Asit baz
ve tuzların
günlük hayatta kullanım alanı sınırsızdır. sanayinin hemen hemen tamamında bunlar kullanılmaktadır. Aşağıdaki reaksiyonlarda açıkça belirtilmektedir.
ASİTLER
Asitler kimyada önemli bir bileşik sınıfını oluştururlar.
Asit-latince anlamına gelen asidus kelimesinden alınmıştır.
Günlük gıda maddelerinin bir çoğunda
asit vardır.Canlı organizmaların hayatsal faaliyetlerinde asitlerin önemi büyüktür.Mide özsuyu besinlerin sindirimi için %0,4 oranında hidroklorik
asit içerir.Proteinlerin oluşumunda amino asitlerin önemi tartışılmaz bir gerçektir.Genel olarak asitler;inorganik
ve organik asitler olarak iki gruba ayrılırlar.Yapısında karbon elementi bulunmayan asitlere inorganik asitler ,karbon elementi kullanılarak oluşturulan asitlere ise organik asitler denir.
ASİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ -
Asitlerin tadları ekşidir.Örnek olarak;sirkedeki asetik
asit ekşi elmada ki malik
asit , limondaki sitrik
asit ve askorbik
asit(C Vitamini),yoğurt suyundaki laktik
asit, meşrubat
ve kolalardaki karbonik
asit sayılabilir.Ancak her asitin tadına bakamayız.Çünkü asitlerden bazıları parçalayıcı bazıları da zehirlidir. -Asitler yakıcı özelliğe sahiptir.Asitlerin bu özelliği her asitte aynı şekilde olmaz.Örneğin Hno3 deriye döküldüğünde proteinlerle tepkimeye girer.H2SO4 ise hücre suyunu çekerek yakma etkisi gösterir. -
Asit suda çözüldüğünde ne kadar fazla iyon oluşuyorsa,iletkenlik o kadar fazla olur .Kuvvetli asitlerde iletkenlik fazla zayıf asitlerde ise azdır. -Asitler mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirir.Turnusol kağıtları indikatör boyası emdirilmiş kağıtlardır.İndikatör boyaları ise ortamın asidik veya bazik olmasına göre renk değiştiren maddelerdir.Örneğin bir indikatör olan metil oranj asitler kırmızı renge döner. -Asitlerin genel olarak yapılarında proton bulunur.Ancak yapılarında hdrojen bulunan tüm maddeler
asit değildir.MC1 kuvvetli bir
asit olmasına karşın nh3 baz özelliği gösterir.CH+ ise
asit ve baz karakteri göstermez. -Bazlarda birleşerek tuz
ve su oluştururlar.Kimyada bu tepkimelere nötrleşme tepkimesi denir. [BAZ+ASİTàTUZ+SU] NaOH + Hcı > Nac I + h20 2KOH + H2SO 4 + K2SO4 + 2H2O Ca(OH)2 + H2SO4 - CASO4 + 2H2O Metal oksitlerde(Bazik oksitlerle)birleşerek tuzları yaparlar. METAL OKSİT + ASİTà TUZ+SU Na2O + 2hcI >> 2NacI + H2 O CaO + H2SO4 >> CASO4 + H2O K2O + H2CO3 >>K2CO3 + H2 O CUO + 2HNO3>>CU(NO3)3 + H2O Asitlerin metaller ile olan tepkimeleri , metallerin aktifliğine göre değerlendirilir.Metallerin aktiflik sırası K , Na , Ca , Mg , Al , Zn , Fe Aktifliği hidrojenden fazla olan metaller Cu , Ag , Hg, Au, Pt Aktifliği hidrojenden az olan metaller (şeklindedir) Aktifliği hidrojenden fazla olan metaller seyreltik asitler ile H2 gazı oluşturacak şekilde tepkime verirler. METAL+ASİTà TUZ + H2 GAZI Mg + 2Hcı à MgCI2 + H2 Zn+2Hcıà ZnCI2+H2 Aktifliği hidrojenden az olan metallere HCI
ve seyreltik H2SO4 etki etmez. Cu+HCI à Tepkime gerçekleşmez. Cu+H2SO4àTepkime gerçekleşmez. Ag+HCI àTepkime gerçekleşmez. c)Aktifliği hidrojenden az olan metallere HCI
ve seyreltik H2SO4 tepkime verir.Bu tür tepkimelerden H2 yerine SO2 oluşur. Cu+2H2+SO4àCuSo4+So2+2h30 Derişik Zn+2H2SO4àZnSo4+SO2+2H2O Derişik d)Aktifliği hidrojenden az olan metallere HNO3’ün etkisi ise seyreltik
ve derişik olmasına bağlı olarak değişir.HNO3;Cu Hg
ve Ag'’ etki eder.Pt
ve Au '‘a etki etmez. Cu+4HNO3àCu(NO3)+2NO2+2H3O Derişik 3Cu+8HNO3-3Cu(NO3)2 + 2NO + 4H2O Seyreltik --Asitlerin ametallere etkisi ise genellikle derişik durumunda olabilir. C+4HNO3àCO2+4NO2+2H20 (Derişik) C+2H2SO2àCO2+2SO2+2H20 (Derişik) S+4HNO3_SO2+4NO2+2H2O oluşur (Derişik) Na2CO3+H2SO2-Na2SO4+H2O+CO2 Ca(HCO3)2 + 2HCI – CACI2 +2H2O+2CO2 Ametal oksitlerin (CO2, SO2, SO3, N2O5, P2O5 gibi) sulu çözeltileri
asit özelliği gösterir.Ametal oksitlere
asit oksitlerde denir.
ASİT OKSİT +SU àASİT CO2+ H2 O àH2CO3 SO2+ H2O àH2SO3 SO3 + H2o à H2SO4 N2O5 + H2O à 2HNO3
DİĞER REAKSİYONLAR
Üç tür genel reaksiyondan başka sık karşılaşılan bir takım özel reaksiyonlar da vardır.Bunlar yukarıdaki reaksiyon türlerinden birine benzese de özel hali ile bilinirler.
Metallerin Asitlerle Reaksiyonu
Metallerin asitlerle reaksiyonundan tuz oluşur,hidrojen gazı açığa çıkar.Mesela , Al metalinin HCI ile reaksiyonundan AICI3 tuzu oluşurken , hidrojen gazı açığa çıkar. Metal +
Asit à Tuz + Hidrojen gazı Al(k) + 3HCI (suda)à AICI3(suda)+ 3/2H2(g) Soy metallerin dışında ki metaller hidrojenden daha aktiftir.Bu yüzden burada Al metali Al+3c Yükseltilirken bileşik haline geçerken
asit katyonu olan H+ iyonu H2’ye indirgenmektedir. Metallerin asitlerle reaksiyonlarına aşağıdaki örnekler verilebilir. Zn(k) + 2HCI(suda) à ZnCI2 (suda) + H2(g) 2Na(k) + 2HCI(suda)à 2NACI (suda) + H2(g) Mg(k) + H2SO4(suda)à MgSO4(k) + H2(g) Fe(k) + 2HNO3(suda)àFe(NO3)2(suda)+H2(g) Soy
ve yarı soy metallere (Cu- Hg- Ag- Pt- Au) oksijensiz asitler etki etmezler. Cu+HCIà Reaksiyon vermez Ag+HCIà Reaksiyon vermez 3)Yarı soy metallere (Cu-Hg-Ag) yükseltgen özellik gösteren asitler etki ederler.H2SO4
ve HNO3 yükseltgen özellik gösteren iki önemli asittir.
Bunların yarı soy metallere etkisinden tuz,oksit
ve su oluşur. Yarı soy metal + Yükseltgen
asit àTuz + oksit + su
Asit olarak derişik HNO3 asidi kullanıldığında NO2 gazı açığa çıkar , tuz
ve su oluşur.HNO3 deki azot indirgenirken , metal yükseltgenir. Ag(k)2HNO3(suda) Derişik AgNo3(Suda) No2(g) + H2O(s) Cu(k)+ 4HNO3(SUDA) Derişik Cu(NO3)2(suda)+ 2NO2(g) + 2H2O(s) Seyreltik HNO3 asidi kullanıldığında ise NO gazı açığa çıkar.Gümüş
ve bakırın seyreltik nitrik asitle reaksiyonları aşağıda verilmiştir. Ag(k)+4hno3(suda)à 3 AgNO3+ NO (g) 2H2O(s) 3cu(k)+HNO3(suda)à 3 Cu (NO3)2 + 2NO(g) + 4h2O(s) 4)Altın (Au) be platin (Pt) tam soy metaldir.Bunlar asitlerle hidrojen çıkışı ile reaksiyona girmediği gibi yükseltgen özellik gösteren asitler de reaksiyon vermez. Altına yalnızca kral suyu denilen (3HCI+HNO2) karışımı etki eder. Au(k)+HCI(suda)+HNO3 à AuCI3 + NO(g)+ 2HO(s) BAZLAR Baz kavramı, her zaman,
asit kavramına bağlı kalmıştır. Baz, asidin karşıtıdır; ama baz olmadan hiçbir
asit tepkimesi gerçekleşemez. Bazların asitlerle tepkimeye girmesiyle, gene önemli bir bileşik sınıfı olan tuzlar
ve su oluşur. Bu bir nötrleşme (yansızlaşma) tepkimesidir; çünkü tepkime ürünü olan tuz artık ne
asit, ne de baz özelliği taşıyan nötr ya da yansız bir bileşiktir. 1887’de Svante Arrhenius, sulu bir çözeltide iyonun var olduğu kuramını açıklarken,
asit çözeltilerinin H+ iyonları, baz çözeltilerinin de OH- iyonları içerdiğini belirtmişti.1923’te Brönsted
ve Lowry birbirlerinden bağımsız olarak, ama, aynı zamanda, daha genel bir tanım önerdiler:
Asit, kimyasal tepkime sırasında, her zaman, bir proton vermeye elverişliyse, baz da bu protonun alıcısıdır. Bir maddenin baz olabilmesi için protonu “bağlayacak”, her hangi bir kimyasal bağda kullanılmamış bir elektron çifti taşıması gerekmektedir. Ama, yitirilecek protonu olduğu sürece
asit olan madde, bu protonu yitirdiği an baza dönüşür. Gerçekten, protonunu yitiren asitte bir elektron çifti kalır.
Asit – baz tepkimesi kavramına, “
asit- baz çifti” ya da “aside eşlenik baz kavramı” eklenir. Böylece asetik
asit (CH3 – COOH), asetat iyonunu (CH3 – COO) ya da eşlenik bazlarını karşılar. Amonyak (NH3) da, NH4+ asidinin karşıladığı bazdır. NH3 + H2O D NH4+ + OH- Baz bir molekül (CH3 – NH2 ya da metilamin ), ya da OH- , CH3 – COO- gibi bir anyon olabilir. Bu
asit- baz tepkimeleri, proton aktarımlarına dönüşürler. 1938’te, Lewis bu kuramı, asidin, bazın verdiği elektron çiftinin alıcısı olduğunu belirterek genelleştirmiştir. Bu durumda bir kovalans bağ oluşur. Ama bu sonuncu tanım, Brönsted’in baz tanımına yeni bir şey eklemez.
ASİT – BAZ TEPKİMESİ (BRÖNSTED) B + AH u BH + A baz
asit asit baz Bazlar genel olarak molekülünde bir hidroksil grubu (OH ) ile en az bir metal atomu bulunan bileşikler olarak tanımlar; bu nedenle kimyasal açıdan metal hidroksitleri sayılır.
Bunların çoğu suda çözünmeyen katı bileşiklerdir. Oysa bazıları, örneğin metal atomları içermeyen amonyağın (NH3 )
ve sodyum, potasyum gibi alkali metallerin hidroksitleri suda kolayca çözünür. Sanayi açısından büyük bir önem taşıyan bu bazlara alkaliler denir. Alkali terimi , “kül” anlamındaki Arapça bir sözcükten türetilmiştir. Çünkü bu bileşikler eskiden odun
ve bitki küllerinden elde edilirdi. Gerçekten de alkalilerin küllü suyu andıran kendine özgü, acımsı bir tadı vardır. Bu çözeltiler deriye kaygan bir izlenim bırakır
ve baz belirteci olarak kullanılan kırmızı turnusol kağıdının rengini maviye dönüştürür. Kostik (yakıcı) alkali denen en kuvvetli bazlar, büyük bir dikkatle
ve sakınılarak kullanılması gereken çok tehlikeli maddelerdir. İnsanın üzerine sıçradığında giysilerini parçalayan
ve derisini ateş
ve kaynar su gibi yakan bu maddelerin kazayla yutulması da yemek borusunun
ve midenin delinmesiyle, hatta ölümle sonuçlanan ağır yanıklara yol açar.
Sanayide çok önemli uygulamaları olan bu bileşikler arasında en çok kullanılanları sodyum hidroksit (sudkostik ) potasyum hidroksit (potas kostik) kalsiyum hidroksit (sönmüş kireç )
ve amonyum hidroksittir. (amonyaklı su) En önemli alkalilerden biri olan sudkostik beyaz renkli bir bileşiktir. Ya ince levha
ve çubuklar halinde katı olarak ya da suda eritilerek sıvı halde satışa sunulur. Sabun yapımında
ve reyon denilen yapay ipekli kumaşların üretiminde çok önemli bir ham madde olan sudkostik, ayrıca pamuk ipliklerine sağlamlık
ve parlaklık kazandırmak amacıyla pamuklu dokuma sanayisinde de kullanılır. Potaskostiğin sanayideki en önemli kullanım alanı arap sabunu
ve öbür temizlik maddelerinin üretimidir. Sönmüş kireçten inşaat sanayisinde sıva, çimento
ve badana yapımında, ayrıca asitli toprakları nötrleştirmek için tarımda yararlanılır. Yaygın ama yanlış bir adlandırmayla kısaca amonyak olarak bilinen amonyaklı su evlerde en çok kullanılan temizlik maddelerinden biridir. Bütün yağ
ve kirleri çözen bu bileşik özellikle banyo küveti, lavabo
ve cam temizleyicileri bileşimine katılır. Gene kısaca karbonat tozu olarak ya da karbonat olarak bilinen sodyum di karbonat oldukça zayıf bir alkalidir. Kabartma tozlarının
ve bazı köpüklü içeceklerin yapımında kullanılır; midedeki fazla asidi giderdiği için mide yanmalarına
ve arı sokmasından dolayı meydana gelen ağrıya karşı etkilidir. Dünyanın bir çok yerinde, özellikle ABD’nin batısında alkali topraklar denen geniş topraklar vardır. Bu bölgelerde çok az yağmur yağdığı için, çözünebilen tuzlar yağmur suyuna karışarak akıp gitmez
ve alkaliler toprakta birikir. Alkali oranı çok yüksek olan topraklarda pek az bitki
ve hayvanın yaşama şansı olduğundan, sonunda bu bölgeler çorak alanlara dönüşür.
NASIL HAZIRLANIRLAR? Bazlar çeşitli yollarla hazırlanır. Bu yöntemlerin başlıcaları arasında, NaOH
ve KOH için alkali klorürlerin elektroliz yoluyla ayrışmaları amonyağın (NH3 )doğrudan bileşimi kireç
ve barit için, suyla “söndürmeyle” süren karbonatların ısıl- bozulmaları (piroliz) sayılabilir. Bazlar çeşitli alanlarda kullanılmalarının yanı sıra bir ortamın PH’ını yükseltir
ve ester hidrolizi tepkimelerini sonuçlandırır.
METALLERİN BAZLARLA REAKSİYONU Genelde metaller bazlarla reaksiyon vermezler.Ancak amfoter metal olarak bilinen Al, Zn , Sn, Pb , Cr gibi metaller derişik kuvvetli baz çözeltileriyle reaksiyon verirler.Reaksiyon sonucunda hidrojen gazı açığa çıkar. Amfoter metal + Baz à Tuz+ hidrojen gazı Al(K)+ NaOH(suda)àNa3 AlO3 + H2 (g) Zn(k)+ NaOH(suda)àNa2ZnO2 + H2 (g) Amfoter metallerin oksit
ve hidroksit bileşikleri de amfoter özellik gösterirler.
Bunların kuvvetli bazların derişik çözeltileri ile reaksiyonundan ise tuz ile su oluşur.
Tuzlar
Tuz kristalleri
Tuz,
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız] asitteki eksi yüklü iyondan meydana gelir. Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada tuz
ve su ortaya çıkar. Erimiş tuz veya çözelti halindeki tuzların çoğu eksi ile artı yüklü iyonlarına ayrışır
ve elektriği iletir. Tuz adı ayrıca sofra tuzu veya sodyum klorür (NaCl) için de kullanılır.
Konu başlıkları
1.Tuz çeşitleri
1.1 Asidik tuzlar
1.2 Bazik tuzlar
1.3Çift tuzlar
2.Tuzların elde edilişi 3.Tuz çeşitleri
Tuz çeşitleri
Tuzları çeşitli şekilde sınıflandırmak mümkündür. Sınıflandırmanın birisi tuzun bünyesinde OH- veya H+ iyonunun olup olmayışına bağlı olandır. Bu sınıflandırmada tuzlar normal, asidik
ve bazik tuzlar şeklinde sınıflandırılır. Normal tuz; tam nötralleşme ürünü olup, meydana getirici
asit ve baz kuvvet olarak birbirine denktir. NaCl, NH4Cl, Na2SO4, Na2CO3, Na3PO4
ve Ca3(PO4)2 birer normal tuzdur.
Asidik tuzlar
Asidik tuzlar, tuzun bünyesinde bir veya daha çok
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız] vardır. Suda çözündükleri zaman bünyelerindeki protonu vererek ortamı asidik yapar. NaH CO3, NaH2PO4, Na2H PO4
ve NaHSO4 birer asidik tuzdur.
Bazik tuzlar
Bazik tuzlar, bünyelerinde en az bir OH iyonu bulunduran tuzlardır. Suda çözündükleri zaman ortamı bazik yaparlar. Pb(OH)Cl, Sn(OH)Cl
ve Al(OH)2Cl'de olduğu gibi. Diğer sınıflandırma metodunda ise, basit, çift
ve kompleks tuzlar şeklinde sınıflandırılır. NaCl, NaHCO3
ve Pb (OH)Cl gibi tuzlar basit tuzlardır.
Çift tuzlar
Çift tuzlar iki basit tuzdan meydana gelen tuzlardır. Bunlar suda çözündükleri zaman kendilerini meydana getiren iyonlara ayrışır. Şaplar da çift tuzlar sınıfına girer. Na Al(SO4)2
ve NH4Cr(SO4)2 birer çift tuzdur. Kompleks tuzlar,
asit kökü aynı olan iki basit tuzun kompleks kök vererek meydana getirdiği tuzlardır. K4Fe(CN)6, K3Fe(CN)6, birer kompleks tuzdur. Bunlar suda çözündükleri zaman kendini meydana getiren tuzların iyonlarına ayrışmazlar. Tuzlar, önce
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız]) gibi. Bazı tuzlar, kuvvetli
asit ve zayıf bazdan veya kuvvetli baz
ve zayıf asitten meydana gelmiştir. Bu tuzlar suda çözündükleri zaman hidrolize uğrarlar
ve çözeltiyi asidik veya bazik yaparlar.
Tuzların elde edilişi
Asit ve bazların nötralleşmesinden elde edilirler:
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız] → Tuz + Su
Metallere
asit tesir ettirmekle elde edilirler:
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız] +
Asit → Tuz + H2
Elementlerinden elde edilebilirler:Metal +
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Olmak İçin Tıklayınız]→ Tuz <