Bir çok insanların dar yerlerde top*lu yaşadıkları mahallerde, kışlalarda, kamplarda, hapishanelerde, kuşatılmış şehirlerde görülür; Fakr-u sefalet başlıca âmildir. Onun için açlık tifosu da denir. Hastalık en ziyade 20 ile 40 yaş arasında görülür. Mikrobun vücuda girmesinden bir iki hafta sonra belir*tileri başlar. Titreme, yorgunluk, iştahsızlık, baş ağrısı, ve uyku*suzluk görülür. Sonra şiddetli bir titreme ile ateş kırk dereceye çıkar. Hastalar kendilerini çok bitkin hissederler. Baş dönmesi, ku*lak çınlaması, göz kararması, ellerde, ayaklarda titreme ve heze*yan halleri görülür. Cilt ve dil kurudur ve paslıdır. Hastalığın 3-6 ncı günleri arasında karında ve bacaklarda mercimek büyük*lüğünde kırmızı lekeler zuhur eder. Parmakla basıldığı zaman bu lekeler kaybolur. Fakat parmak çekilince yine belirir. Bu lekele*rin solgunlaşması ile hastalık belirtileri gerilemeye başlar. Fakat bir çok vakalar ölümle neticelenir. Hastalığın önlenmesi hususun*da temizlik baş rolü oynar. Hastaları derhal tecrit etmeli, elbise*leri, çamaşırları dezenfekte edilmeli.
Tedavi: Hastalığın seyrine göre yapılır. Henüz kat’i bir ilâcı yoktur.
Hastalığın mikroplarını bitler, tahtakuruları ve pireler taşır. Onun için bunların imhası son derece ehemmiyetlidir. D.D.T. nin keşfinden beri bu hayvanların imhası çok kolaylaşmıştır. Hasta*lığın vefiyatı yüzde on nisbetindedir. Son zamanlarda antibiyotik*lerden faydalanılmaktadır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla