ALİ EMİRİ, edebiyat araştırıcısı, tarihçi ve kütüphaneci (Diyarbakır 1857-İstanbul 1924). Diyarbakır'a gelen Şark Vilâyetleri Islah heyetine on dokuz yaşında kâtip oldu. Sonra, Anadolu, Rumeli ve Arap ülkelerince çeşitti memuriyetlerle dolaştı. Harput, Sivas, Selanik ve Adana'da başkâtiplik; Kozan, İçel, Kırşehir, Leskovik ve Yenişehir'de muhasebecilik; Harput, Erzurum, Halep'te defterdarlık; Yanya, İşkodra, Yemen'de maliye müfettişliği yaptı. Her gittiği yerden kitap topladı. Parasıyle alamadığı kitapların el yazısıyle kopyesini çıkardı, ölümünde, evinde 721 adet kopye edilmiş kitabı vardı.

Emekli olduktan sonra, Fatih'te Millet kütüphanesi adını alan kütüphaneyi kurdu (1916). ölünceye kadar bu kütüphanenin müdürlüğünü yaptı. Kütüphaneye sonradan başka kitaplar da katıldı. Doğu kültüıü ile yetişmiş olan Ali Emirî, eski edebiyata çok meraklıydı. Divan tarzında şiirler yazdı; Tarih ve Edebiyat adlı bir dergi yayımladı. Diyarbakır'lı sairlerden bahseden Tezkire-i Şuara-yı Âmid'de (Diyarbakır Şairleri Tezkiresi, istanbul 1909), tuhaf fıkralarla kendisinden bahseder. Bazı yazma kitaplara notlar ekleyerek, Nevadir-i Eslaf (Eskilerin Nadir Eserleri) adiyle yayımladı. Levami-ül-Hamidiye (Hamdedicilerin Nurları) istanbul 1894; Cevahir-ül-Mülûk (Meliklerin Mücevherleri) İstanbul 1911; Ezhar-ı Hakikat (Gerçek Çiçekleri) İstanbul 1918; Osmanlı Vilâyat-ı Şarkiyesi (Osmanlı Doğu İlleri) istanbul 1918; Şeyh Emin-i Tokadı Hazretlerinin Tercüme-i Hali (istanbul 1950) başlıca eserleridir.