ALİ EFENDİ Tamburi, Hafız, türk bestekârı (Midilli 1836-izmir 1902). Hafız Bekir Efendinin oğlu. Ailesinde yedi sekiz nesildir pekçok hafız yetişti. Ali Efendi de çocuk yaşında hafız oldu. Sonra İstanbul'a geldi. Medresede okudu. Saraya müezzin olarak girdi (1862); ikinci imamlığa yükseldi. 1885'te saraydan ayrıldı, İzmir'e yerleşti. Musikiyi Lâtif Ağa ile Kanunî Rıza Efendiden; tambur çalmayı Küçük Osman Beyden öğrendi. Bu sazı olağanüstü bir başarıyle çalardı. Elimizde 110 parça eseri vardır: bir şugl, dört peşrev, üç şaz semaisi, on altı beste, yedi ağır ve yedi yürük semai, yetmiş iki şarkı. Sipihr makamından iki fasıl (dört beste, dört semai) eve, nişabur, muhayyer-zengûle, suzidilden birer fasıl (iki beste, iki semai) bestelemiştir. Şaheseri olan suzidil eserlerini bir ay içinde yapmıştı. XIX. yy. in büyük bestekârlarından biri olan Ali Efendi, geç kalmış bir klasiktir. Klasik kurallar içinde hür bir romantizm ve coşkun bir lirizm gösteren eserleriyle Sadullah Ağayı hatırlatır. Form anlayışı ye musiki cümlesi bakımından Atıf Bejin tesiri de hissedilir. Birçok bestekârlarımızın aksine, kadın güzelliğinden çok aşkın çeşitli safhalarını dile getirir. İçli bir samimiyet ve ince bir hüzün taşıyan eserleri çok beğenilmiştir, özellikle suzidil II. beste klasik ekolün, Arif Beyin tesiriyle romantik çığıra kayan devresi için, örnek eser olarak gösterilebilir.