ARAP SİYASİ DÜŞÜNCESİNİN SEYRİ 13 MART 1997
Yazar : Hamid İNAYET
Yayınevi : Yöneliş Yayınları
Baskı : İstanbul / 1991 / 320 shf.
GİRİŞ
Bu kitap Arap uluslarının çağımızdaki siyasal hareket konumlarını hazırlayan düşüncelerin değerlendirilip irdelenmesini konu almıştır. Bu düşüncelerin oluşması ve meyvelerini vermesi bir buçuk asra yakın Napoleon’un Mısır’a saldırmasından II. Dünya Savaşı’na kadarki bir zaman dilimi içinde cereyan etmiştir. Arap adıbir çok ulusu kapsamakla birlikte bu kitap daha ziyade Mısır ve Şam’ı göz önüne almaktadır.
Araştırmanın Mısır’ı konu alarak daha çok işlemesiMısır’ın diğer Arap toplumlarından önce Batı ile temas kurmaya başlaması ve kendine gelmesi sebebiyledir.
Kitapdaha çok son dönemi göz önüne almış ve Arap siyasi düşüncesinde etkili olan şahısların hayatlarını ve fikirlerini konu edinmiştir.
Kitapgiriş olarak Arap siyasi tarihine topluca bir göz atmış ve Arap dünyasında söz ve fikirleriyle etkili olmuş ve toplumu yönlendirmiş şahsiyetler üzerinde bir inceleme yapmıştır.
Bütün dünyayı etkileyen iki ihtilal:
1-Endüstri inkılabı
2-Fransız ihtilali
Değişim bu iki kaynaktan.
Abduh
Değişimin kapısını aralayan isimdir. Tüm Arap alemine etkili olmuştur. İslam dünyasındaki problemler iki ihtilalle beraber başlamıştır. Endüstri ihtilaliyle dünya devletleri arasındaki ilişkiler değişiyor. Kültürel saldırı yerini ekonomik savaşazorla Mısır’lıya pamuk ektiriyor. Pamuk geliri askeriyeye harcanıyor. Tamamen M. Ali Paşa’nın şirketi kar alıyor.
Modernizm
İslam dünyasının kendi iradesi dışındaki gelişimemodernizme dayanır. Önemli olan gelişen olayların gayri iradi olması.
Bunların karşısında İslam dünyasının iki tercihi var:
1-Batı ile uzlaşma: Bunlara ‘modernist’ diyorlar
2-Batı’ya sırtını dönme: Bunlara da Reformist diyorlar.
İlk nesil uzlaşmacıdır. Sonrakiler de Genç Osmanlılar. Yani Panislamizm. Avrupa’dan parlamentoya alınan Sultan yerinde dursunsonra M. Kemal. Bu modernistler her ülkede değişik değişik zamanda çıkıyor. Herkesin de problemi farklı farklı.
Osmanlı’nın problemi Batı’ya yakınlaşma. Tanın problemi kimliğini koruyabilme. Mısır’ın problemi Osmanlı’dan ve İngiliz’lerden kopabilme.
Osmanlıbir devlet sistemine sahipti. Ancak bunu düzeltmek istiyordu. Mesela orduyu düzeltmeye çalışıyordu. Bunun gibi daha başka değişikliklere de gidiliyordu.
İslam Reformistleri
Ulemaşehirleşme ve zirai faaliyetlerin olduğu yerde taban buluyor. Merkezi idareden uzak yerde de neş’et ediyor.
BİRİNCİ BÖLÜM: MODERN DÖNEME BİR GİRİŞ
Arapların İslam’dan sonraki siyasi tarihlerine kısaca değinen yazarburada yoğunlaştırıyor.
Arapların geçmişteki mutluluk ve güçlülük çağıArabın ulusal bilinç ve duygusunun başlangıç dönemi olarak alınmıştır.
EmevilerMülk kurmak ve yönetimin üst makamların tümüne kendi hanedan üyelerini tekeline vermek yoluyla Arap olmayan Müslümanların aleyhine bir tür Arap otoritesi sistemi oluşturmuştur.
Bernard Lewis’in deyişiyle: ‘Muaviye’nin kurduğu egemenlik temelde Arap özelliği taşımaktaydı. Dini niteliği yitirmişbir çok ulusçu Arap yazarların gözünde değer ifade etmiyor.
Bunun sebebi: Abbasi döneminin ilk devreleri Arap ve Arap olmayan çeşitli Müslüman ulusların eşitlik ve birliğine tanık olmuştur. İlk dönemde özellikle İran’lılar Halifenin yanında önemli mevkilere kadar geldiler. Bu durum Me’mun dönemine kadar devam etti. Araplar istibdadı yeniden ele geçirmek için çabaladılar.
Fakat bu dönem de geçici oldu. Çok geçmeden Halife Mu’tasım döneminden başla****** Türkler halifelik kurumunda güç elde ettiler. Ayrıca İranlılar ve Arap olmayan Müslümanlar arasındaki bağımsızlık hareketleri de güçlendi ve sonunda Abbasi devletinin genel çöküşü ve duraklayışıyla birlikte Moğol saldırısıdaha çok o dönemde Arabın güçsüzlüğünün ve düşüşünün başlangıcı olarak görmektedir. Bu dönemden başlayıp Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’ndan sonra yıkılışına kadar yedi yüzyıl süresince ulusal bilinç tarihinde bir nefret yaşandı.
Bu son dönemden başlayarak Arap uluslarının hepsinden daha çok üzerinde durdukları ve sıkıntısını çektikleri özellik; Arap’lar üzerindeki yabancı egemenliğidir.
Çağdaş Arap yazarlarıdiğeri Kuzey Afrika’da Senusi hareketidir.
Vahhabi hareketi Muhammed b. Abdülvahhab’ın (1703-1704 - 1791-1792) önderliğinde Necd bölgesinde başlamıştır. Abdülvahhab ve takipçilerinin ileri sürdükleri gibi bu hareketin hedefi İslam’ın başlangıçtaki saflığına ve katışıksızlığına döndürülmesi ve dindeki bid’atle savaşımı idi. Abdüvahhab hayatı boyunca bir çok İslam ülkesini gezip gördü. Öğrenimini Medine’de tamamladıktan sonra Dört yıl Basra’daOsmanlı karşıtı bir şekil aldı.
Vahhabiler sadece Hanbeli Mezhebine cephe almadılar. Hanbeli Mezhebi’ne bağlı Necd’in Suudi emirleri Vahhabi fırkasına girdikten sonraiçinde bulunduğumuz yüzyılın üçüncü on yılında Necd ve Hicaz’ı egemenlikleri altına alarak Suudi Arabistan devletini kurmalarına dek sürdü.
SenusiMehdilik iddiasında bulundu. onun hareketi şu anki Libya’nın bulunduğu yer olan Mısır’ın batısında ve Cezayir sahrasında bir çok takipçi buldu. Bir süre sonra da Sudan’a sıçradı.
Bu olayFransa ve İtalya’nın Kuzey Afrika’ya saldırılarıyla aynı döneme rastlamaktadır.
Mısır’ın Öncülüğü
Osmanlı İmparatorluğu’nun güçsüzlüğünü ve gerilemesini ganimet sayarak Tanzimat Dönemi başlamadan önce bile bağımsızlık arayışı içinde bulunan ilk millet Mısır’dır.
1978 yılında Napoleon’un Mısır’a saldırması ve bu saldırıyı geri püskürtmek için M. Ali Paşabağımsızlığı hızlandırdı. Arnavut asıllı M. Ali Paşa başlangıçta Osmanlı’ya bağlı göründü. Fransız’larla mücadele etti.
| Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, iletisim @ ilkogretimciler.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır. |