Kodlar sayı kombinasyonları ve plastik kartlardaki manyetik şeritlerle çalışan banka bilgisayarlarının yanıltılarak milyarlarca liralık soygunların gerçekleştirilmesi yüzünden birçok firma biyometrik metotlar geliştirilmesi için çalışmalara başladı. Bu hususta çıkış noktası her insanın değişmez şaşırtmaz kendine mahsus tipik vücut işaretleri olmasıdır. Bunlar kaybolmaz; ruhsuz sayı kodları yerine şahsî canlı teşhis işaretleri olarak kullanılabilirler.



Bugünkü bilgisayar teknolojisi ve ilerlemiş temas cihazları ile bunların kontrolu saniyelik iştir.



İnsanların değişmez işaretlerinin başında parmak izi gelir. Bu izde üç ana şekil vardır: Bükümler Parmak izini otomatik olarak analiz eden cihaz tam emin olmak için 40 noktayı incelemektedir.





eğrilikler ve helezonlar. Laser ışınları ile parmaktaki yükseklikler ve çukurluklar anında tespit edilerek bilgisayarın anlayacağı dijital sinyallere çevrilmek üzere mikro işlemciye aktarılır. Neticede elde edilen bilgiler cihazda evvelce depolanmış orijinalleriyle karşılaştırılır. Bütün bu muameleler sadece 3 saniye sürer. Bu sistem istenilen yerde uygulanabilir. Para otomatlarında hesap sahibini bilgisayar terminallerinde girişi kontrolde... vs. Teşhis kodunun bilgi cümlesi ancak 180–200 Byt (*) lik olup bu ufak miktar telefon telsiz veya uydularla kolayca iletilebilir. Bu teknikle en önce ilgilenenler günde bir trilyon doları dünya üzerinde dolaştıran milletlerarası bankacılardır. Çünkü (Businnes Week) dergisinin bir tahminine göre yılda 350 milyon dolar dolandırıcıların cebine gitmektedir.



Otel odaları ve ev kapılarının parmağı göstererek açılması otomobillerin yalnız sahibinin istediği şoförlerce çalıştırılabilmesi biyometrik metodun bazı neticeleridir. Yeni keşfedilen cihazlarla parmak uzunlukları ışık geçirgenliği parmaklar arasındaki deri kontrol ediliyor elin birkaç santimetre karesindeki çizgi ve desenler bilgisayardaki asıl değerlerle karşılaştırılıyor.



Ses ve yürüme ritmi de bir şahsı teşhiste tanımada yardımcı olmaktadır. Bu hususta kulak kepçesi de yanıltmaz bir işarettir.



Amerika’daki Oregon eyaletinin Portland şehrinde bulunan Buzz Hill firması gözünden bir şahsı

İki farklı şahsın attığı imza elektronik kaydedici tarafından yazma hızı ve basıncı açısından incelenmektedir.

tanımayı ilk defa 1935 senesinde başarabilmiştir. Gözün ağ tabakası öyle bir alamet-i farikadır ki bir milyar kişi içinde bile aynı vasıftaki iki göze rastlanmaz. Firma bunu istatistikî olarak isbat etmiştir. Burada insan ister istemez bir an durup bunun tesadüfen olamayacağını ve arkasında mutlaka iradesiyle iş yapan bir Yaratıcının bulunması gerektiğinin şuuruna varıyor.





Bu arada hakiki şahsı tesbit etmede kullanılan klasik metotlardan biri olan imzanın da sahte olup olmadığı teknik cihazlarla yüzde yüze yakın bir doğrulukla tespit edilebilmektedir. Bu metodun kaşifi Noel M. Herbst 492 sahte imzanın 490'ının çok açık bir şekilde tespit edildiğini bildirmiştir. Bir şahsın attığı muhtelif imzalarda basınç hız duraklama ve yazma açılarının birbirine benzer oluşu bu mevzuda yardımcı olmaktadır. Bu değerler özel bir yazıcıya monte edilmiş ve bilgisayarlarla bağlantılı olan dedektörler ile ölçülmektedir. Yeni imzada tesbit edilen değerler beş saniye içinde evvelce depolanmış hakiki şahsa ait değerlerle karşılaştırılmak suretiyle imzanın gerçek olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu imkândan en çok kredi kartları işletmeleri faydalanmaktadır. Çünkü imza taklidi yoluyla milyonlar kolayca sahip değiştirebilmektedir.