Millet hayatının en mühim unsuru, fertlerin irsî hamulesidir. irsi vasıflar sonradan kazanılmış vasıflardan prensip itibariyle farklıdır. Fertlerin atalarından getirdikleri müspet ve menfî irsî kabiliyetler, değiştirilemez. Bunlar, oldukları gibi nesilden nesle geçerler. Halbuki sonradan kazanılan kabiliyetler ancak fert ha-hatıyle kaimdir ve ferdin ölümiyle ortadan kaybolur. Bir milletin bütün istikbali fertlerin ekseriyetindeki hamulenin istikametine tâbidir. Bu irsî istidatlara insan eliyle müdahale kabil değildir. O halde müspet irs politikası şu olabilir : Millet hayatı bakımın*dan müsait irsî hamuleyi taşıyan fertlerin çoğalmasına yardım. etmek, menfî hamuleli şahısların çoğalmasını tahdit etmek

Bunu yapabilmek için irsî olan müspet ve menfî istidatları ^bilmek lâzımdır. Bu yazımda irse bağlı hastalıkları — ki millet hayatında büyük bir menfî unsurdur — ele alıyorum :

Hastalık, Wirhow’a göre hayatî muvazenenin bozulmasıdır. Hastalığın veraset ilmi bakımından tarifi, bütün uzviyetin veya bir kısmının reaksiyon tarzının değişmesidir.

îrsen İntikal eden şey, hastalık değil muayyen haricî şartla*ra karşı uzviyetin o hastalığa hâs bir şekilde reaksiyon verme kabiliyetidir, İrsî bir hastalığın bir fertte kendisini göstermesi için şu şartlar lâzımdır :

1— Ferdin o hastalığa âit veraset nüvesini hamil bulunması.2— Bu nüvenin hastalık şeklinde tezahürüne imkân verecek haricî şartları bulunması.3— Hastalık manifestasyonunun mutat şekilde görünmesi.

îrsî hastalıkların da diğer irsî farikalar gibi Mendel kanun*larına uygun bir şekilde seyrettiği görülmüştür. Ancak bu şekil bazı vakalarda aşikâr olduğu halde bazılarında biraz karışıktır. Onun için bu hastalıkları tetkik ederken açığa vurmıya (Domi*nant) ve saklı kalmıya (Resesif) meyleden kısımları biribirinden Ayırmak lâzımdır.

Dominant bir şekilde intikal eden hastalıklar :

Açığa vurmağa meyleden hastalıklarda ebeveynden birinin o hastalığa müptelâ, birinin salim olması takdirinde çocukların ya*rısı salim olacaktır.

Her batında, hasta fertlerin sağlamlaşma nisbeti 1/1 dir. Eğer ebeveynden her ikisi dominat bir hastalıkla malûl iseler ço*cuklarının 3/4 ü hasta, 1/4 sağlam olur.

Ebeveyni sağlam bir ferdde bu hastalıklar görülmez.

Bu söylediğimiz kaideler vakaların çoğuna uyar, yalnız ba-zan zahiren bu kaideye uymaz gibi görünen vakalar da vardır. Zahiren diyoruz çünkü hakikatte mendel kaidesi daima sahihtir, yalnız şu noktalara dikkat etmek lâzımdır.

A — Manif estasyonda ‘ nâtamamiyet.

Dominant bir hastalık, her zaman aynı vuzuhla tecelli et*mez. Meselâ altı parmaklılık arızasında çocukların hepsinde tam teşeklkül etmiş 6 parmak bulunmıyabilir. Bunların bir kısmında 6 ncı parmak hafif bir çıkıntı şeklinde kendisini gösterir. Bu gi*bilerini de hastalar meyanında saymak lâzım gelir. Bu nâtama-miyetin sebebi meçhuldür. Bazı çocuklarda cenini hayatın şart*ları bu arızanın teşekkül etmemesine sebep olabilir.

B — Bazı dominant hastalıklar çocukluk çağmda değil mu*ayyen yaşlarda, bazan da çok geç olarak zuhur eder. Bir ferdin bu çağa varmadan diğer bir hastalıktan ölmesi irsî hastalıktan salim kalmış olduğuna delâlet etmez. Meselâ Korea ekseriya 50 yaşından sonra zuhur eder.

C — Dominant bir hastalık muayyen bir çağda bazan hisse*dilmez bir şekilde zuhur ederek kaybolabilir.D — istatistik yaparken dikkat edilecek noktalardan birisi de dominant hastalığa duçar olanların ortanın üstünde olan ve*fiyatlarıdır. Ceninî hayatta, veya ilk yaşlarda ölen çocuklar has*talığın nüvesini hamil bulunabilirler. Fakat hastalık kendisini gös*termeden ölebilirler.Resesif hastalıklar [img]images/smilies/biggrin.gif[/img]ominant hastalıklarda her batında muhtelif ferdlerin has*talanması esas olmasına mukabil Resesif hastaüklarm vasfı bir veya bir kaç nesil görünmemektir. Bu sebepten resesif hastalık*ların irsiyetleri çok geç anlaşılmıştır.Resesif bir hastalığın bir fertte tezahürü için ebeveynden her ikisinin hastalığın veraset nüvesini hamil olmaları lâzımdır. Fa*kat ebeveynin bizzat hastalığın tezahüratını göstermiş olmaları şart değildir. Gene ebeveynin bu hastalığı taşıyan bir aileye men*subiyetleri kâfidir.Bunun için resesif hastalık malûllerinin ebeveyn ve ecdadın*da akraba izdivaçları çok görülür. Filhakika bir çok yerlerde ak*raba izdivacı umum izdivaçların yüzde birine baliğ olduğu halde resesif hastalık malûllerinin ebeveyni arasında bu nisbet yüzde 12 veya 25 i bulur. Resesif hastalıklarda ebeveynden her ikisi ha*ricen sıhhatli iseler çocukların 1/4 i hasta 3/4 ü sağlamdır.Ebeveynden birisinde hastalık zuhur etmişse çocukların 1/2 si hasta 1/2 si sağlam, ebeveynden her ikisinde hastalık zuhur etmişse, çocukların hepsi hasta olur. Bu umumî kaideye uymıyan istatistikler hakkında yukarda söylediğimiz noktaları dikkate al*mak lâzımdır.Bazı hastalıklarda açığa vurma vasfı muayyen bir cinsiyete bağlıdır. Histeri, Basedov, Ciklotim gibi hastalıklarda ebeveyn*den her ikisi salim iseler çocukların hepsi salim, yalnız baba has*ta ise bütün kızlar hasta, bütün oğlanlar salim; yalnız ana hasta ise çocukların yarısı hasta; ebeveynden her ikisi hasta ise oğlan*ların yarısı ve kızların hepsi hasta olur.Renk görmemezlik, tersizlik, diş gayritabiîlikleri gibi bazı hasta lıklarda da ebeveynden her ikisi haricen sıhhatte iseler kızlar

tamamen sıhhatte, oğlanların yarısı hasta, ebeveynden yalnız bi*risi hasta ise bütün oğlanlar sağlam, bütün kızlar veraset ha*mulesini hamil (kondüktör); yalnız anne hasta ise bütün oğlan*lar hasta, bütün kızlar sağlam, ebeveynden her ikisi hasta ise ço*cukların hepsi hasta olur.

Bazan bir hastalık veya irsî bir farika bir veraset nüvesine değil de müteaddit nüvelere bağlı olarak geçer. Sağır*lık ve dilsizlik, vaktinden evvel bunama gibi arızaların hiç de*ğilse iki veraset nüvesine bağlı olduğu zannedilmektedir.

Büyük kabiliyetler ve dehalar da son motife uygun şekilde intikal eden fabrikalardır, ki bunu başka bir yazıda mevzuu ya*pacağız.

Şimdi irsen intikal ettiği sabit olan hastalıkların en mühim*lerini şuraya kaydedelim :

Sinir ve ruh hastalıklarından :

Koku almamazlık, adalelerde ufalda, erken bunama, psiko*pati, gezgincilik, homoseksüalite, manyak, depresif, delilik, yarım baş ağrısı, salaklık, aptallık, kekemelik, titreklik, açık cinnet.

Dahilî hastalıklardan :

Habis kansızlık, damar sertliği, astem, basedov, şeker has*talığı, kanama hastalığı, verem, kanser.

Göz ve kulak hastalıklarından :

Şebekî tabakanın sökülmesi, astigmatizm, gece körlüğü, mi-yopi, sağırlık.

Görülüyor ki irsî hastalıklar büyük bir yekûn tutmaktadır. Bunları tedavi imkânsızdır. Yapılacak şey, millet hayatında ak*tif veya pasif istifa usullerini tatbik etmektir. Bu usulleri başka bir yazımızda anlatacağız.

İrsi hastalıklar, istidatlar ve temayüller sonradan kazanılmış olanlardan prensip itibarile farklıdır. İnsanların atalarından ge*tirdikleri müsbet ve menfî irsî vasıflar oldukları gibi nesilden ne-sile geçerler. Halbuki sonradan kazanılmış olan kabiliyetler ancak fert hayatiyle kaimdir. Ve o şahsın ölümü ile ortadan kaybolur.

Uzun yılların müşahadeleri göstermiştir ki, bazı hastalıkla*ra istidat irsîdir. Ancak her irsî hastalık her fertte belirmez. Bu*nun için şu şartlar lâzımdır:

1— Şahsın o hastalığa ait veraset nüvesini doğuşunda dün*yaya getirmiş olması.2— Bu hastalığın fiilen belirmesi için lüzumlu dış şartların, tenbih veya tahrişlerin varlığı.

3 — Hastalık belirtilerinin bilinen şekilde ortaya çıkması, ir*sî hastalıkların nesilden nesle geçişinde de öteki irsî vasıflar gibi esasında Mendel kanunları câridir. Ancak bir çik sebeplerle müşa-hade edilen nisbetler bazı özellikler gösterir. Bir kere hastalıklar vardır ki, açığa vurmaya meylederler. Bunlara Dominant denir. Tine hastalıklar vardır ki, zaman zaman açığa vursa bile çok de*fa sadece bir istidat şeklinde kalmaya meylederler. Bunlara da ressesif denir.

Ana babadan biri dominant irsî bir hastalıkla malûl, öteki sa*lim ise çocukların yarısı hasta, yarısı salim olacaktır. Ana baba*nın her ikisi dominant irsî bir hastalığa sahip iseler çocukların çok defa üçü hasta, dörtte bir sağlam olur. Bu usulden müstesna gibi görünen vak’alarda şu ihtimaller hatıra gelir: Hastalık tipik şe*kilde baş göstermeyebilir. Veyahut şahıs o hastalığa tutulacağı ya*şa kadar yaşamayabilir.

Resessif hastalıklar : Bu hastalıklar her göbekte görünmez. Bir veya iki göbek atlayarak zuhur edebilir. Böyle bir hastalığın bir şahısta zuhuru için ana babanın her ikisinin aynı hastalık is*tidadına sahip olmaları şarttır. Yâni sadece o hastahkla malûl bir aileye mensup olmaları kâfidir.

Resessif hastalıklarda ana babanın her ikisi sıhhatte ve fakat o hastalığın istidadını haiz iseler ve öyle ailelere mensup iseler ço*cuklarının dörtte biri hasta, dörtte üçü sağlam olur. Ana babanın birisinde o hastalık fiilen zuhur etmişse çocukların yarısı hasta, yarısı sağlam ikisinde de hastalık başgöstermişse; çocukların hep*si hasta olur.

Bazı irsî hastalıklar cinsiyete bağlıdır. Meselâ: Kanın dinme*mesi hastalığı istidat halinde kadında bulunduğu halde fiilen er*keklerde zuhur eder.