Bir kaç yıl önce, Kanadalı hekim Selye, yeni bir tıb meselesi ortaya attı:

Vücudun başına bir iş geldiği zaman (bedenî, ruhî, fizik ve*ya kimyevî tahrişler) ona karşı gösterilen ve spesifik olmayan yani vak’aya veya âmile göre değişmiyen bir tepki meydana ge*lir. Selye, bu gibi tepkiyi uyandıran tahrişlere ve değişikliklere Stress ismini vermiştir. Şüphe yok ki, vücudun gösterdiği tepki*nin asıl gayesi o tahrişin tesirini ortadan kaldırıp vücudu tahriş olmamış gibi eski haline getirmektir.

Selye, vücudun Stress tahrişlerine karşı gösterdiği tepkinin üç safhada cereyan ettiğini, isbat etmiştir.

1 — Alarm,

2 — Savaş

3 — Bitkinlik ve tamir safhaları. …

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki Stress’lere karşı ilk ce*vap veren uzuv, Hipofis bezinin ön bölümüdür. Orada imal edilen Adenocorticotrop hormon ifrazı faaliyete geçerek kana verdiği madde sayesinde böbrek üstü bezinin kabuk kısmından ifraz edi*len Cortin hormonunun süratle çoğalmasına sebep olmakta ve iş*te bu hormon, bahsedilen tepkilere yol açmaktadır.

Dikkate lâyıktır ki bu tepkilere en evvel uyan faaliyet kan yapan uzuvlarda bilhassa kemik iliğinde vâki olmaktadır. Beyaz kan yuvarlarının yapımı hızlanmakta, hattâ çok genç ve ham yuvarlaklar dolaşıma girmektedir.