ALALAH i. (Tel Açana da denir). Arkeol. Antakya'nın kuzeydoğusunda bir höyük. Akdeniz'i Halep ile birleştiren ticaret yolu üzerinde ve Amik ovasındadır. British Museum adına Leonard Woolley tarafından kazılmış ve on sekiz kat tespit edilmiştir. Höyük M.ö. 3200'den önce iskân edilmişse de M.ö. 2100'-den evvelki devirlere ait yapılara rastlanmamıştır. Alalah bu tarihten 1200'e kadar, Amik ovasının kronolojisini veren önemli bir kazı yeridir. Bu devrede Alalah, merkezi Halep olan Sami Yamhad krallığına bağlı Mukiş ülkesinin merkezi idi.
Kerpiç sütunlu masif saray kalıntıları, M.ö. XTX. yy. da şehirciliğin ileri bir safhada olduğunu gösterir. Yedinci kattaki, içinde tabletler de bulunan Yarim-Lim'in sarayını ve Ba-bil kralı Hammurabi'ye çağdaş olan büyük sarayı buna örnek gösterebiliriz. Bu saray Girit mimari tarzını andırıyorsa da bin yıl kadar sonra ortaya çıkan ve Bit-hilâni dediğimiz bir Suriye yapı tipindedir. Sonraki katlarda tapınakları ve şehirleri çevreleyen müstahkem surlar, iki taralında evler yer alan caddeler, askerî yapı kalıntıları, kapıları süsleyen aslan heykelleri, kabartmalı sunaklîır da bulunmuştur.
Dördüncü katta büyük Mitanni devleti zamanına ait ve Hurri dilinde yazılmış önemli tabletler bulunmuştur ve buranın tarihi hakkında esaslı bilgi verir. Bunlara göre XV. yüzyılda Alalah, Mitanni kralı Şauşşatar dev letine bağlı bir Hurri şehri ve küçük bir krallığın merkezidir. Şausşatar'a çağdaş ve Alalah kralı Niknıedad'ın arşivi de bu kattadır, yangından kurtulabilmiştir, önemli bilgiler veren Alalah tabletlerine göre Kizzu-vatna kralı PeHia'nın otuz yıl hüküm süren Alalah kralı idrimi ile anlatma yaptığını ve idrimi'nin Mitanni kralı Barratarna'nın vasalı olduğunu öğreniyoruz.
Hammurabi çağında, gövdelerindeki boyalı şeritler arasında hayvan ve özellikle ördek resimleri olan Habur çanak çömleği yer alır. Altıncı ve yedinci katta çok olan bu seramiğin yerini, beşinci katta Minyas keramiği alır. İkinci ve dördüncü katta ise Hurri veya Nuzi çanak çömleği kullanılır ve dördüncü kattan itibaren bu değişme, yeni bir kültürü gösterir.
Alalah'ta bulunan mühür baskıları da Hurri sanatı hakkında bizi aydınlatır, ilkel üslûpta Mitanni mühürleri, dördüncü katta Mitanni etkisinin başladığını ve beşinci katta da devam ettiğini belirtir. On birinci kattaki kuyulara gömülmüş kült eşyalarından başka, süs eşyaları, Girit ve Kıbrıs tesiri gösteren vazolar, dördüncü kattaki bir evde bulunan freskler de ilgi çekicidir. Altın ve gümüş boldur. Tarımın önemli yer tuttuğu anlaşılmaktadır.
Uzun zaman varlığını koruyan şehir, M.ö. 1200'de «Deniz kavimleri» tarafından yıkılmıştır. Bu kazı, Alalah'ın Doğu Akdeniz ülkeleri ile Kıbrıs ve Mykenai arasında bir geçit yeri olduğunu ortaya çıkartmıştır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla