ALİ PAŞA Hekimoğlu, osmanlı sadrazamı (?, 1689-Kütahya 1758). Hekimbaşı Nuh Efendinin oğlu. Genç yaşında saraya alınarak önce silâhşor, sonra kapıcıbaşı yapıldı. Şehit Ali Paşanın sadaretinde saraydan ve padişahtan uzak olsun diye Zile voyvodalığına gönderildi. Nevşehirli Damad İbrahim Paşa sadrazam olunca da, beylerbeyilik payesiyle Yeniil Türkmen ağalığına getirildi. Rumeli beylerbeyliği payesiyle önce Adana, sonra Şark seferine katılmak şartıyle Halep, daha sonra da Anadolu valisi oldu. Köprülüzade Fazıl Abdullah Paşanın yanında Tebriz seferinde bulundu. Bu seferdeki başarısından dolayı, Abdullah Paşanın yerine Tebriz seraskerliğine getirildi (1725). 1728'de maiyetindekilerin halka fena muamele etmesi yüzünden, azledilerek Şehrizor, Sivas ve Diyarbakır valiliğine gönderildi (1729). 4 Ay sonra, Revan seraskerliği ile Erzurum valisi oldu. Bu vazifesi sırasında Rumiye kalesini ve Tebriz'i fethetti (1730) ve 4 ay burada kalarak şehri imara çalıştı. Bu hizmetine karşılık, Topal Osman Paşa sadrazamlıktan ayrılınca yerine sadarete getirilmek üzere İstanbul'a çağırıldı. Siyasetinde, Ruslara karşı Fransa ile işbirliğini gaye edindi. Bunun için bir fransız dönmesi olan Kont Bonneval'ı (Humbaracı Ahmed Paşa) kullandı. Humbaracı ocağı da onun sadareti zamanında kuruldu. Ali Paşa, sarayda padişahın önünde, devlet ileri gelenlerinin İran meselesine dair yaptığı bir toplantıda azledilerek Midilli'ye gönderildi (1735). Az sonra Kandiya kalesi muhafızlığına, Girit, oradan da Bosna valiliğine geldi (1736) ve Osterviçei atîk, Banaluka, Pujin ve Çetin kalelerine saldıran Avusturyalıları püskürttü. Banaluka önünde avusturya kuvvetlerini yendi, Belgrad geri alındı. Harbin sona erdiği 1739'a kadar serhaddeki kalelerin muhafaza, tahkim ve tamiri ile meşgul oldu. Avusturya ile yapılan Belgrad antlaşmasında, türk heyetinin başkanlığında bulundu. Mart 1740'da Mısır valisi öldü, oradaki mütegallibeyî bastırdı. Seraskerlikle Anadolu valisi tayin edildi (1741). Sadrazam Hacı (Şehlagöz) Ahmed Paşanın azli üzerine ikinci defa sadarete getirildi (1742). Bu sırada Nâdir Şah, barışı bozarak Irak'a taarruz etmişti. Bağdat valisi Ahmed Paşanın, Sadrazamın orduyie gelmesini isteyen mektubunu padişaha gösterdi. Bu mektup serdarlıkla ve tam bağımsızlıkla doğuya gitmek istediğinin delili gibi yorumlanarak yine sadaretten azledildi ve Midilli'ye sürüldü (1743). Ali Paşa, burada iki ay kaldıktan sonra, muhafız, vali, serasker olarak çeşitli hizmetler gördü. Sonunda Kars cephesine serdar oldu. Yeni serdarın Erzurum'da ciddî hazırlıklara girişmesi üzerine, Nâdir Şah barış istedi, Osmanlı devleti ile iran arasında Murad IV zamanında yapılan antlaşma esas alınarak barış kuruldu (1746). Ali Paşa, bu vazifedeyken, Yeğen Mehmed Paşanın serdarlıkta başarısızlığına sebep olan leventleri ve bazı eşkıyayı cezalandırarak üçüncü defa Bosna valisi oldu (1746). Sonra Vidin kalesi (1750), Pbasan ve Niğbolu sancakları dirlik olarak kendisine verildi. Trabzon'da asayişi bozan eşkıyanın bastırılması için Trabzon valiliğine geldi (1751). Ali Paşa, Anadolu valisi (1755) ve Bahir Mustafa Paşa yerine 1755'te üçüncü defa sadrazam oldu (53 gün). Osman III'ün amcasının çocukları olan şehzadeleri öldürmek istemediğinden azledildi. Sonra da öldürülmek üzere Kızkulesi'nde hapsedildi, Valide Sultanın araya girmesiyle Kıbrıs'a sürüldü. Affedilerek Rodos'a geldiği zaman, üçüncü defa Mısır valisi ve son olarak beşinci defa Anadolu valisi tayın edildi (1757). İstanbul'da Davutpaşa yakınında, 1735'te bir cami, kütüphane, sebil ve türbe, Üsküdar'da ahşap bir cami, Kabataş'ta ve Çemberlitaş'ta Atik Ali Paşa camiinin avlu duvarına bir çeşme ayrıca Üsküdar'da Bandırmak tekkesini yaptırdı. Askerî, idarî ve siyasî sahalarda başarılı bir ıslahatçı, cömert ve cesurdu. Kendisinin bestekâr olduğu da söylenir ve bir rast peşrevi (berefşan) ile bir saz semaisi cnun eseri olarak gösterilir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla