Alaylı sıf. Eğlenceli: Kafaları tütsüledikten sonra fenersiz sokaklardan bahçeye dönüş pek alaylı oluyordu (Ö. Seyfeddin). || Müstehzi, küçümseyici: Mustafa belli edercesine ihtiyara alaylı bir gülümsedi (Yahya Kemal).
— DEY. İçi alaylı, dışı kalaylı, dış görünüşü iyi, fakat içi bozuk [kimse].


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla