ALATURKA i. (ital. alla turca). Türk usulü, türk tarzında: Alaturka, haydi alaturka... diye ekmekleri banarak ellerimizle yedik Corner Seyfeddin). || Şark musikisi anlamında: Evlerinde alaturka saz çaldıran Hıristiyan unsurlar bu âlemlere iştirak etmezlerdi (A. Ş. Hisar). || Sıf. Türk usulünde, şarklı: Sultanahmet meydanının o basit... taraçalı, alaturka kahvelerinin birinde... (Yahya Kemal). || Zf. Giyinişi, davranışı, konuşması v.b. tamamen şarklı: İçeriye biraz süslü, biraz alaturka, fındık kurdu, civelek bir kız girdi (Y. Z. Ortaç).
— ÇEŞ. DEY. Alaturka musiki (veya müzik), türk musikisi: Sesler, bazan yarım sesler ve bazan alaturka musikide olduğu gibi, çeyrek sesler... (A. Ş. Hisar). Biz ölünceye kadar alaturka müzikten hoşlanacağız (Atatürk). || Alaturka saat, ezanı saat, güneşin batışında onikiyi göstermek üzere ayarlanan saat:... bu fasıllar gece yarısı demek olan alaturka saat beş, beş buçuğa kadar sürer (A.Ş.Hisar). Alaturka bir buçuk. Yatsı vakti... Bu alaturka saat, beni birdenbire çocukluğuma götürdü (R. N. Güntekin). || Alaturka takvim, Cumhuriyetten önce kullanılan takvim. || Alaturka yemek, türk usulü yemek, türk mutfağı: Güzel yemek yapmasını da biliyordu. Alaturka yemeklere hasret kalmıştım (Ömer Seyfeddin).
— Müz. Alaturka, batı müziğine ital. «alla-turca» dan alınmış bir terim. Batı müziğinde türk askerî müziğine benzetmek amacıyle yapılmış parçalar bu adı taşır. XVII. yy. da Avrupa'da türk usulü pek moda idi. Moliere'in «Kibarlık Budalası» için Lully'nin bestelediği müziğin adı «allaturca» dır. Mozart'ın piyano için «la» sonatı allaturca bir rondo ile sona erer. Beethoven'in de allaturcası vardır. Geçen yüzyılın sonları ile bu yüzyılın başlarında çok yanlış olarak türk musikisine de bizde «alaturka» denmiştir. Türklerin kendi musikileri için «türk tarzında» anlamında bir terim kullanmalarının acayipliği ortadadır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla