Acidurik’ın kanda çoğalıp maf*sallarda yerleşerek şiddetli ağrılar yapması. Bu rejimin esası pürince, fakir gıdalardır. Çünkü : Bu hastalıkta pürin metabo*lizması bozulmakta ve bundan meydana gelen asit ürik kâfi de*recede itrâh edilmiyerek kanda ve dokularda yerleşmektedir.

Asit ürik nükleo proteinlerden doğar, hazım esnasında bun*ların proteini ayrılarak, nükleotidler meydana gelir. Bu cisimden de karbon hidratlar fosfor asidi, Pirimidin bazları ve nüklein bazları teşekkül eder, bu sonuncusu adenin, guanin, hipoksantin ve ksantin’den terekküp eder ki, onların oksitleşmesinden asit meydana gelir.

Asit bir taraftan alman gıdalardan diğer taraftan vücudun, kendi dokularının parçalanmasından meydana gelir. Hariçten alı*nacak ve asit ürik meydana getirecek maddeleri (Eksojen) azalt*mak kabilse de vücudun kendi dokularından meydana gelen (Endogene) asit ürik miktarına hâkim olmak mümkün değildir. Bunun miktarı 0,3 - 0,6 gramdır. Kanda normal asit ürik seviye*si % 3-4 mg. dır. Sıhhatte insanlardan Eksojen asit ürik fazla*sını böbrek derhal dışarı atarsa da Gut hastalarında bu aynı sür’atle mümkün olmaz. Bu sebeple esas arıza böbreklerin asit üriği süzme kabiliyetinin azalmasıdır. Bundan başka allerjik re*aksiyon ve Bl vitamini eksikliği rol oynamaktadır. Pratik’de pü*rince zengin gıdalarla alkol, nöbetleri uyandırır.

Yapılacak şey, asit ürik verecek maddeleri gıdadan ekarte etmek ve bu maddenin itrahını kolaylaştırmaktır.

Rejimde yağ ve karbon hidratlar mahzursuzdur. Proteinler*de ise Pürin veren cisimler mevcuttur. Onun için tahdidi lâzım*dır. Meyve fındık ve ceviz ve unlu mamuller de mahsursuzdur. Yalnız maya kullanılan hamur işleri mayada 0,02 nüklein bazı bulunduğundan tahdidi icabeder.

öaşlıca gıda maddelerinin 100 gramının ihtiva ettikleri pürim cisimlerinin miktarı aşağıdaki cetvelde gösterilmiştir.

Et çeşitleri : Sığır eti bil bir perhizdir ve süt, yumurta, tereyağ ve nebatî maddelerden terekküp eder. Hafif vak’alarda cüzî miktar ete cevaz vardır. Fakat iç uzuvlar ve bunlardan yapılan sucuk ve jambonlar ve*rilmemelidir. Etin pişirilme şekli de önemlidir. Et suda haşlanırsa Pürin maddelerinin bir kısmı et suyuna geçer. Kızartmada ise ette kalır. Onun için hastaya haşlanmış et suyu atıldıktan sonraverilebilir. Et hülâsaları ve maya hülâsaları verilemez. Balıklar arasında ançüez ve sardalya yenmemelidir. Aynı suretle tuz azaltılmalı fazla tuzlu yemekler verilmemelidir. Böbreği tahriş edecek baharatlı soslar ve salçalar da yenmemelidir. Alkol ta*mamen yasak edilmelidir.

Kahve, çay ve kakao az miktarda verilebilir. Çünkü : Bunla rın ihtiva etiği metyl pürinlerin cüz’i bir kısmı asit üriğe çevrilir.

Bu şartlar altında bir rejim örneği olarak aşağıdaki tertibi verelim :

Sabahleyin : Süt, biraz kahve veya çay, bir yumurta, ek*mek, tereyağ, bal veya reçel.

Kuşluk : Süt ve meyve.:

Öğle : Çorba (et suyu değil), sebze, patates veya makarna, mahallebi, pirinç, kompostu veya taze meyve.

İkindi : Sütlü kahve, tereyağlı ekmek, bal veya reçel.

Akşam : Patatesli sebze, ekmek, tereyağ, peynir, meyve, süt.

Gut hastalarına arada bir meyve veya süt günleri araya koymak münasiptir. Bu meyanda çilek kürünün tesiri çok meth edilmektedir. Çileğe şeker ve sütte ilâve edilebilir. Bazan da üzüm kürü yapılabilir. Yalnız kalori fazla olduğu için pek fazla yenmemelidir.

Asit ürik itrahını artırmak için bol su içmek tavsiye edilir. Bazı maden sularının müshil tesiri ve ihtiva ettileri radhyumda önemlidir. Yemekte içki olarak hafif kalevi maden suları, (Vişi, Faşinger) tavsiye edilir.

Çok defa gut başka hastalıklarla birlikte seyreder (Şiş*manlık ve şeker hastalığı) o zaman rejim her iki hastalığın icaplarına göre tanzim edilir.

Damla ile bulaşma :

Bulaşıcı hastalıkların, bilhassa veremin yayılmasında has*tanın konuşurken, gülerken, aksırırken etrafa savurduğu tük-rük damlacıkları mühim rol oynar. Bu damlacıkların gözle gö*rülmeyen parçaları bir iki metre uzağa kadar fırlayarak karşı*daki insanlara bulaşırlar. Hastanın ve etrafmdakilerin bunu bil*meleri lâzımdır. Yavaş sesle konuşma sadece bir terbiye icabı olmakla kalmaz, bir sağlığı koruma tedbiri olarak da önem ka*zanır.