Dün bazı Müslümanların evrimcilerin telkinleri altında kaldıklarından ve bilimsel gelişmelerden haberdar olmadıkları için evrim teorisini bilimsel bir gerçek olarak gördüklerinden bahsettik. İşte bu bilgi eksikliği Müslüman evrimcilerin evrim teorisiyle ilgili pek çok gerçeği göz ardı etmelerine neden olur. Gözardı edilen bu gerçeklerin en önemlileri şunlardır:

Evrim Düşüncesi Eski Yunan‘dan Gelen Putperest Bir İnançtır

İlk olarak Mısır Babil ve Sümer gibi Milattan önce yaşamış toplumların batıl dinlerinde rastlanan evrim fikri buradan Eski Yunan toplumundaki filozoflara geçmiştir.

Miletli Yunan felsefecilerden Empedokles Thales ve Anaksimenderes'in en önemli iddiaları yine ilk canlıların cansız maddelerden -hava ateş su gibi- kendiliğinden oluştuğuydu. Miletli felsefeci Thales tüm hayatın kökeninin "su" olduğuna inanıyordu. Sudan yola çıkarak bitkilerin hayvanların geliştiğini ve en sonunda da insanın oluştuğunu söylüyordu.(2) Empedokles ise kendisinden önceki düşünceleri birleştirip temel elementler olarak su ateş hava ve toprağı benimsemişti. Bu elementlerin biraraya gelerek vücutları oluşturduklarını düşünmüştü. İnsanın bitki yaşamından gelişmiş olduğuna ve bu sürecin gerçekleşmesinde tek sorumlu etkenin tesadüf olduğuna inanmıştı.(3) (Detaylı bilgi için Bkz. Darwinizm Dini Harun Yahya Vural Yayıncılık 1999)

Dikkatli bakıldığı zaman geçmiş çağların evrimci düşünürleri ile günümüz evrimcilerinin fikirleri arasında çok büyük benzerlikler olduğu görülür. Evrenin başı ve sonu olmadığı yönündeki materyalist düşüncenin ve canlıların tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia eden evrimci düşüncenin kökenlerini putperest Sümer kültüründe ya da materyalist Yunan düşünürlerinde bulmak mümkündür.

İşte Müslüman evrimcilerin destek verdikleri evrim teorisinin kökeni bu kadar eksilere kadar uzanan batıl bir anlayıştır. Materyalist düşüncelerle ortaya atılmıştır ve putperest anlamlar içermektedir.