Defne Asal Er daha önce yayınlanmamış anılarını da anlatıyor.


İçindekiler:

Birinci Bölüm: İnsana sır olduğunu gördüğüm demler oldu

İkinci Bölüm: Burada top oynamak için sahayı temizlemek gerek

Üçüncü Bölüm: Kahramanım babam oldu

Dördüncü Bölüm: Yeryüzüyle el sıkışmamış bir hayat cılız bir hayattır

Beşinci Bölüm: Tespitler yapıp bırakıp geçtim…

Altıncı Bölüm: İlk aşkın evliliğe dönüşmesi anlatılması zor bir doyum sağlıyor

Yedinci Bölüm: Özal sistem değişikliğinin startını veren adamdır

Sekizinci Bölüm: Osmanlı’dan Türkiye’ye sadece yaşam biçimindeki bir çember değişmiştir…

Dokuzuncu Bölüm: Dünya komünizme gidiyor; ufukta görünen budur…

Onuncu Bölüm: Kendim gibi olamadıkça siyaset benim için cazip değil…

Onbirinci Bölüm: Umutluyum; Türkiye’ye inanmasam da insanlığa inanıyorum

Arka Kapak:

İkinci Cumhuriyet’in isim babasıyla bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Resmi tarihin yalanlarını deşifre eden “birileri bizden Atatürk’ü saklıyor” diyen “ciddi” bir yolculuğa… Ulus-devleti bir iç sömürge çetesi olarak adlandıran “cesur” bir yolculuğa…

Ama bu yolculuk sadece “fikir” yolculuğu olmasa her şeyin birbirini etkilediği bir hayatın izlerini sürsek.

Bu yol filminde Turgut Özal Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya şiir okunsa…

Ve filmin adı da şöyle olsa: 15 yaşında aşık olduğu Ümit’le 18 yaşında evlenen Marksist-liberal bir gazeteci-akademisyenin maceraları
<div>
_________________________________





¨Toprak sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar?..
[/b]