ALİTERASYON i. (lat. ad, ye doğru ve üttera, harften fr. alliteration). Ed. Kelime başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün ve aynı hecelerin tekrarıyle elde edilen şiir veya nesre ahenk veren ses oyunu. Mesela:
Sular sarardı yuzun perde perde solmakta (Ahmed Hâsim).
Musikisiyle bir âlem kesilir çalkantı (Yahya Kemal).
— ANSİKL. Edebiyat nazariyecileri, ünlülerin tekrarıyle yapılan ses oyununa umumiyetle «asonans», ünsüzlerle yapılan ses oyununa ise aliterasyon adını verirler. Aliterasyon, bütün dünya edebiyatında rastlanan ilkel bir ahenk vasıtasıdır. Latinler, Eski Yunanlılardan daha fazla aliterasyona baş vurmuşlardır; eski iskandinav ve germen şiirinde ise önemli rol oynar; alman ve ingiliz şairleri de aliterasyondan çok hoşlanırlar, örnek olarak Coleridge'in şu mısralarını gösterebiliriz:
The /air breeze blew, the white /oam /lew
The /urrow /ollowed free.
Fransız romantikleri aliterasyondan bol bol faydalanmışlardır:
Lâ le l&c immobile etend ses eaux dormantes
Oû I'etolle du soir s'eleve dans Fazur (Lamartine).
Fakat bilhassa şiiri musikiye yaklaştıran sembolistler, ünsüz tekrarlarından çok ince ve çeşitli ahenkler temin etmişlerdir.
Türk edebiyatında aliterasyona nesirde ve şiirde eski çağlardan beri rastlanır. Göktürk kitabelerinde aliterasyonlu cümleler yardır. Meselâ, Kızıl kanım tike ti kara tenim yürürti (Kızıl kanım tükendi, kara terim aktı). Dede Korkut kitabında da aliterasyon pek sık kullanılmıştır. Halk şairlerinden çok divan şairleri aliterasyona ehemmiyet vermişlerdir. Fuzulî'nin aşağıdaki beytinde (s) ünsüzüne dayanan aliterasyon bir nevi onomatope (ses taklidi) karakterini taşır:
Dest-bûsi ârzımyle ölürsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anunla yâre su.
Divan edebiyatında aliterasyona en çok baş vuran şair Nefi'dir. Tevfik Fikret onun bu özelliğini aliterasyon vasıtasıyle taklit ederek şöyle tasvir eder:
Duyulur ka'»-ı beyânında sada-yı âhen
Da»b-ı şeşpeıle çıkan ka'ka'a miğferden
Serbeser râ'd-ı heyâhây-ı velehzâ-yı sufuf
Sûbesû berk-i çekaçâk-ı şerernâk-i «üyûf.
Son çağ türk şairlerinden Tevfik Fikret, Ahmed Hâşim ve Yahya Kemal aliterasyonu bir ahenk vasıtası olarak kullanmışlardır. Cumhuriyet devri şairlerinden Asaf Halet Çelebi ile Behçet Necatigil'in şiirlerinde aliterasyon, ahenkten ziyade bir renk, muayyen duygu ve düşünceleri çarpıcı bir şekilde belirten bir ifade vasıtasıdır. Eski Türk edebiyatında Sinan Paşa, Yeni Türk edebiyatında Halid Ziya Uşaklıgil ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bazı nesir parçalarında aliterasyona baş vurmuşlardır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla