ALAYİŞ i. (fars. alâyiş). Debdebe, tantana, göz kamaştırıcılık, gösteriş: Akıbet ufk açıldı, sen doğdun / Bütün alâyişinle (T. Fikret). Gördüğümüz alâyişler tetkik olunacak olursa sonunda bir kuyuya varır, halbuki o kuyu harfedilecek olursa yine birçok alâyiş çıkar (A. Hâmid). || Bulaşıklık, bulaşma.

— DEY. Âlâyis-i kainat (dünya), dünya süsleri, insanları ahretlerini düşünmekten alakoyan engel: İnsaniyet denilen şey dahi o makamda bir mahbûbe idi ki âlâyiş-i kâinat hep o mahbûbeyi tezyîn eyîiyor idi (Ahmed Midhat).