Evet Allah’a inanıyordum; daha doğru söylemek gerekirse Allah’ inkar etmiyordum ama nasıl bir Allah’a inanıyordum işte bunu anlatmazdım.

Yalnızca hem de öncekine göre çok daha yoğun bir halde tekrar etmeye başladı. Hayatımın durduğu bu anlarda hep aynı sorular ortaya çıkıyordu:

NİÇİN? Peki sonra ne olacak

Başlangıçta bunların anlamsız aslında dünyada onun için en önemli olan şeydir: yani ÖLÜMDÜR.

Yaşantım sanki durmuştu; sadece nefes alıyor bir arzum olduğunda onu gerçekleştirsem de gerçekleştirmesem de sonunda bir şey değişmeyecekti.

Yaşamayı sürdürüyordum ama bu sadece yaşam fonksiyonlarımı sürdürmekten ibaretti. Bir uçurumun başına gelmiştim ve önümde yok oluştan başka bir şey olmadığını çok iyi görüyordum. Ulaştığım sonuca kayıtsız kalmam imkansız olduğu gibi önümde yalnızca acı ve gerçeğin durduğunu görmemek için gözlerimi kapatmam da imkansızdı. Yaşadığım tam bir perişanlıktı.