Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515

    ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım)

    Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.
    Eskiden öğretmene "Muallim", öğretmen yetiştiren okula da "Muallim Mektebi" denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848'de açıldı.
    Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.
    Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur - yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma - yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma - yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.
    Atatürk, Ulus Okulları dediğimiz Millet Mektepleri'nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata'ya Ulus Okullar Başöğretmenliği sanını verdi. 24 Kasım Atatürk'ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.
    Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu anlatırdı.
    Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular. Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir'i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.
    Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye'nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı. Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu. Bu nedenle Atatürk "Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir." Sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir.
    Atatürk'ün 100. Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
    Öğretmenler Günü'nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler Günü'nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı içerek göreve başlarlar.
    Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.
    Öğretmenler sevgi dağıtır. İçimizi aydınlatır. Bizi doğruya yöneltir. Bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Dünyayı tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Gerçekleri anlatır. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir.
    Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.
    Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz, dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.
    Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcar.
    www.belirligunlervehaftalar.com sitesi olarak tüm sevgili öğretmenlerimizin bu güzel ve kutlu gfününü kutlar, gelecek yaşamlarının sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu geçmesini temenni ederiz.


    ***ÖĞRETMEN ANDI***
    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na,
    Atatürk inkılâp ve ilkelerine,
    Anayasa’da ifadesini bulan Türk milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma,
    Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı olarak uygulayacağıma,
    Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi, kültürel değerlerini benimseyip, bunları geliştirmek için çalışacağıma;
    İnsan haklarına,
    Anayasa’nın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime;
    Bütün görevlerimi Türk Milli Eğitimi’nin amaç ve temel ilkelerine uygun olarak yapacağıma,
    Öğrencilerimi bu doğrultuda yetiştireceğime
    Namusum ve şerefim üzerine and içerim.


    *ÖĞRETMENLER GÜNÜ KONUŞMA METNİ*
    SEVGİLİ ARKADAŞLAR!
    Harf devrimini yapan Mustafa Kemal Atatürk’ümüz yeni harflerin öğretilmesi için yazı tahtasının başına geçti. Milletimize yeni harfleri öğretmek için canla başla çalışmaya başlamıştı. Bakanlar Kurulu 11 Kasım 1928 günü yaptığı bir toplantıda Atamıza “Millet Mektepleri Baş Öğretmenliği” unvanını verdi. 24 Kasım 1981 yılında 24 Kasım’ın her yıl öğretmenler günü olarak kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Gününde öğretmenlerimizin değerini, sorunlarını ve hizmetlerini hatırlar, onların emeklerini boşa çıkarmamak için gayret ederiz.
    Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Gerçeği, daima gerçeği, yeniliği, gelişmeyi ve bilimi anlatır. Yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur. Doğruluk, dürüstlük ve yardımseverlik gibi evrensel değerlere ulaşmamızı sağlar. Bize anne olur, baba olur, kardeş ve arkadaş olurlar. Dünyanın en saygın insanları olan siz öğretmenlerimizin huzurunda saygıyla eğilirim.
    *ÖĞRETMENLER GÜNÜ OKUMA PARÇASI*
    ÖĞRETMENİM
    "Öğrenci gözüyle öğretmen" adlı yarışmada birincilik ödülü alan yazı.
    Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir. Öbür çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi söyleyemem. Yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlamamla yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi öbür çocuklarla paylaşmak zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu.
    Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu benim kıskançlığımı arttırıyordu. Özellikle "Ümmü" ile çok ilgileniyordu. Bu siyah saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu pek konuşkan değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık, sessiz bir tipti. Annem teneffüslerde "Ümmü" ile oynardı. Ümmü'nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesi ile sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa sürede meyvesini verdi.
    Ümmü oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir ödül almışçasına "Ümmü'yü kazandım" diye seviniyordu. Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü'nün yaşantısını alt üst etti.
    Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak istemiş fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor, kızgın odunların üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne oldu ise o zaman olmuş, sobadan fırlayan alevler Ümmü'yü sarmış. Dumanları gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü'yü yarı baygın halde kurtarmışlar, yangını da bastırmışlar.
    Ev kurtuldu. Fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz oldu. Gösterildiği doktorlar Ümmü'yü ancak bir şokun konuşturabileceğini söylemişler. Annem Ümmü'yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı. Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu.
    Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste rahatsızlandı. Rengi sararıyor, nefes almakta güçlük çekiyordu. Babam bir taksi getirdi, annemi bir battaniye içinde sarsmadan arabaya yerleştiriyorlardı ki; kekeleyen bir ses işitildi. "Öğretmenim ne olur iyi ol, seni çok seviyorum." Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü'ydü bu.
    Annem kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla, "Ah ne güzel Tanrım. Ümmü de konuştu." dedi.
    Ben de Başöğretmen Atatürk'ümün eğitim ordusunda öğretmen olacağım.
    Ben de bilgisizliğin karanlığına ışık tutacağım. Yurdumun çocuklarına bilgiden taç öreceğim. Öğrencilerimin gönüllerinde yaşayacağım.
    Özlem ÖZTUĞ


    *ÖĞRETMENLER GÜNÜ İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER*
    * Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
    * Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en değerli varlığıdır.
    * Öğretmen bir sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi, değerli kişilik hamuruna da biçim verir.
    * Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
    * Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.
    * Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.
    * Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.
    * Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.
    * Milletleri kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir. (Atatürk)
    * Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. (Atatürk)
    * Unutmayınız ki, cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir. (Atatürk)
    * Öğretmen bir kandile benzer; kendini tüketerek başkalarına ışık verir. (Ruffini)
    * Ordularımızın kazandığı zafer, sizin eğitim ordularınızın kazandığı zafer için yol açtı. Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur. Sarsılmaz bir inançla ben ve arkadaşlarım sizi gözeteceğiz… Sizin karşılaştığınız tüm engelleri kıracağız. (Atatürk)
    * Heykeltıraş mermere ne ise, öğretmen de çocuğa odur. (Addison)
    * Öğretmen nasılsa sınıf da öyledir. (Alman Atasözü)
    * Öğretmen ve ağaç, ürünlerinden belli olur. (Ukrayna Atasözü)
    * Öğretmenlik, mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir. (H. V. Dyke)
    * Dünyada her şeye bir değer biçilebilir ama öğretmenin eserine değer biçilemez; çünkü o, her şeydir ve hiçbir şeydir. (Sokrates)
    * Yeryüzünde öğretmenlikten daha onurlu bir tanımıyorum. (Diyojen)
    * Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir. (Eflatun)



    *ÖĞRETMENLER GÜNÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER*
    BEN BİR ÖĞRETMENİM
    Ben bir öğretmenim
    Okulların birinde
    Duymayı, düşünmeyi öğretirim.
    Derslerimde…
    ………………..
    benim çocuklarım bu bahçelerde,
    bu yağmur altında ıslanmadılar.
    Bir yağmur sonrası gelin seyredin,
    Her taraf tepeden tırnağa kadar,
    Bulutsuz masmavi dünyalarına
    Sevginin, sevincin güneşi doğar.
    Böyle çocuklarla dolar her yanım,
    Çocuklar kardeşim,
    Çocuklar arkadaşım
    Canım…
    Onlarda toplanmıştır
    Geçip geçen zamanım,
    Bir parıltı görsem gözlerinde,
    Bilgiden, anlayıştan yana,
    Bir hal olur bana
    Zannedersiniz ki
    Dünyalar benim…
    Çocuklar, kitaplar, yazı tahtası
    Enine boyuna bütün zamanlar,
    Dört duvar arası bir dershanede
    Her dinden her dilden gelmiş insanlar
    Bizimle konuşur hayal ederler,
    Bağlanırız kalırız kendilerine
    Hikaye anlatır, şiir söylerler,
    Mutluluk üstüne, ümit üstüne…
    M.Gündüz GÖKTÜRK


    ÖĞRETMEN
    Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla
    Yarınlara el ele beraber koşanlarla,
    Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,
    Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.
    Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren
    Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.
    Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.
    Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.
    Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,
    Ömrünü adamıştır milletine hizmette.
    Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen
    Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.
    Nevin EMGEN


    BAŞÖĞRETMEN
    Atatürk benim,
    Başöğretmenim,
    Ne öğrendimse,
    Ondan öğrendim.
    Yenilikleri,
    Hep o düşünmüş,
    Milleti için,
    Ağlamış, gülmüş.
    Çocuk kalbimle,
    İlk onu sevdim,
    Atatürk benim,
    Başöğretmenimdir.
    Tarık ORHAN


    SEVGİLİ ÖĞRETMENİM
    Sevgili öğretmenim,
    İnan sen bir ışıksın.
    Yanarsın gece gündüz.
    Aydınlatırsın bizi.
    Doğruyu, güzeli,
    Bize sen öğretirsin.
    Vatanıma sevgiyi,
    Kalbimize sen korsun.
    Çevreni aydınlatır,
    Bir mum gibi erirsin.
    Anne - baba gibisin,
    Bizi, bağrına hep basarsın.
    Fethi BOLAYIR


    DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Bütün çiçekleri getirin buraya,
    Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
    Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
    Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
    Son bir ders vereceğim onlara,
    Son şarkımı söyleyeceğim,
    Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
    Kaderleri bana benzeyen,
    Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
    Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
    Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
    Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
    Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
    Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
    Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
    Ne güller fışkırır çilelerinde,
    Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
    Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
    Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    En güzellerini saymadım çiçeklerin,
    Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
    Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
    Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
    O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
    Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
    Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
    Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.
    Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
    Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
    Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
    Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
    Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,
    Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
    Bacımın suladığı fesleğenleri,
    Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
    Avluların pembe entarili hatmisini,
    Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
    Aman Isparta güllerini de unutmayın,
    Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
    Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Baharda Polatlı kırlarında açan,
    Güz geldi mi Kop dağına göçen,
    Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
    Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
    Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
    Çiçek getirin, örtün beni,
    Eğin türkülerinin içine gömün beni.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
    Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
    Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
    Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
    Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
    Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
    Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
    Ceyhun Atuf KANSU

  2. #2
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515
    ÖĞRETMENİME Sözlerin ışık bize,
    Örneksin hepimize.
    Saygı, teşekkür size...
    Sevgili öğretmenim.
    Sen bahçıvan, biz gülüz.
    Çiçek açar büyürüz,
    Aydınlığa yürürüz,
    Sevgili öğretmenim.
    İyiliğe el sensin,
    Güzelliğe dil sensin,
    Doğruyu öğretensin,
    Sevgili öğretmenim.
    Yolun sevgiden yana,
    İçeriz kana kana,
    Saygımız sonsuz sana,
    Sevgili öğretmenim.
    Rıfkı KAYMAZ


    Ö Ğ R E T M E N İ M
    Küçük bir çocukken geldik yanına,
    Kucakladın bizi sardın canına,
    Sevgiyi saygıyı kattık şanına,
    Okuryazar olduk ilk öğretmenim.
    Tüm bildiklerini bize öğrettin,
    Millete faydalı bireyler ettin,
    Kalemi kılıçtan çok keskinlettin,
    Çareler ürettin sen öğretmenim.
    Ödevler yaptırıp asıl talibe,
    İmkân hazırlayıp her bir talep'e,
    Feraset gösterip seçtin talebe,
    Sanatkâr adayı hep öğretmenim.
    Edebiyatla Din Tıp Filoloji,
    Tarih Fizik Kimya ve Biyoloji,
    İktisatla Sanat ve Sosyoloji,
    Bilimden yelpaze sen öğretmenim.
    İstikbale giden bilgi selinde,
    Kitaplık dolusu her eserinde,
    Derin ilim varken ana dilinde,
    Neye başka talep var öğretmenim.
    Vatan bir okulsa ilk nöbettesin,
    İlim denizinde hep seferdesin,
    Kutsal mesleğinle gönüllerdesin,
    Benim de gönlümü al öğretmenim.
    Saymakla tükenmez faziletlerin,
    Zamanen ödenen o bedellerin,
    Kıvancındır üstün talebelerin,
    İftihar ediniz siz öğretmenim.
    Atam sen de dahi bir öğretmendin,
    Bütün yenilikler senin eserin,
    Layık insanlarda bil şaheserin,
    Büyük Atatürk’üm başöğretmenim.
    Güngören 20.11.02 İSTANBUL
    Zeki İ.KIZILIŞIK


    ÖĞRETMEN
    Sen bir öğretmensin
    Öğretmektir bir tek emelin
    Hiç sönmeyen bilgi fenerin
    Karanlığı aydınlatır kalemin
    Yıldız sen, ay sen, güneş sensin.
    Sen bir öğretmensin
    Bütün zorlukları yenersin
    Bu yurdu diyar diyar gezersin
    Hiç gocunmaz vazifem dersin
    Gurbet sen, yol sen, yolcu sensin.
    Sen bir öğretmensin
    Çamurlu köy yolarında
    Çile torbası boynunda
    Bütün engelleri aşarsın sonunda
    Güç sen, başarı sen, zor sensin.
    Sen bir öğretmensin
    Sivas’ın Gemerek’te
    Şanlıurfa Siverek’te
    Adım adım Anadolu’nun her yerinde
    Umut sen, mücadele sen, uygarlık sensin.
    Sen bir öğretmensin
    Her mevsim açan bir çiçek
    Çocukların birer kelebek
    Kovanlara bal doldu külek külek
    Çiçek sen, arı sen, petek sensin.
    Sen bir öğretmensin
    En şık kıyafetleri sen giyersin
    Her sözü dilinde bal eylersin
    Güzellikte yoktur bir emsalin
    Moda sen, giyim sen, kültür sensin.
    Sen bir öğretmensin
    Bu Cumhuriyet senin eserin
    Büyük Atatürk’tü ilk öğretmenin
    Gönüllerdesin sen beşerin
    İlke sen, inkılâp sen, irfan sensin.
    Sen bir öğretmensin
    Hakikatleri sen öğretirsin
    Cehaleti mum gibi eritirsin
    Karanlıklara aydınlıktır sesin
    Eğitim sen, eğiten sen, eğitmen sensin.


    BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR
    Ben öğretmenim çocuklar,
    Unuttuğunuz yüzleriniz bende
    Gülüşleriniz, gözleriniz,
    Dolaştığınız bahçelerde kalan
    İzleriniz bende.
    Bazen sevgiyle dolu, bazen kırılmış,
    Ama her zaman taze
    O duygulu, sıcak, afacan,
    Cana can katan sözleriniz bende.
    Ben öğretmenim çocuklar,
    Şimdilerdeki değil, eski sizlerle yaşarım,
    Düşersiniz düşerim, koşarsınız koşarım.
    İçimi bir tuhaf eder kan,
    Sıyrılmış kollarınız, çizilmiş dizleriniz bende.
    Unutmam hiçbirinizi,
    Bininizi, on bininizi,
    Kendiniz bile unuturken o günlerdeki kendinizi.
    Ben görürüm, siz görmeden geçersiniz bazen,
    İncinir o eski dost yüzleriniz bende.
    Ben öğretmenim çocuklar,
    Ayrılsam da sizinleyim sınıfta, bahçede, sokakta,
    Hani arada bir kararırdı bakışlarınızda yeşil tahta
    Benim de içim kararırdı o zaman,
    O zaman benden kaçan gözleriniz bende.
    Sizi yüceltmede sabırsızlanır titizlenirdim,
    Taşardı sesim koridorlara, salonlara,
    Kayar gibi olurdu altınızda sıra.
    İşte o vurucu rüzgarda savrulan,
    Uçuk benizleriniz bende.
    Bu kardeşten kardeş, babadan baba adama
    Ne oldu dercesine kesilirdi nefesleriniz.
    Bırakır mıydım eksik kalsın sizde bir yan
    Bilgiden, sanattan, insanlıktan...
    O gün o çığlığı koparan sizlersiniz bende.
    Ben öğretmenim çocuklar,
    Usul usul, ince ince
    Bereketli yağmurlar gibi yağmak isterim üstünüze.
    Çalsın bütün ziller tepelerden, doruklardan
    Yine bu gün son dersiniz benden...
    Coşkun ERTEPINAR


    SEVMEYİ ÖĞRETEN ÖĞRETMENİM
    Bana, sevmeyi öğreten öğretmenlerim,
    Siz bu bahçenin gülleri ben de neferim,
    Elinizde meşaleler var, ben de fenerim,
    Bana, sevmeyi öğreten öğretmenlerim.
    Öğrenmenin hiç yaşı olmaz ki derdiniz,
    Size hayret ediyorum, yok mu derdiniz,
    Siz, bizlere, bütün bildiklerinizi verdiniz,
    Bana, sevmeyi öğreten öğretmenlerim.
    Sizleri annemle babam gibi seviyorum,
    Siz gülünce gülüyor üzülünce ağlıyorum,
    Hedeflerim, sizin hedefleriniz biliyorum,
    Bana, sevmeyi öğreten, öğretmenlerim.
    Öğretmenler Günü, sadece bir gün mü,
    Benim için her gün, Öğretmenler Günü,
    Yıllar geçse bile unutamam, güldüğünü,
    Bana, sevmeyi öğreten, öğretmenlerim.
    Yusuf Önder Bahçeci


    ŞEHİT ÖĞRETMEN NOTLARI
    Öğretmenim;
    Nurlu ışıktan mühürüm,
    Karanlığın alnında.
    Nice kara saçlı geceler,
    Benle kavuşur
    Kavuşur aydınlığıma.
    Bitmez benim baharım,
    Toprak benim, tohum benim;
    Sevgi ekerim gönüllere.
    Her yeni gün yeniden büyür,
    Taşar sevgim evrene.
    Sel olur çağlar bu sevgi;
    Edirne’den Ardahan’a
    Fırat olur akar akar...
    Susuzluk yangını Harran’a.
    Öğretmenim;
    Ağırdır yüküm.
    Sabırdır, inançtır,
    Aydınlıktır...
    Bugündür, yarındır,
    Yarına taşıdığım.
    Öğretmenim;
    Bingöl’de uzun hava,
    Kırşehir’de bozlakım,
    Aydın’da zeybek,
    Bitlis’te halayım.
    Bilmem daha anlatayım mı?
    Sarıkamış’ta kar kızağında,
    Mardin’in yolsuz bir mezrasında,
    Bir yiğitlik öyküsüyken yaşamım,
    Kahpe kuşunlar sırtımdan saplanır,
    Zap suyuna dökülür ağıtlarım.
    Şehitlik tutar beni,
    Düşürmez yere yüreğimi,
    Ama ne çare!
    Yetim kalır çiçeklerim.
    Öksüz kalır çocuklarım,
    Ve ağlarken taşan gözleri
    Bir Dicle olur...
    Durmuş Ali ÖZBEK

  3. #3
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515
    BEN ANLATAYIM MI ÖĞRETMENİM? Henüz aceminim senin,
    Her parmak kaldırdığımda sınıfımızda,
    Yüreğim kalır ucunda,
    Sıyrılıp yüreğinin sıcaklığınca,
    Ben anlatayım mı öğretmenim?
    Oturduğum sıraya adını kazıyorum tırnaklarımla.
    Öğretebilen öğretmen evinde çırpınır kelimelerim.
    Tatili gelmeden öğrenmelerin,
    Öğrettiklerini,
    Sıralamak isterken sana.
    Ders aralarında tutunmuştum yürek kapına,
    Parmak kaldırıyorum,
    Yüreğim parmaklarımın ucunda.
    Ben anlatayım mı öğretmenim?
    Bana kattığın her sende,
    Özümsemek istedikçe seni,
    Acemiliğim geçiyor sana.
    Sınıfımızın penceresinden baktığında,
    Yanımdan sıyrılıp giderken bedenin,
    Yüreğim parmaklarım ucunda
    Yürek kaldırıyorum sana,
    Ben anlatayım mı öğretmenim?
    Diğer çocuklara inat,
    Yaramazın olmadan,
    İyi öğrencin olmak istiyorken ben.
    Sınıf başkanın da olmak istemeden,
    Arsızca parmak kaldırmalarım işte bu yüzden.
    Not defterinin,
    Kapak resminde kalsın gülümseyen yüzüm.
    Sevgili kal sevgili öğretmenim...


    TÜRK ÖĞRETMENLERİNE
    Bazen ölüler yurdu korur, bazı da sağlar;
    Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar.
    Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,
    Sensin o hazin nûr, o derin nûr, o büyük nûr.
    Hoşnutsun, eğilmiş okuyorsun, yazıyorsun;
    Ey terli alın, ey güneşin öptüğü insan.
    Şöhret aramaz, şân aramaz, nâm aramazsın;
    Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın.
    İlmin sesi haykırmaz: İlim şarlatan olmaz,
    Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.
    Sen yurdunu haykırmayarak gizli seversin,
    Kalmışsa eğer, ömrümü Tanrı’m sana versin...
    Mithat Cemal KUNTAY


    SON DERS
    Eğmeyin başınızı öyle,
    Size başınızı eğmeyi öğretmedim.
    Silin gözünüzdeki yaşı,
    Size ağlamayı öğretmedim.
    Sevgi,
    Umut,
    Güven sundum size,
    Başınızı dik tutasınız diye.
    Silin gözünüzdeki yaşı,
    Anılar karışmasın gözyaşına.
    Bir şiirde,
    Bir şarkıda anın beni.
    Haydi, bana bakın,
    Ağlamayın, ağlamayın sakın
    Size ağlamayı öğretmedim.
    Çam sakızı, çoban armağanı
    Sevgi, umut
    Güven sundum size,
    Başınızı dik tutasınız diye.
    Haydi, bir kez daha bana bakın,
    Beni dinleyin,
    Yaşam boyu ayrılık nedir bilmeyin.
    Dalından koparılan çiçek,
    Kurumaya ilk adımını atmış demektir.
    Kurumaya başladım bilesiniz,
    Gözyaşınızı silesiniz,
    Unutmayın ki siz benimlesiniz.
    Bir yelken ki denize açılmış,
    Bir tohum ki tarlaya saçılmış,
    Bir kalp ki size açılmış,
    Bilesiniz.
    Öyle bir yeriniz var ki bende,
    Sanki bir "ben" siniz tende,
    Bir kuş ki dalında ötende,
    Bir ocak ki bacasından sevgi tütende,
    Siz benimlesiniz.
    Bir şiirde, bir şarkıda anın beni.
    Silin gözünüzdeki yaşı,
    Size ağlamayı öğretmedim.
    Çam sakızı, çoban armağanı,
    Sevgi,
    Umut,
    Güven sundum size,
    Başınızı dik tutasınız diye.
    Son bir ders işliyorum,
    Söylediklerimi unutmayasınız diye,
    Başınızı dik tutasınız diye...
    Rıza ASLAN


    ÖĞRETMENE MEKTUP
    Bir dünya kurmuştuk belki
    Dört köşe bir oda içinde biz,
    En güzel anılarımızı orada yazmıştık defterlerimize,
    Hayatta en hakiki mürşidin
    ilim ve fen olduğunu sizden öğrenmiştik ilk önce,
    Sıralarca dizilip
    sürelerce sizi dinleyişimizde bir maksadımız vardı elbet,
    Biz bilmiyorduk belki.
    Adınızı pek söyleyemedim ama
    Öğretmenim demek daha hoş geliyordu
    “öğretmenim”
    garip şimdi
    “belki” dediğim maksatlarımızı,
    Yavaş yavaş anlamaya başladım belki.
    Öğretmenim dediğim sırdaşım,
    Kimi zaman arkadaşım ve senelerce
    Konuştuğum, yazdığım
    ya da okuduğum her yazıda
    Her adımımda var olduğumu anımsadığım
    öğretmenim.
    Sizden öğrendim kitap okumayı ,
    Yazmayı sizden öğrendim,
    Sizden öğrendim işte belki dediğim maksatlarımı
    yaşamayı.
    İlk önce okuduğum kitapla
    son yazdığım şiir arasında kalan zamanımda
    İnsan olmayı.
    Türk olup, Türk yaşamayı,
    Atatürk olup, hür yaşatmayı
    Gülmeyi, ağlamayı belki yine evlat olmayı,
    Öğrenmeyi ve öğretmeyi sizden öğrendim.
    Hayata en güzel objektiflerden bakıyorum,
    Bu arada objektif demeyi de öğrendim öğretmenim.
    Okuyabilme arzusuyla çıktığımız bu yolda
    Seçim haklarımızı saydığınız o günlerimizde
    Hala belki diye takıldığımız kelimecikleri
    Öğrenmeye çalışmayı bıraktım artık.
    Elime bir kâğıt geçtiğinde karalamak yırtmak yerine
    her boşluğuna bir harf yazmayı hevesle istemenin
    Hangi belkilerimize ışık tutacağını sonradan öğrenecektik işte.
    Öğrenebildik öğretmenim
    Okul yokuşunu çıkarken
    ardımızdan gelen yorgun nefesi
    Yıllar sonra ensemde hissettiğimde
    Gözlerimdeki ince bir ıslaklığın sebebini.
    Ya da her zilin çalışında
    ısrarla cümlelerinizi bitirmeye çalışırken
    Müsaade etmenizi beklemeden teneffüse
    çıkmaya çalışan öğrencilere
    Umutsuzca bakarken gözlerinizde beliren ifadeyi.
    Ve her seferinde yağmurda ıslanırken kafamın üstünde
    Beliren şefkat unsuru şemsiyenizin
    Üzerime düşmesini engellediğiniz
    yağmur damlalarından birinin
    yıllar sonra üzerine düşeceği bir öğrenciye
    şemsiye tutabileceğimizi öğrendik.
    Ve yine yıllar sonra
    İki öğrencimle otururken kulağını çınlattığımız
    Siz saygıdeğer öğretmenlerimizin
    Belkilerimiz ve maksatlarımızı
    Bize öğrettiğinizi öğretmeyi öğrendik.
    Evet, okutmayı seçtim öğretmenim.
    Taa ki benim için de şiir yazan
    Bir öğrencim oluncaya kadar,
    Taa ki o şiiri yazacak bir öğrenci yetiştirinceye kadar..
    Temelini attığınız binayım ben,
    Özlemini kurduğumuz geleceğimiz benim.
    Cumhuriyeti kuran ellerden,
    Yaşatacak ellere kadar elleriniz benim.
    Yaşamaya dair maksadım, sevincimdiniz belki
    Ellerinizden öpüyorum, öğretmenim
    Ellerinizden öpüyorum...
    Kerim YILMAZER

  4. #4
    Site Editörü MaD BLuE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    6.515
    BAĞIMSIZLIK ÖĞRETMENİ Bu sandıklar.. Bu sandıklar.. Bu sandıklar..
    Kadınların kağnıların yağmurunda
    En güzel ağırlığıdır bağımsızlığın.
    Hafifler şimdi umut, bir güvercin olur,
    Geçer yağlı geçidinden namluların.
    Bakın çocuklar bizim ilk dersimiz bağımsızlık,
    Çiz fındık, çiz zeytin, çiz üzüm,
    Çarşamba ovası. İşte!
    Buğday çiz, elma çiz, incir çiz,
    Oğullarımız, kızlarımız gider, gelir işte.
    Biz işleriz, biz toplarız, biz satarız.
    Koy kulağını dinle, toprağın altında
    Kömürün türküsü, petrolün türküsü,
    Mavi bir güldür işlenir ellerimizde.
    Bakın çocuklar bizim ilk dersimiz bağımsızlık,
    Bir bozkır dikeniyle delip parmağımızı,
    Kanımızı defterimize bastık:
    Kan bu, soylu ırmağı yüreğimizin,
    Coşkunun alyuvarları ve çocukluğun.
    Akıyor, dağ kaynaklarından alabalıklarla,
    Anlıyorsunuz değil mi her şeyi?
    Şimdi açın vatan haritasını,
    Bastırın işaret parmaklarınızı,
    Bir yaralı kuş gibi çırpınır tepelerimiz.
    Bakın çocuklar bizim ilk dersimiz bağımsızlık,
    Pencerelerimizi açıp söyleyelim türkümüzü,
    Korkusuzluğun yelinde bu güz günü,
    Alsın götürsün üvez yapraklarını,
    Çağrısını yurdumuzun.
    Gelir belki çocuklarımızın hatırına,
    Erzurum’dan yola çıkıp Anadolu kırına,
    Gizli ordusuyuz onun dersliklerde, işliklerde.
    Gelir belki elinde Sivas’ın buğday başağı,
    İner kalpaklı bir adam dağ yolundan aşağı...
    Ceyhun Atuf KANSU


    ÖĞRETMENİZ
    Öğretmeniz; elimizde meşale bilgi dolu
    Öğretiriz insaf, adalet ve doğruluğu
    Sevgiyle bilgiyi yoğurur dimağlarda
    Daha insan yapar ellerimiz
    Başöğretmenin rehberliğinde
    Ata Türkiye’ye bağlıdır özümüz
    And içeriz halka hizmette
    Onurlu yaşam içindir sözümüz
    Cumhuriyet gençlere emanet,
    Gençler Öğretmenlere
    Yurttaşlık bilinciyle atar yürekler
    Yetişir gören gözler ve Mustafa Kemaller
    Öğretmeniz; en kutsal sanatkâr
    Sevgiyle boyar, çizeriz
    Örer medeniyet duvarlarını
    İyilikten, güzellikten yana ellerimiz
    Öğretmeniz: silahımız kalem ve sevgi
    Taptuk’un Yunus Emre’si
    Hacı Bektaş’ın, Mevlana’nın sesi
    Doğruluğun ve şefkatin nefesi…
    Nurşen Görşen – Kasım 2007


    ÖĞRETMENİM
    Ben bir gülüm, sen bahçıvan
    Çok açarsam eser senin,
    Mis kokarsam hüner senin,
    Ama bir de soluversem,
    Günah senin, günah senin öğretmenim...
    Ben tohumum, çiftçi sensin,
    Çok sularsan ürün senin,
    Bol olursam verim senin.
    Ama bir de çürütürsen
    Hata senin, hata senin öğretmenim...
    Ben elmasım, sarraf sensin
    Pırlantaysam, emek senin
    Parlıyorsam, yıldız senin
    Ama bir de parçalarsan
    Kırık senin, kırık senin öğretmenim...
    Ben boş defter, kalem sensin
    Doğru yazsan, yarın senin
    Güzel yazsan, ikbal senin
    Ama bir de karalarsan
    Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim...
    Ben öğrenci, sen öğretmen
    Başarırsam, hüner senin
    Kazanırsam zafer senin
    Ama bir de kaybedersem
    Yok diyecek başka sözüm
    Yorum senin, yorum senin öğretmenim...

Benzer Konular

  1. 24 Kasım Öğretmenler Günü Şiiri
    Konu Sahibi Admin Forum Kasım Ayı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-23-2011, 08:23 AM
  2. 24 Kasım Öğretmenler Günü Şiir
    Konu Sahibi Admin Forum Kasım Ayı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-23-2011, 08:22 AM
  3. 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlama Programı
    Konu Sahibi Admin Forum Kasım Ayı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-23-2011, 08:16 AM
  4. Öğretmenler Günü 24 Kasım
    Konu Sahibi Admin Forum Kasım Ayı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-15-2011, 09:35 PM
  5. Uluslararası Öğretmenler Günü ( 5 Ekim )
    Konu Sahibi Admin Forum Ekim Ayı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-15-2011, 09:34 PM

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339