı metafizik alanıdır.



    Ontolojinin soruları şunlardır:

    1-Varlık var mıdır?

    2-Varlığın ana maddesi nedir?

    3-Evren nasıl oluşmuştur?

    4-Evrenin bir amacı var mıdır?

    5-Varlıkta özgürlük var mıdır?

    6-Ruh nedir?

    7-Ruh ölümsüz müdür?

    8-Ölüm nedir?



    Tabiat(doğa) filozofları varlığın ana maddesi (arkhe) nedir? Sorusuyla ilgilenmişlerdir. Örneğin Thales; varlık arkesinin su olduğunu söyleyerek ontolojiyle ilgilenen ilk filozof olmuştur.



    Aristoteles varlığın ilk nedenlerini araştırarak metafiziğin ilkelerini belirlemiştir. Aristoteles, evreni bir bütün olarak kavramaya çalışmış ve bu çabasından da felsefenin bir disiplini olan Metafizik-Ontoloji doğmuştur.



    Ancak Ontolojiyi bir felsefe disiplinine dönüştüren Cristian Wolf’tur.Wolf ontolojiyi;- tanrının,ruhun ve dünyanın varlığını kanıtlamak isteyen bir alan olarak- belirler.



    Wolf’un ontoloji anlayışı deneysel bilimlere dayanan Ampirizm ve Materyalizm tarafından eleştirilmiştir.



    Kant’ a göre metafizik; bilginin temellerini araştırmalı ve bilginin deneyden gelmeyen öğelerini saptamalıdır.



    Fichte.Schelling,Hegel gibi düşünürler Kant’ın gözden düşürdüğü metafiziği tinsel(ruhsal) varlık anlayışı ile yeniden günceleştirmiştir.



    Günümüzde metafizik fenomenoloji, yeni ontoloji ve varoluşçuluk (existansiyalizm) felsefeleri ile varlığını sürdürmektedir.



    Fenomenoloji;Edmund Husserl ile varlıkların arka planlarında bulunan ve kendi kendilerine varolan özleri dile getirerek;



    Yeni ontoloji;Nicolai Hartmann ile varlık kategorileri oluşturup ontolojiyi deneysel temellerle,bilimsel sonuçlarla bağdaştırmaya çalışarak



    Existansiyalizm; Heidegger ve Sartre ile varlığın temeline doğa bilimlerini koyanlara karşı çıkarak varlığı Benin yaptığını söyleyerek ontolojiyle ilgilenmiştir.



    Ontolojik problemler:



    1-Varlığın var olup olmadığı problemi:

    Varlığın var olup olmadığı ilk çağlardan bugüne ontolojinin tartıştığı temel problemdir.Bu probleme genelde iki bakış açısıyla yaklaşılmıştır.



    a-Nihilizm(hiçcilik) :



    Nihilizm’e göre hiçbir varlık gerçekten var değildir ve varlığı var olan olarak kabul eden görüşlere karşı çıkar. Nihilizm hiçbir değer ve kural tanımayan bir görüştür ve toplumda düzeni sağlayan tüm otoriteleri reddeder.



    Nihilizm bu biçimiyle siyasal anlamda anarşizme temel oluşturur. Nihilizm’in temsilcileri:

    Gorgias;Ontoloji alanında nihilizmin ilk temsilcileri ilk çağ sofist filozoflarından Gorgias’tır. Gorgias,”varlık var mıdır?” sorusuna “yoktur” cevabını verir. Gorgias’a göre;”varlık yoktur. Olsa bile bilinemez.Bilinse bile bildirilemez.”



    Nietzsche; Toplumsal değer ve normları tümüyle inkar ederek nihilizmin 19.yy.daki önemli temsilcisidir.

    ;

    Taoizm: İl çağda çinde görülen taoizmdir. Lao-Tse ‘nin kurduğu taoculuk gerçeğin tüm çeşitliliğine karşın “bir”(tao) olduğunu ve bunun adının,biçiminin, maddesinin, görüntüsünün olmadığını savunur. Aldatıcı olan dünya, varlıktan yoksundur.



    b-Realizm (gerçekçilik):



    Varlık vardır anlayışı realizmdir. Realizm varlığın insan bilincinin dışında insan bilincinden bağımsız olarak var olduğunu savunur. Realizme göre dış dünya bizden bağımsız olarak vardır. Var olan nesnel olandır, duyu organları aracılığıyla algılanabilir olandır.



    2-Varlığın ne olduğu problemi:

    Varlığın ne olduğu sorusuna farklı cevaplar verilmiştir;.



    a) Varlığı oluş olarak kabul edenler:

    İlk çağ felsefesinde evrenin sürekli bir değişim, akış ve oluş halinde olduğunu ileri süren ilk düşünür Herakleitos’dur. O’na göre evrenin ana maddesi “ateş”tir.’ Ateşten oluşan her şey dönüp dolaşıp ateşe dönecektir. Ateş yeniden her şeyi yaratacaktır. Evrende her şey sürekli bir değişim OLUŞ içindedir ve durağan değildir. Doğa gibi insanın kendisi de sürekli bir değişim içindedir.’



    Herakleitos’a göre evrenin bu oluşuna karşıt güçlerin çatışması ve bu çatışma sonunda ortaya çıkan uzlaşma(sentez) neden olur.Eğer bu çatışma olmasaydı evrende nesneler de olmazdı.Örneğin;yaşam,dişi ile erkekten gelir;otun yok olması,koyunun yaşamasını sağlar.Oluş (canlı-cansız,iyi-kötü gibi) karşıtların çatışmasının bir sonucudur.”değişmeyen tek şey değişme dir”Her değişme belli bir düzene , yasaya göre olur. Bu yasa logos(akıl)dır.



    Çağımızda varlığı oluş olarak gören filozof Whitehead (viyted) dir. O’na göre her varlık var olabilmek için başka bir varlığa muhtaçtır. Böylece evren bir canlı “oluş” olarak varlığını sürdürür

  2. #2
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Cvp: Varlık Felsefesi

    [I]sLm iks ye ze tesekKur ederim bu biLgiLer içiN tm oLaraK 2,5 sy yaptıda





    HoDRiMeyDaN

  3. #3
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Cvp: Varlık Felsefesi

    sana da slm nistelrooy kocaeli'denmi sende ?? bulabilirsem bakarm bulamazsam özürr

  4. #4
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    Cvp: Varlık Felsefesi

    Varlık Felsefesi nedir ?



    Antikçağ Yunan felsefesinin ilk sorunları, ilk madde nedir?, evren nasıl oluşmuştur.

    Bu varlık felsefesinin alanıdır, aynı zamanda da felsefenin başlangıcıdır.

    Heraklitos(M,Ö 540-480) evreni akan bir süreç olarak değerlendirir. İlk madde de sudur der. Her şey sudan oluşmuştur ve akar sonucuna varır.”Her şey su gibi akmakta benim buna aklım şaşmakta “ deyişi de filozofa aittir.

    Peşinden gelen filozoflardan ilk madde için ateş, hava ve benzerlerini söyleyenler olmuştur.

    Sonuç olarak kainatın varlığının ilk çıkış ve oluş sebebini araştırmaya varlık felsefesi denir.

    Varlık felsefesine mitolojik, dinsel, bilimsel ve felsefi olarak yaklaşılabilir.



    VARLIK FELSEFESİNE DİNSEL YAKLAŞIM.



    VARLIKLAR NİÇİN VAR?



    Bu âlemin yaratılışında iki tür gaye ve hikmet var ki, biri Allaha, diğeri şuurlu varlıklara bakar.

    Allah binlerce isim ve sıfat sahibidir. Bunların hepsi de sonsuz derecede güzel ve mükemmeldir. Kâinat yokken, bütün isimler ve sıfatlar birer gizli hazineydiler. Allah, bilinmek istedi, kâinatı yarattı, isimlerini tecelli ettirdi, varlıkları kendine ayna yaptı. Onlarda mukaddes şuurunu, ulvî güzelliklerini eşsiz ünvanlarını seyretti. O nezih müşahededen, insanlarınkine asla benzemiyen bir sürur ve memnuniyet duydu.

    Sonra harikulâde eserlerini başkalarına da göstermek istedi. Sınırsız cemâl ve kemâlini onların gözüyle de görmeyi diledi. Bu sebeple şuurlu varlıkları yarattı, onlara akıl nimetini verdi. Kâinattaki harika işleri, mükemmel eserleri görerek, üstünde düşünerek yaratıcıyı tanımalarını istedi.

    İdrak sahibi kulları içinde insanlara hususî bir önem verdi. Peygamberler ve kitaplar gönderdi. İsteklerini ve emirlerini bildirdi. Rehber tayin ettiği son peygambere “habibim” diye iltifat etti. Şuur sahiplerine, “Beni tanıyınız, nimetlerime şükrediniz,” diye emretti.



    Felsefi Kavramlar-Ömer Sevinçgül-zafer yayınları-2001-Sayfa 122



    --------------------------



    VARLIK FELSEFESİNE MİTOLOJİK YAKLAŞIM.



    En eski yazılı mitolojik kaynak olan Sümer kaynaklarınını varlık felsefesine yaklaşımı;



    .1- Başlangıçta ilksel deniz vardı;(Tanrıça Nammu) kökeni veya doğuşu konusunda bir şey söylenmemektedir, Sümerler onu her zaman varmış gibi düşünmüş olabilirler.



    .2- İlksel deniz gök ile yerin birliğinden oluşan kozmik dağı vûcuda getirdi.



    .3- Tanrılar insan biçiminde kişileştirildiğinde, An(Gök) eril, Ki(yer) dişildi. Onların birleşmelerinden hava-tanrısı Enlil doğdu.



    .4- Hava-tanrısı Enlil yerden göğü ayırdı ve babası An göğü ele geçirirken, Enlil annesi Ki’yi, yeri, ele geçirdi. Enlil ile annesi Ki’nin birleşmesi- tarihsel devirlerde Ninmah, “yüce kraliçe”; Ninhursag, “(kozmik) dağın kraliçesi”; Nintu, “doğurgan kraliçe” gibi çeşitli adlar verilen tanrıçayla özdeşleştirilmiş olabilir- evrenin düzenlenmesini, insanın yaratılışı ve uygarlığın kuruluşunu başlattı.(sayfa 83)



    “Bundan sonra hava-tanrısı Enlil annesi yer-tanrıçası Ki ile birleşir. Bu birleşme ve su-tanrısı Enki’nin büyük yardımı sonucunda yeryüzünde bitkisel ve hayvansal yaşam yaratılır. Öte yandan insan, ilksel deniz, tanrıça Nammu, toprak ana, Ki ile özdeşleştirilebilecek tanrıça Ninmah ve su-tanrısı Enki’nin ortaklaşa çabalarının bir ürünü gibidir. Bu belirli bileşimin içeriği için-ve zamana ait az çok yüzeysel verilerle bunun ardında sağlam bir mantık bulunduğuna, sadece hoş bir fantezi olmadığına inanmak için her türlü neden vardır- bugün elimizde bulunan malzeme ve sınırlı anlayışımızdan bir sonuç çıkarmak güçtür.”(sayfa 141)



    Kaynak; Sümer Mitolojisi-Samuel Noah Kramer- Kabalcı Yayınları-eylül 200- Sayfa 83

    ------------------



    VARLIK FELSEFESİNE BİLİMSEL YAKLAŞIM;



    Evrenin var oluşu, NASA’nın son açıklamasına göre 17.4 milyar yıl önce büyük patlamayla başladı.

    Bundan öncesi konusunda fikir yürütülmüyor, başlangıç olarak büyük patlama(bing beng) alınıyor.

    Dünyamızında güneşten kopan bir parça olduğu, 4.5 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.

    İlk tek hücreli canlı metabolizma ise 3.4 milyar yıl öncesine tarihlendiriliyor.

    İnsana ait ilk izler için ise 2 milyon yıl öncesi tespiti yapılıyor.



    ---------------------



    VARLIK FELSEFESİNE FELSEFİ YAKLAŞIM;



    Felsefe, varlığı(varoluşu) bilmeden somut problemlere yaklaşamaz. Zaten problemler, gerçek ilişkilerin bütününden doğar, bunlarda insanlığın hedeflerine ayarlanacaksa, en ince noktalarına kadar incelenmiş ve anlaşılmış olmalıdırlar. Böylece, tüm teknik, doğa kanunlarının tam manasıyla bilinmesi üzerine kuruludur. Tıp biyoloji üzerine, politika tarih bilimi üzerine, Felsefede de bu değişik değildir, yalnız onun konusu, insanları ve onların dünyasını ve evreni de kapsayacak şekilde çok geniştir. Bu yüzden onda varolanın başlangıcı açıkça ve doğrudan görülemez, yine bu yüzden de varlık bilimi temeline dayanmadan kendi yoluna gidebileceği zannedilir.



    Gerçekten, varlık hakkında bazı temel görüşleri olmaksızın, hiçbir felsefe ayakta duramaz. Bu, dünya görüşü, yönü ve çıkış noktasından bağımsız olarak geçerlidir. Varlığın açıklanmadan başlanması, bu meselede var olan görüşleri, olduğu gibi olmayıp, temel kabul etmenin kolaylığında yatar. Bunun, daha sonraları ne ölçüde belirleyici olacağı fark edilemez, hatta tahmin dahi edilemez. Bütün nesneleri, değişen özelliklerin ve ilişkilerin taşıyıcısı olarak anlayan, tabii dünya görüşü bile, varlıkbilimci bir ön yargıdır.



    Ontolojide Yeni Yollar- Nıcolaı Hartmann-ilya yayınları-sayfa 9



    “1. Varlığın var olup olmadığı problemi,



    2. Varlık varsa, bunun ne olduğu problemi



    Bu problemler iki karşıt düşünce akımını oluşturmuştur. Bu karşıt

    akımlardan ilki hiçcilik (nihilizm), diğeri ise gerçekçilik (realizm) dir.”



    Sayın TT’nin değindiği hiççilik ve gerçekçilik akımlarının açılımları şöyle yapılmış.



    Varlık “Yoktur” Diyenler



    ------ Taoculuk

    ------ Nihilizm(Hiççilik)



    Varlık “Vardır” Diyenler(Realizm,Gerçekçilik)



    ------ Varlık bir “oluş” tur diyenler.

    ------ Varlık bir “idea” dır diyenler.

    ------ Varlık bir “madde” dir diyenler.

    ------ Varlık hem “idea” hem “madde”dir diyenler.

    ------ Varlık bir “fenomen” dir diyenler.



    ------------------------



    .A)-Varlık “Yoktur” diyenler.



    ------TAOCULUK;İlkçağda Çin düşünürü Lao Tse Tao’culuk anlayışı ile hiçciliği temsil

    etmiştir. Bu felsefeye göre, insan varlığı açıklayamaz. Mutlak varlık

    bir ilkedir, biçimi, maddesi yoktur, görünmez, işitilmez, elle tutulmaz

    ve belirsizdir. Değişmez, ama, bütün değişmelerin nedenidir, her

    şeyin kaynağı ve ereğidir. Buradan anlaşıldığı gibi, Tao varlık değil,

    hiçliktir.



    ------ NİHİLİZM(HİÇÇİLİK); Bilgi kuramı bakımından hiççilik, tüm bilgisel hakikatleri ve değerleri

    yok sayar. Bu bakımdan hiçci düşünür Nietzsche'dir.

    Ona göre “ hiçcilik bizim bütün yüksek değerlerimizin sona erdiğini

    düşünen mantıktır.” Bu kökten inkarcı tavrı ile Nietzsche, kendini

    Avrupa’nın ilk ve en yetkin hiçcisi olarak tanımlar.



    Varlık "yoktur" diyenler, Sayın TT’nin açıklamaları gibi.



    .B)-Varlık “Vardır” diyenler.



    ------Varlık bir “oluş” tur diyenler. (Oluş Felsefesi-Olguculuk-POZİTİVİZM)



    Sayın AsenaKumru’nun açıkladığı gibi oluşum(süreç) halinde olması, oluşumların ortaya çıkan sonuçları şeklindeki gibidir.

    Varlık felsefesi ile ilgili Heraklitos'un diğer bir sözü...

    "Hiçbir şey hareketsiz değildir; her şey akar; aynı ırmakta iki kez yıkanılamaz, çünkü ırmak ardarda gelen iki an içinde asla aynı ırmak değildir; bir andan ötekine değişmiştir; başka olmuştur."



    ------ Varlık bir “idea” dır diyenler.(İDEALİZM)



    Platon; Asıl varlık idea’lardır. Herşeyin üzerinde de “iyi ideası” (Tanrı) yer alır.



    Aristoteles; Asıl varlık “mutlak form” yani Tanrı’dır. İdea, maddenin formudur, form, maddeye şekil veren ve onu varlıklara dönüştüren güçtür. İdesiz(formsuz) madde ancak bir soyutlamadır.



    Farabi; İlk varlık, ide “Tanrı” dır. Tanrı diğer tüm varlıkların temelidir. Tanrı saf akıldır, maddeden ve biçimden bağımsızdır.



    Hegel; Tüm varlıkların temelinde “idea”, “akıl”, “Mutlak Ruh” (Geist) vardır. Mutlak ruhun görünür hale gelmesiyle nesnel varlıklar oluşur. İdea sürekli değişme ve gelişme halindedir. Doğa ve insan bu değişme ve gelişme sonucu ortaya çıkmıştır.



    ------ Varlık bir “madde” dir diyenler.(MATERYALİZM)



    Var olan herşeyin ya madde ya da maddenin bir işlevi olduğunu kabul eden öğretidir.



    Materyalizm ile İdealizm iki zıt varlık anlayışıdır.



    ------ Varlık hem “idea” hem de “madde” dir diyenler.(Dualizm, İkicilik)



    Descartes; Ruh ve Madde iki ayrı uzlaşmaz tözdür. Madde, yer kaplar, düşünemez. Ruh, düşünür ancak yer kaplamaz. Varlık bu iki tözün toplamıdır.



    ------ Varlık bir “fenomen” dir. Fenomenoloji(Görüngübilim)



    Husserl; Varlık Fenomendir.



    Fenomen, İnsan bilincinin kavradığı şekliyle varlıktır.



    .a- İnsan bilincinden bağımsız, onun dışında bir varlıktan(noumen) söz edilemez.

    (noumen= varlık, fenomen= varlığın görüntüsü) Yani varlık duyularımızın ve bilincimizin algıladığı kadardır. Algıladığımızın dışında nasıl bir varlığın olduğunu yani noumen’in ne olduğunu bilemeyiz. Bilebileceğimiz varlığın görüntüleridir. Fenomenlerdir.



    .b- Her fenomenin duyularla kavranamayan, soyut nitelikleri “öz”leri vardır.

    “öz”= Zaman ve Mekan dışıdır, onu bilinç kavrar ve bilir.



    -------------------------



    Bu Felsefelerden Hareketle Tanrının Varlığına İlişkin Farklı Yaklaşımlar da şunlardır.



    .1- Tanrının Varlığını Kabul Edenler;



    . a-Teizm(Tanrıcılık): Tanrının varlığını ve onun evrenin yaratıcısı, koruyucusu ve egemeni olduğunu kabul eden öğretidir.



    . b-Deizm(Yaradancılık): Evreni akılla açıklamaya çalışan aydınlanma çağının görüşüdür.



    .c- Panteizm(Tümtanrıcılık): Tanrı ile evreni bir kılan, her şeyi Tanrı olarak gören dini ve felsefi bir öğretidir.



    .2- Tanrının Varlığını Reddedenler;



    Ateizm(Tanrıtanımazlık): Evreni, evrene dayanarak açıklayan, dolayısıyla Tanrının ya da doğaüstü bir gücün varlığını yadsıyan öğretidir.



    .3- Tanrının Varlığının ya da Yokluğunun bilinemiyeceğini savunanlar.



    Agnostisizm(Bilinemezcilik): Tanrıya ilişkin hiçbir bilgiye sahip olmadığımızı ve olamayacağımızı, dolayısıyla da varolup olmadığından da hiçbir zaman emin olamayacağımızı savunan düşünce.
    buyur bakalım işine yarar sanırım

Benzer Konular

  1. Varlık Vergisi
    Konu Sahibi GeNeSSiS Forum Ekonomi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-28-2011, 07:11 PM
  2. Varlık ve YokLuk Üzerine
    Konu Sahibi Zayim Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 12:38 PM
  3. Varlık Felsefesi
    Konu Sahibi Zayim Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 12:37 PM
  4. Varlık Felsefesi
    Konu Sahibi Zayim Forum Felsefe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-12-2011, 12:37 PM
  5. Mustafa Çetin Varlık
    Konu Sahibi Egemen Forum L-M-N Biyografiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-16-2011, 06:49 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339