-
-Site Yöneticisi-
Şuanki Durumu
- Offline
Hak
Yoluna kanlar dökülen canlar feda edilen mana... Uğruna ağaç budanır gibi kâinatın elden geçirileceği sistemlerin bozulacağı arzın başka bir şekil dağların kum yığını ve serap denizlerin bir tutam meşale yıldızların saçılıp savrulan tespih taneleri haline getirileceği mefhum: Hak... onun kanatlan altından ayrılmayan hukuk ve hakikat... O’nu tebliğ için bazen Nebiler gönderilir. Bazen zalim bile keskin kılıç haline girer intikamı için... Li hikmetin.. Tahakkuk etsin diye zaman olur güneşler batar an gelir şafaklar söker... Adına niceler ter döker niceleri için ne yas ne yaş ne ter ne keder ne de kan yeter... Ama o ne söner ne biter... Vakit olur ansızın beliriverir; ıssız sessiz kendini hissettirir. Dem olur ortalığı gümbür gümbür titretir. Bazan da aaaa kaçar kaybolur sabır biter kuvvet yiter görünmez o hala ortalıkta... Yeis sarar da insan sanır ki ona yetişmeye ne ömür yeter ne takat... Fakat gün olur devran olur yavaş yavaş hissedilir sesi soluğu... Sonunda Hak gelir batıl ölür. Bu bir kanundur. Evet hiç ümitsizliğe değmez çünkü belki zaman çürür ama Hak ip olup incelse de ne solar ne kopar. Yollar patika da olsa sarp da olsa birer birer hepsinden geçer hepsini aşar. Onun elinden tutacak ayağına çelme takacak hiçbir pehlivan bulunmaz O rakiplerini tuşlaya tuşlaya işin sonuna varacaktır. Her ne kadar kıyamet herşeye satırını savursa da ona hiç birşey yapamayacaktır. Lafa ne hacet en uzun ömürlü bir mahlûk olan zaman dahi onu tutup bağlayamaz da hak o hendeği de atlar ve kıyamet ötesinde ölümsüzlerin ellerinden tutar.
Hem Hak her şeyin medet aldığı dayandığı esas merci.. Hiç- birşey onsuz olmuyor. Batıl bile zayıf cılız bir rabıta ile ona temas etmedikçe hayatiyetini devam ettiremiyor. Onda dahi bir dane-i hakikat var ona dayanıp O zerrecik kadar hak ile kendisini bütün bütün haklı gösterip gelişmeye çalışıyor.
İstidat ve kabiliyetler bir vadi gösterir. Vermek istemeseydi istemek verir miydi? «Ya Hak!» diyen balık denizde boğuldu mu? Sana solungaç verilmedi de Hakk-ı hayatsız mı kaldın karada? Karanlık deniz diplerindeki projektörlü balık ve kendisi için binler çeşit gıda hazırlanan mide buna delil değil mi?
Ama herşeyin hakikatine göre bir hakkı vardır. Yumurta piliç olacak bir hakikati taşıdığı için vasat müsait olunca kabuğunu çatlatır meydana çıkar. Çekirdeğin yalan söyleyip ağaçtan başka birşey olacağını mı zannediyoruz? Ama şartlar unutulmayacak. Yoksa şairimizin dediği gibi:
“Bir pınarın başına bir testiyi koysalar
Kırk yıl anda durursa kendi dolası değil...”
«Ya Hak!» diyen sarıçiçek yeryüzünü istila edip nevinin bayrağını dikmek arzu edince ona paraşüt gibi kıldan kanatçıklar ihsan edilmedi mi? Biz Hak metotla hakikate dayanıp yola çıktıkta ters yüz mü edildik? Gün aşığı güneşe döndü de pul pul sarı altın gibi arz-ı didar etmedi mi? Biz 24 ayar olmak için Şems-i Hakikate yöneldik de bakır mı kaldık?
Hür olmak istiyoruz fakat nefsimizi hala Hakka esir edemedik «Hakka tapanların hakkı»nı gözlüyoruz ama hala Hak önünde boyun bükmedik. Evet Hak vadini yerine getirir. «Gelecektir vaat ettiği günler Hakkın» «Kimbilir...». Ama unutmayalım kuvvetin de bir Hakkı var Hak metot ve vesilenin de bir hakikati var küfür mani değildir.
Eğer hak tahakkuk etmiyorsa batıl metot ve vesilelerle sarılmış olabiliriz. Zaman ve zemine göre tuttuğumuz yolun nasıl olduğunu kontrol etmemiz; durum muhakemesi yapmamız icap eder.
Biz çok şeyler istiyoruz hâlbuki elde olmayanı istemek eldekini sarf etmekle olacaktır. Hiç birşeyin yoksa aczini anlayıp ağlayarak istekte bulunan çocuk kadar da mı olamıyor Kadıy’ül-Hacat’a gözyaşlarını sunamıyorsun? Evet dua etmek de bir hakikate yetişmek içindir. Ama dua da çeşit çeşittir. Sen hangi dille yaptın duanı? İstidatla mı ihtiyaçla mı ızdırapla mı ey kendisinin muhtaç ve muzdar olduğunu dahi bilmeyen ?..
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
-
Forum Kuralları