Çiğ rejimin özel bir şekli, sadece meyve ve meyve suyuyla yaşamaktır. Bu yoldan vücut metabolizması üzerine müsait bir tesir icra etmek mümkün oldu*ğundan, bu rejim son zamanlarda epiyce yayılmıştır. Normal muhtelit gıda rejimi ile meyve suyu rejimlerinin bir mukayesesi yapılmak için meyve günlerinde yalnız 400 gram elma, 700 gram armut, 400 gram muz yenecektir. Meyve usaresi günlerinde 400 gram kiraz usaresi, 400 gram elma suyu, 400 gram üzüm suyu alınacaktır. Karel günlerinde (1) litre süt içilecektir.

Meyve ve meyve suyu günlerinde posa maddeleri bulunmaya*cağı için barsaktaki tefesüh mahsullerini bertaraf etmek üzere günde bir lavman yapmak lâzımdır.

Meyve ve süt günleri, birer yarı oruç mahiyetindedir. Çünkü, bu yoldan vücuda giren kalori 600-700 kadardır. Bu rejimde kara*ciğer, böbrek ve kalbin işi azaltılmış olacağından bu uzuvların hastalığında iyi bir korunma tedbiri olur. Bu rejimde asit ürik ve*recek maddelerin bulunmaması da bir avantajdır. Sonra, yağ ih*tiva etmediği için barsaklar da dinlenmiş olur. Bu rejimde, günde vücuda giren tuz miktarı 3-6 gramdır. Halbuki muhtelif gıda ile günde 33 gram tuz vücuda girmektedir. Vücutta bir gram tuz 70 gram su tutar, onun için meyve rejiminde böbrekler gıda ile alın*dığından fazla su çıkarırlar. Bu suretle vücut, ağırlığından düşer ve kuraklaşır. Bunun neticesinde bazı metabolizma olayları hız*lanır ve başka türlü seyreder. Aynı rejimde Natrium ve klorla beraber kalium da azalır. Bu suretle Kaliyum, Natrium oranı değişir. Muhtelif rejimde natrium miktarı kalium miktarının iki misli olduğu halde meyve rejimde, kaliyum miktarı, natriyunı miktarından 3-13 misli fazladır. Kaliyum natriumun aksine ola*rak vücuttan su çıkmasını kolaylaştırdığı için su itrahı çoğalır. Kaliyum hücrelerde Natriyum ise daha ziyade kan ve lenfada bulunur. Kalb kasında bulunan kaliyum, bu uzvun faaliyetinde rol oynar. Meyve günlerinde vücutta kaliyumun bollaşması, kalb faaliyetini arttırır.

Normal muhtelif rejimde vücuda giren asitler 17 gram kadar olduğu halde, bu miktar süt rejiminde 2 gram, meyve rejiminde 1 gramdır.Muhtelif gıdada asitlerin bazlara oranı 1 olduğu halde süt rejiminde asitlerin 3 misli baz vücuda girmiş olur. Bu, şu demek*tir.

Muhtelif gıdada vücudun asit ve baz deposu hemen aynı se*viyede olduğu halde on günlük bir meyve küründe vücuda asitle*rinden fazla alkali verilmiş olur. Böylece vücudun alkalik tarafa meyletmesi muhtelif tesirler meydana getirir. Biliyoruz ki, birçok oksidasyon olayları alkalik bir çevrede daha kolaylıkla ve daha süratle vuku bulur. Bundan başka metabolizmada husule gelen asit karakterli maddelerin bağlanması için de, bu kalevi yedeği faydalı olur. Kalb kifayetsizliğinde kan dolaşımı zaafa uğrayaca*ğından dokularda asit karbonik toplanma meyli vardır. Buna kar*şı da alkali yedeğinin artması faydalıdır. Muhiti dolaşım zaafla*rında meselâ Raynaud hastalığında, damar sertleşmesinde, kara*ciğer sirozunda, perifer uzuvlarda, asitleşme temayülü baş gös*terir. Bu durumda da meyve günleri faydalıdır. Meyve rejimi, asit karbonik naklini ve asitlerin oksitleşmesini kolaylaştırır.

Görülüyor ki, çiğ rejimin özel bir şekli olan süt rejimi, mete-bolizmada ehemmiyetli tesirler meydana getirmekte ve bu suret*le; kalb, böbrek ve karaciğer hastalıklarında, ateşli hastalıklarda, astımda basınç yüksekliğinde ve allerjik hastalıklarda fayadlı ol*maktadır