ALÂÜDDEVLE, Timur'un ikinci nesil torunu (1417-1460). Dedesi, Timur'un oğlu Şah-ruh; babası, Timur'un torunu Baysungur. Devlet idaresinde büyük nüfuzu olan Şah-ruh'un hanımı Gevher Şad, torunları içinde en çok Alâüddevle'yi tuttu. Şahruh ağır bir hastalığa yakalandığı zaman (1444) ordu kumandanı Celâleddin Firûz Şah, veliaht olarak Alâüddevle'ye biat etti. Fakat Uluğ Bey ve oğlu Abdüllâtif'in karşı koymasından çekinen Gevher Şad tam bir açıklıkla bu durumu ilân ettiremedi. Sahruh ölünce (12 mart 1447), Gevher Şad, Uluğ Bey ve taraftarlarını memnun etmek için ordu kumandanlığını Abdüllâtif e verdirdi. Alâüddevle bu durumda bir süre beklemeyi uygun buldu. Fakat Abdüllâtif Gevher Şad'ı hapsettirdi. Bunun üzerine Alâüddevle bir ordu ile duruma müdahaleye karar verdi. Nişabur'da Abdüllâtif mağlûp ve esir edildi. Gevher Şad ise hapisten kurtuldu (20 nisan 1447).
Alâüddevle artık kendisini Şahruh'un yerinde görüyordu. Uluğ Bey ile hesaplaşmak için bir ordu ile Murgab nehrini geçti. Fakat Ulug Bey emirlerinin tavsiyesi üzerine anlaşma teklif etti. Alâüddevle bu teklifi kabul etti. Murgab nehri iki taraf arasında sınır kabul edildi. Alâüddevle, Herat'ta hüküm sürmeğe başladı. Aynı yıl Murgab nehri kenarında, anlaşma gereğince Uluğ Bey'e gen verdiği Abdüllâtif ile aralarında bazı anlaşmazlıklar çıktı. Uluğ Bey ve oğlu bir ordu ile Alâüddevle üzerine yürüdüler, iki ordu Herat yakınlarındaki Tarnab'ta karşılaştı. Alâüddevle yenildi (1448.) Daha sonra kardeşi Ebu Kasım Babür ile birleşti. Babür bir ara Herat'ı geri aldıysa da az sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Alâüddevle, trtiş ırmağının mansabında Çengi Tura (şimdiki Tobolski) şehrine geldi ve sekiz yıl burada oturmak zorunda kaldı. Bir ara Batı Sibirya'dan Harizm yoluyle gelerek Herat'ı aldı, fakat bu da bir işe yaramadı. Zamanla Timur torunlarının taht mücadelesinde ikinci plana düştü. Oğlu İbrahim, Babür'ün oğlu Şeyh Kasım'dan sonra bir süre hükümdarlık yaptı.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla