Alışveriş blş. i. Alım satım işi, karşılığını vererek bir şeyi almak: Bu alışverişten hisseme düşen iki yüz lirayı da... cebime attım (H. R. Gürpınar). Eskiden alışveriş edilen yerlerde altın tartan özel terazi bulunurdu (Y. Z. Ortaç). || Ticaret: Yalnız yakın çevresinin alışverişi bakımından... (B. Darkot). || Mec. Alâka, ilgi: Ölülerle senin ne alışverişin var Rabia. Sen diriler için okuyorsun (H. E. Adıvar).
— DEY. Alışverişi kesmek, maddî manevî alâkayı kesmek.
— Huk. Vadeli alışveriş, satış anlaşmasının özel bir çeşiti. Satan ile alan, gerek satılan şeyi gerek değerini kararlaştırmakla beraber, anlaşmalarını hemen değil, kararlaştırdıkları belli bir müddetten sonra yerine getirirler.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla