ALEYH i.(ar. 'ala, üstüne'den (aleyh). Karşı, karşıt, zıt: Taş, toprak, su, insan, hayvan, burada herşey benim aleyhimedir (Y. K. Karaosmanoğlu). İste Edebiyat-ı Cedide aleyhindeki ilk hareket bundan ileri geliyordu (H. C. Yalçın).
— ÇEŞ. DEY. Aleyhe dönmek, evvelce lehinde olduğu, beğendiği bir şahsa veya işe sonradan karşı vaziyet almak. || Aleyhe kalkmak, karşı gelmek, isyan etmek: Hemen bir asır evvel Avrupalılar aleyhimize kalkmışlar (Ömer Seyfeddin). || Aleyhinde bulunmak (söylemek), birini çekiştirmek, kötülemek: Su halde aleyhinde bulunduğu ittihat ve Terakki'yi herhangi bir partiden çok iktidar mevkiine lâyık saymak lâzım geliyordu (Y. K. Karaosmanoğlu). || Aleyhinde (aleyhle) olmak, birine veya bir işe karşı olmak, itiraz etmek. || Aleyhine dönmek, önceden zarar vermeyen bir işin veya kimsenin, daha sonra karşı duran, zarar veren bir hâle gelmesi. || Aleyhine olmak, bir işin, bir kimsenin zararına olması.
— Dil bil. Arapça aslında edat olan bu kelime, Türkçede isim olarak kullanılmıştır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla