ALİ RIZA PAŞA, Birinci ferik, (Artvin 1854-lstanbul 1921). Gazi Cafer Paşa torunlarından Medet Beyin oğlu. Mühendishane-i Berrî-i Hümayun'dan topçu teğmeni olarak çıktı (1880). Almanya'ya gönderildi. Dört yıl öğrenimden sonra topçu Harp okulunda ve Hassa ordusu sahra topçu alayında öğretmenlik yaptı. 1897 Osmanlı-Yunan harbine mirliva (tuğgeneral) rütbesiyle, Alasonya ordusu topçu komutanı olarak katıldı. Ferikliğe (tümgeneral) terfi etti ve kılıç ile taltif olundu. Bundan sonra Çatalca ve Boğaz'ın tahkimi görevini aldı, 1905'te birinci ferik (korgeneral) oldu.

II. Meşrutiyet'in ilânından sonra sırasıyle, Tophane ve Askerî okullar nazırı, Harbiye nazır vekili ve birkaç defa da Bahriye nazırı oldu. 31 Mart vakasında Bahriye nazırıyken âsiler tarafından yaralandı. 1911-1912 Osmanlı-italyan harbinde Çanakkale müstahkem mevki kumandanlığı yaptı. Birinci Dünya savaşında Ayan ağalığında bulundu, 1920'de Ayan birinci başkan vekili oldu. Sevr antlaşmasının kabulü için padişah Vahideddin tarafından toplanan Saltanat şurasında tek muhalif reyi vererek karşı koydu.



ALİ RIZA PAŞA, son devir Osmanlı sadrazamı (istanbul 1860-ay. y. 1932). Jandarma binbaşısı Tahir Efendinin oğlu. 1886'da Harbiyeyi bitirerek aynı okula muavin oldu. Ertesi yıl Almanya'ya gönderildi, dönüsünde kaymakam oldu. Harbiye mektebi harp tarihi hocalığına getirildi. Havran'dakı isyanı bastırdı (1896). Dönüsünde Bulgaristan sınırında tahkikat için kurulan komisycn başkanlığına, 1898'de Erkânı Harbiyei Umumîye dairesi başkanlığına getirildi. 1901'de üsküp kumandanı, 1903'te Manastır vali ve kumandanı oldu; rus konsolosunun bir onbaşı taralından öldürülmesi yüzünden Manastır'dan Trablusgarp'a gönderildi. Oradan Yemen'deki isyanı bastırmağa gitti ve bu arada müşirliğe yükseldi. San'a'yı geri alarak Şam'a döndü. Hamidiye demiryolu işletme nezaretinde bulundu, II. Meşrutiyet ilân edilince İstanbul'a çağırıldı. 1908'de Harbiye nazırı aynı yıl içinde Yaveri Ekrem ve Ayan meclisi üyesi oldu. Kâmil Paşanın sadaretinde "Harbiye nezaretinden çekildi. Hüseyin Hilmi Paşa sadaretinde ikinci defa Harbiye nazırı oldu. 31 Mart vakasında bu makamdan ayrıldı. Balkan harbinde Garp ordusu başkumandanlığı görevini ifa etti. 1919'da Bahriye nezaretine tayin edildi. Mehmed VI tarafından sadrazamlığa getirildi (2 ekim 1919). Bu sırada Müttefik kuvvetler istanbul'da bulunuyordu. Anadolu'da ise Kuvayı Milliye kurulmuştu. Ali Rıza Pasa. sadarete geçer geçmez Sivas kongresi heyeti temsiliyesiyle müzakereye girişti ve bir anlaşmaya varıldı. Bu suretle istanbul hükümeti Millî Kurtuluş hareketini resmen tanımış oluyordu. Bundan sonra Bahriye nazırı Salih Paşayı Amasya'ya göndererek Kuvayı Milliye ve Mustafa Kemal ile daha sıkı temaslar arama yoluna gitti. Ali Rıza Paşanın bu hareketi Kurtuluş savası tarihinde ayrı bir önem taşır. Fakat sadareti beş ay kadar sürdü. İstanbul'daki Müttefik devletlerin, Kuvayı Milliye ile gerginliği arttıran bazı teklifler ileri sürmeleri ve haberleşmeyi sansür etmeleri kabinenin düşmesine sebep oldu.

Bundan sonra Nafıa ve Dahiliye nezaretlerinde bulunan Ali Rıza Paşa, Osmanlı devletinin son kabinesinden diğer üyelerle birlikte istifa etti (1922). Ali Rıza Paşaya Osmanî ve Mecidî nişanlarından başka Prusya, Avusturya, İran ve Siyam devletleri tarafından madalyalar verilmiştir.