AL i. (ar. ehl, yakın mensup'tan âl. £A2'deki h zamanla düşmüş e uzayarak a ya dönmüş, kelime de âl haline gelmiştiriy&fc. Akrabalık yolu ile birbirine bağlı kimseler, aile, sülâle: Sensin vatanım âl ü ay mim (A. Hâmid). || Geniş anlamıyle hükümdar sülâlesi, hanedan.

— ÇEŞ. DEY. Âl-i Aba, Âl-i Nebi Ve Âl-i Resul de denir. Hz. Muhammed'in ailesi (kızı Fatma, damadı Ali, torunları Hasan ile Hüseyin) için kullanılır: Horasan diyarından gelmişiz. Neslimiz Âl-i Aba'du, (N. Araz). Bk. ANSİKL. || Âl-i Abbas, Abbasî hükümdarları ailesi. || Al-i Cengiz, Cengiz Hanın soyu. || Âl-i Firavun, firavunun dinini kabul edenler ve firavunun ordusu. (Kur'-an'da İsrailoğullarının yalnız firavundan değil, Âl-i Firavundan da kurtarıldığı yazılı) \ Âl-i İbrahim, İbrahim Peygamber'in en yakınları. (Bu deyimle bütün müminlerin kastedildiği de söylenir.) || Âl-i Lût, Lüt peygambere iman edenler. (Lût'un âsi karısı bunlar içinde değildir, onun için de mahvolmuştur.) || Âl-i Muhammed, bütün Müslümanlar: Hz. Muhammed'e âlinin kim oldukları sorulduğu zaman bu şekilde cevap vermiş: Âl-i Muhammed her muttaki olan kimsedir, (ö. R. Doğrul). || Âl-i Osman, Osmanlı hanedanı. || Âl-i Selçuk, Selçuklu hanedanı.

— ANSİKL. Âl-i Aba, İslâmdan evvel Kabe'yi ve içindeki mukaddes eşyayı muhafaza ettikleri için Kureyşliler kendilerine Âl-i Allah adını veriyorlardı, islâmda bu tabir, Hz. Muhammed ile alâkalı olarak kullanıldı, Hz. Peygamber için okunan «Allahümme salli alâ ve âlitıi» duasında en geniş anlamını kazandı. Hz. Muhammed bir gün kızı Fatma, damadı Ali ve torunları Hasan ile Hüseyin'i kucaklamış, sonra, onların üstüne geceleri örtündüğü abayı (kisa) örtmüş ve «abamın içindeki âl'im için» diye başlayarak Allah'a niyaz etmişti. Bu niyaz Kur'an-ı Kerim'in otuz üçüncü suresinin inmesine sebep olmuş, sureye Âl-i insan adı verilmiş, ondan sonra da Hz. Muhammed'in bu en yakınlarından daima Âl-i Aba diye bahsedilmiştir.